<div>Sözlük anlamı olarak düzensizlik ve kuralsızlık anlamına gelen Sistemsizlik aynı zamanda başıboşluğu da ifade etmektedir.</div> <div>Sistemin olmadığı yerde kurallar yoktur. Dolayısıyla ne olacağı, ne yapılacağı belli olmayan toplumlarda güvensizlik vardır.</div> <div>Güvensizliğin olduğu yerlerde ise huzur ve barış olmaz. Böyle toplumlarda insanın kafasında hep sorular vardır.</div> <div>Küçük bir işyerinden tutun da bir kamu kuruluşu veya özel sektöre varıncaya kadar sistemin işlememesi söz konusu işyerlerini başarıya götürmez.</div> <div>Bahse konu işyerlerinin başarıya ulaşması için işyerinde bulunan çalışanların görev tanımlarının bilinir ve uygulanır olması lazım.</div> <div>Görev tanımların ve kuralların teoride kalmaması aynı zamanda uygulanabilir olması düzenin işlemesi açısından önemlidir.</div> <div>Bir iş olduğunda, kimsenin işi sahiplenmemesi ve topu birbirine atması veya topu taca atması durumunda iş yürümez.</div> <div>Hâlbuki hangi iş olursa olsun düzenin oluşması için işi kimin yapacağı ve işin nasıl yapılacağı konusunda tereddüt olmaması gerekir.</div> <div>Aynı şeyi bir topluma da yansıtabiliriz. Bir toplumda da düzenin sağlanabilmesi adına Sistemin olması gerekir.</div> <div>Sistemin olmadığı toplumlarda başıboşluk ve anarşi vardır. Sistemin olmadığı yerde, “Adama göre iş” anlayışı hâkimdir.</div> <div>Böyle toplumlarda adalete güven hissi oluşmaz. Aynı zamanda insanlar yaşadıkları toplumda aidiyet duygusunu geliştiremezler.</div> <div>Bu defa insanlar toplumda fırsatı ele geçirir geçirmez olayı veya durumu kendilerine yontarlar. Mülkün temeli olan Adalet böyle toplumlarda gelişmez.</div> <div>Bu tür toplumlarda yani “Adama göre iş” yapılan toplumlarda kim hangi fırsatı yakalarsa fırsatı değerlendirir.</div> <div>Dolayısıyla fırsatı ele geçirenler de; güçlüler, zenginler ve ekâbir takımı olduğuna göre zayıflar ve mazlumlar ezilir.</div> <div>Dengenin değiştiği ve adaletsizliğin diz boyu olduğu bu tür toplumlarda zulüm alabildiğince oluşmaktadır.</div> <div>Toplumların meydana getirdiği Devletler için de aynı şeyi düşünebiliriz. Bir Devlette de sistem olmazsa Adalet ve düzen olmaz.</div> <div>Bir Devletti oluşturan mekanizmalarda, organizmalarda bir düzen ve bir kural olması Devletin bekası adına önemlidir.</div> <div>Bir Devletin yönetimi bir kişiye veya kişilere endeksli olmaması gerekir. Kim yönetimde olursa olsun Devlet yönetiminde düzenin değişmemesi gerekir.</div> <div>Devlet yönetiminde Sistem olduğunda kurallar muntazaman işler. İnsanlar ne olacak? Diye merak ve sorgu içine girmezler.</div> <div>Bu şekilde yönetilen Devletin vatandaşlarında gelecek kaygısı olmaz. Çünkü işleyen bir mekanizma veya bir sistem vardır.</div> <div>Sistemin olmadığı Devletin vatandaşı, attığı her adımı tereddütle atar. “Acaba başıma bir şey mi gelir?” sorgusu huzurunu kaçırır.</div> <div>Acaba yarın ne olur? Sorgusunun sıkça yapıldığı toplumlarda iç barış ve iç huzur da yoktur. Çünkü mizan ve izan yoktur.</div> <div>Böyle toplumlarda ve böyle Devletlerde adalet sağlanamaz, ekonomi bir türlü istikrar kazanmadığı için yatırım da yapılmaz.</div> <div>Küçük bir işyeri, bir toplum, özel veya kamu sektörü ya da Devlet sisteme sahip olmadıkça kurumsallaşamaz. Dolayısıyla verimli ve etkin sürdürülemez.</div>