<div>Ramazan ayına bizleri kavuşturan Rabbime şükürler olsun. Ramazan yenilenmedir.</div> <div>Ramazan yeniden diriliştir. Rotasını kaybeden insanın sıratı müstakime yönelmesi için Rab’den kuluna sunulan bir imkândır.</div> <div>Zulmet karanlığına gömülen insanlığa yağan rahmet ve bereket ayıdır Ramazan. Mazlumların, zalimlerin yaptığı zulümden kurtulma ayıdır.</div> <div>Cenabı Allah elbette “<strong>mazlumları yeryüzünün varisleri kılmak”</strong> istemektedir.</div> <div>O halde Rab’ini hatırla! Ve Rab’inin vaadini hatırla ki, yeryüzünü istila eden zalimlerin tahtını yıkabilesin.</div> <div>Yeryüzünde maalesef Müslümanlar üzerine çullananların, Müslümanları yerlerinden edenlerin, Müslümanlar üzerinde oyunlar oynayanların zirveye çıktığı bir dönemdeyiz.</div> <div>Hemen hemen her Müslüman ülkesinde zulüm, ölüm ve fitne var.</div> <div>Irak, Suriye, Myanmar, Doğu Türkistan, Filistin, Mısır, Pakistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve adını sayamadığımız birçok ülkede Müslümanlar ölmekte, öldürülmekte, birbirilerine düşürülmekte, üzerlerinde oyunlar oynanmakta kısacası yeryüzünün kimsesizleri ve sahipsizleri konumuna düşürülmüş durumdadırlar.</div> <div>Yeryüzünün sömürgeci ülkeleri olan İngiltere, ABD, Almanya, Fransa ve bunların şımarık çocukları olan İsrail hep birlikte ağlarını Müslümanlar üzerine örmektedirler.</div> <div>Emperyalistler, demokrasi söylemleri ile girdikleri yerlerde kan, gözyaşı ve ölüm bıraktılar. Müslümanları fırkalara böldüler. Yerli işbirlikçileri ile Müslümanları kendi ülkelerinde esir ettiler. Mezhep çatışmasını körükleyerek ülke içinde çatışmalar çıkardılar.</div> <div>Tüm bunlarda Müslümanların kabahati yok muydu? Elbette vardı. Her şeyden önce Müslümanlar kendinden bihaberdirler. Kimliklerinden, benliklerinden, kültürlerinden, tarihlerinden ve inançlarından habersiz olan Müslümanları kullanmak ve birbirine düşürmek elbette kolay oldu.</div> <div>İşte Ramazan toparlanma ve kendine gelmek için fırsat ve imkân olarak görülmelidir. Yeniden diriliş için Rabbimizin bize fırsat vermesini diliyorum.</div> <div>Öncellikle biz Müslümanlar buna niyetli olmalıyız. Okumalıyız, öğrenmeliyiz ve uygulamalıyız.</div> <div>Ramazan ayında yeryüzüne bir rahmet olarak dönmeliyiz. Madde âleminin putlarını tek tek yıkmalıyız.</div> <div>Parayı, pulu, makamı, mevkiyi v.s. diğer içselleştirdiğimiz tüm putları gönlümüzden çıkarmalıyız. Dua etmeliyiz. Ama sadece dilimizle değil; hem dilimizle, hem kalbimizle hem de elimizle duamızı yapmalıyız.</div> <div>Kalbimize inmeyen ve sadece dilimizde kalan duanın iş görmediğini ve görmeyeceğini artık anlamalıyız.</div> <div>Boğazımızdan kalbimize inmeyen duaların sabun köpüğü gibi geçici olduğunu ve etkisini göstermediğini bilmeliyiz.</div> <div>“<strong>Herkese çalıştığının karşılığı vardır</strong>” Ayeti gereği çalışmalıyız. Müslüman gibi çalışmalıyız. Müslüman’ın olması gerektiği gibi olmalıyız. Sadece Ramazan ayı Müslüman’ı olursak ne olduğumuzu bilmeyiz ya da ne olmadığımızı biliriz.</div> <div>Ramazan ayı tefekkür ayıdır. İnsanın en büyük özelliği olan düşünme eylemini gerçekleştirme ayıdır. Özellikle iç muhasebe için düşünmeliyiz.</div> <div>Muhasebe yapmalıyız ki, muhasebemiz çetin olmasın.</div>