<div><strong> “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” </strong>sözü, yapılan ile pratize edilenin aynı olması gerektiğini bizlere ifade eder.</div> <div>Peki, O halde <strong>“Sözü Filistin, Yaşantısı İsrail”</strong> ne demektir? Aslında bu da tam olarak <strong>,“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”</strong> sözüyle aynıdır.</div> <div>İnsanoğlu o kadar değişik işler yapar ki, yaptığı ile söylediği bir olmayınca şaşarsınız ve <strong>“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” </strong>dersiniz.</div> <div>Her şeyde ön planda olmak,riyakâr ve çıkarcı, desinler diye yapmadığı şey kalmayan kişi bir de sözcülük yapmak mı ister?</div> <div>Yapacağı şey yaşadığı şeye sözcülük yapmaktır. Neyi yaşıyorsa onu söyleyebilir. İsrail gibi egoist, çıkarcı, riyakâr ise Filistin’i konuşamaz.</div> <div>Daha doğrusu konuşmamalı. Eğer konuşursa da inandırıcılığı olmaz. İnandırıcılığı olmadığı için de kuru kalabalık yapmaktan öteye geçmez.</div> <div>Bir defa konuşanlar, ya da öne geçme meraklısı olup da sözcülük yapmak isteyenler kendilerine şu soruyu sormalıdırlar?</div> <div>Bizim sözümüz niye dinlenip gereği yapılmıyor? <strong>” Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır.”</strong> (Saf Suresi 2 ve 3. Ayetler)</div> <div>O halde çirkinleşmemek için yapmadığınız şeyleri söylememeniz gerekir. Öncülük yapacaksınız hayatınızla öncülük yapınız da insanlar inansın.</div> <div>Hep söylenegelen sözdür. <strong>“Bir buçuk milyar Müslüman isterse küçücük İsrail’i tükürükle boğar” </strong>İyi de İsrail niye boğulmuyor?</div> <div>Maalesef<strong>,” Sözü Filistin olup da Yaşantısı da Filistin</strong>” olanların sayısı yeterli değil de ondan. Eğer öyle olsaydı Filistin çoktan özgürlüğüne kavuşurdu.</div> <div>Demek ki, İsrail’in kendi davasında samimi olduğu kadar Müslümanlar kendi davalarında samimi değildirler. Bir defa yaşantılarını düzeltmelidirler.</div> <div>Yaşantılarını düzelttikten sonra gerisi zaten gelir. Hiçbir kaybın olmadığı, hiçbir fedakârlığın yapılmadığı sözcülük yapma merakı ile sonuca gidilemez.</div> <div>1986 yılında gazeteciler Şimon Perez’e, <strong>“İsrail’i kurdunuz ama Kur’an-ı Kerim, sizin devletinizin yıkılacağından haber veriyor”</strong> diye sorduklarında Perez, <strong>“Bizim devletimizi yıkacak, Kuran’ın bahsettiği Müslümanlar gelsin! O zaman düşünürüz” </strong>diye cevap veriyor.</div> <div>Dolayısıyla Filistin’in ve Filistinli Müslümanların kurtuluşu Kur’an Müslümanlarının yetişmesine bağlıdır. O da yaşantının düzeltilmesine bağlıdır.</div> <div>Hırslı, çıkarı için yapmayacağı şey kalmayan, her türlü hile ve dolanı yapan, gelsin de nasıl gelirse gelsin için sürekli uğraşan kişilerle Filistin de kurtulmaz Müslümanlarda.</div> <div>Bu işin öncülüğünü yapmak isteyenler Filistin’i kurtarmadan önce kendilerini kurtarsınlar da sonra sözcülük yapsınlar.</div> <div>Parayı, çıkarı, reklamı, gösterişi putlaştıranlar zaten Filistin’in kurtuluşunu isteme konusunda samimi de değiller.</div> <div>Onlar daha çok, alkış peşindedirler. Onlar daha çok, reklam peşindedirler. Onlar daha çok, gösteriş peşindedirler.</div> <div>İsrail, bugün İslam Dünyasına ve Müslümanlara tahakküm ediyorsa Kur’an Müslümanları yetişmediği içindir.</div> <div>Evet, Halkı Müslüman olan Ülkelerin yöneticileri Batı Uşaklığı yapıyor olabilir. Amerika’nın korkusundan seslerini çıkarmıyor olabilir.</div> <div>Ancak Kuran’ın tarif ettiği Müslüman profili de yeterli değil ki, Müslümanlar İsrail’i durduramadığı gibi İsrail de istediğini yapıyor.</div> <div>İsrail’i durdurmak için sözden çok öz lazım. Öz de ancak Kuran’ın belirttiği ve ifade ettiği ilkelerle gerçekleşebilir.</div>