<div><strong>Her geçen gün Laikçi kesimin inançlı kesime karşı bir eylemine, bir saldırısına şahit oluyoruz. Bu kin, bu düşmanlık nereye kadar?</strong></div> <div>28 Şubat sürecinde Kemalist kesimin başörtülülere ve dindar kesime karşı yürüttükleri sistemli eziyet ve antipropaganda eski şiddette olmasa da halen sürmektedir.</div> <div><strong>Dönemin müstekbirleri dindarlara uygulanan baskı, tahakküm ve ötekileştirmenin bin yıl süreceğini söylüyordu.</strong></div> <div>Çok şükür ki bin yıl değil on yıl bile sürmedi. </div> <div>Ancak ötekileştirme, kin ve düşmanlık Kemalist kesim için devam etmektedir.</div> <div>Ulusal sınırların belirsizleşip Dünyanın sınırlarının kalktığı bir dönemden geçerken insanların birbirlerine tahammül düzeylerinin artması gerekirken maalesef tahammülsüzlükler artmaktadır.</div> <div>İnançlı kesim inancının gereği de olsa insanların inancına ve değerine saygı duymaktadır. Aynı zamanda inançsızların da kendi inancına saygı duymasını beklemektedir.</div> <div>Oysa inançsız kesim bu tahammülü göstermediği gibi inançlı kesime olan tahammülsüzlüğünü saldırı ile göstermektedir.</div> <div><strong>Her gün bir yerde inançsız kesimin inançlı kesime karşı bir şiddet hareketine şahit oluyoruz. Maalesef bunlara karşı herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.</strong></div> <div>Bir gün bir havaalanında Kemalist ve Laikçi birinin inançlılara karşı söylediği ırkçı ve ötekileştirici söylemine şahit oluyoruz.</div> <div>Bir gün sokak ortasında gerici ve yobaz bir Laikçinin başörtülü Müslüman kıza yapılan saldırısına şahit oluyoruz.</div> <div>Başka bir gün cahil ve vahşi birinin bir Müslüman kızın başörtüsünü çıkarmaya teşebbüs etmesini televizyonlardan izliyoruz.</div> <div><strong>Başka bir gün Metro içinde Laikçi-Kemalist güruhun Müslüman bir genci psikolojik baskı altında tuttuğunu görüyoruz.</strong></div> <div>Her geçen gün bu tür eylem ve gösteriler artarak devam etmektedir. </div> <div>Üstelik bu hareketler şiddet içermektedir.</div> <div>Şiddete karşı çıkanlar ise bu şiddet içerikli eylemler karşısında üç maymunu oynamaktadır. Maalesef şiddet karşıtı gibi görünen kişilerin bu eylemlere karşı herhangi bir söz veya ifadelerine şahit olmadık.</div> <div><strong>Ama önemli olan bu şiddet hareketli eylemlerin artmasını engellemek ve daha da iyisi tamamen durdurmaktır.</strong></div> <div>Peki, o halde bu hareketler nasıl engellenebilir?</div> <div>Öncellikle bu konuda eğitimin rolü önemlidir. Hani derler ya “Eğitim şart” işte aynen öyle de eğitim verilmesi şart gibi gözüküyor.</div> <div>Eğitim olmadan insanların birbirini anlaması ve tahammül etmesi pek olası gözükmüyor. </div> <div><strong>Bir defa şunu anlamak gerekiyor ki, kimse herkesin kendisi gibi düşünmesini beklemesin.</strong></div> <div>İkinci olarak yapılması gereken şiddet içerikli ve ötekileştirici hareketlere karşı caydırıcı yasal düzenlemeler ve önlemlerdir.</div> <div>Şu anda bu tür hareketlere tevessül edenlere karşı; “Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” yasa içeriğine göre işlem yapılmaktadır.</div> <div>Ancak kanaatimce bu tür hareketler şiddet içerse “İnanca hakaret ve saldırı” başlığı ihdas edilerek içerek düzenlenmelidir.</div> <div>Eğer bu hareketler şiddet içermese “İnanca hakaret” başlığı ihdas edilmeli ve ona göre içerik düzenlenmelidir.</div> <div><strong>Söz konusu suç unsurları birer suç maddesi şeklinde Türk Ceza Kanuna birer madde olarak eklenmelidir.</strong></div> <div>Bu suç maddelerinin karşılığında ise ciddi cezalar verilmeli ki, bu tür gerici ve yobaz hareketler tekrarlanmasın.</div> <div>Herkesin birbirine tahammül gösterdiği, insanların birbirinin inancına saygı gösterdiği günler görmek dileğiyle hoşça kalınız</div>