<div>Hayat pahalılığının giderek arttığı aşikardır. Özellikle temel ihtiyaçların başında gelen gıda fiyatları artmaktadır.</div> <div>Gıda fiyatları fahiş artışlarla alım gücünü azaltmaktadır. Ancak sadece gıda fiyatları değil giyim, sağlık, ulaşım vs her şey arttıkça artmaktadır.</div> <div>Peki, bu artışların bir sonu olmayacak mı? Çünkü özellikle dar gelirli ve sabit gelirli vatandaş son 3-4 ay içinde gelirinin önemli bir kısmını kaybetti.</div> <div>Hükümet Eylül ayından bu yana yeni bir ekonomik model üzerinde çalışıp yürürlüğe koyduğunu ifade etmektedir.</div> <div>Her ne kadar tam olarak adlandırılmasa da Çin Modeline benzer bir modelin yürürlükte olduğu zaman zaman ifade edilmektedir.</div> <div>Bu ekonomik modele göre ifade edilen; faiz düşürülünce döviz kurları yükselecek, doğal sonuç olarak Türk lirasının değeri düşecek, böylece ihracat artacaktır.</div> <div>İhracatın artması ile üretim artacaktır. Üretimin artması istihdamın artmasına vesile olacaktır. Böylelikle kalkınma gerçekleşecektir.</div> <div>Bu ekonomik modelde ayrıca ve en önemli başlıklardan biri de faizin düşürülmesi ile kredi faizlerinin düşmesi ve böylelikle yatırımın artmasıdır.</div> <div>Düşük kredi faizleri ile yatırımcı yatırım yapmaya teşvik edilecek. Sanayici düşük faizli kredi ile yatırımını genişletecek.</div> <div>Tabii burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Vatandaşın özellikle sabit gelirli ve dar gelirli vatandaşın alım gücünün düşmesidir.</div> <div>Alım gücü düşen vatandaş, giderlerde ister istemez kısıntıya gidecektir. Kısıntıya gittiği zaman piyasa daralacaktır.</div> <div>Piyasa daraldığı zaman doğal olarak tüketim azalacaktır. Tüketim azaldığı zaman üretim de azalmak zorunda kalacaktır.</div> <div>Üretimin azalması üretimde istihdam olunan çalışanların sayısında azalma yaratacaktır. Bu da ekonomik daralma anlamına gelecektir.</div> <div>Ancak Yürütmenin öncelliği sanırım ihracattır. İhracattın artması ve ithalattın azalması cari açığı kapatacaktır.</div> <div>Göz önünde tutulması gereken bir şey de yapılacak üretim için gerekli olan hammaddenin ithal edilip edilmeyeceğidir.</div> <div>Eğer üretim için hammadde ithali artacaksa cari açık yine kapanmayacaktır. Bu durumda hammaddenin yurtiçinden sağlanması gerekir.</div> <div>Diğer taraftan piyasanın istikrara kavuşması, vatandaşın özellikle sermayesi olmayıp sabit ve dar gelirlinin ezilmemesi adına önemlidir.</div> <div>Piyasanın denetlenmesi ve kontrol altına alınması fakirleşen kesim için ivedilik arz etmektedir. Zira insafsız ve izansız artışlar söz konusudur.</div> <div>Kimileri döviz kurları artışının fevkinde fahiş fiyatlarla etiket basmaktadırlar. Kimi döviz kurları ile bağlantılı olmamasına rağmen piyasa artışı bahanesiyle fahiş artışa neden olmaktadır.</div> <div>Hemen hemen herkes fırsat bu fırsat deyip; gıda malzemesini, giyim malzemesini, sağlık hizmetini artırmaktadır.</div> <div>Geçen gün bir dostum her zaman tandır ekmeği aldığı yerden ekmek aldığını ve fiyatın üç liradan beş liraya çıkarıldığını söyledi. Denetim yapılmıyor mu? Diye sorusunu da ilave etti.</div> <div>Denetim konusu sıkıntılı bir konu. Zira sadece bu konu değil birçok konuda denetim eksikliği yaşıyoruz.</div> <div>Denetim eksikliği yaşandığı için de ölçü kaçmaktadır. Ölçüyü kaçıranlar, fahiş fiyat artışına neden olanlar, stokçuluk yapanlar bilsinler ki mizandan kaçamazlar.</div>