<div>Referandum tarihi belli oldu. 16 Nisan Türkiye için kritik bir tarih.</div> <div>Kısmen Başkanlık Sistemi diyebileceğimiz yeni bir idari model ile karşı karşıyayız.</div> <div>Osmanlının son demlerinde beliren bürokratik ve askeri vesayetler 16 Nisan tarihi itibari ile inşallah son bulacak.</div> <div>İttihat Terakkinin Osmanlının yıkılmasına ve kısa sürede işgal edilmesine neden olması dönemin askeri ve bürokratik vesayetinin ürünüdür.</div> <div>Abdülhamit’in otuz yıllık Osmanlı idari başarısına sekte vuranlar Batı devşirmesi olan İttihat ve Terakki üyeleri oldu.</div> <div>Maalesef memleketlerine ve insanlarına ihanet ettiler.</div> <div>31 Mart vakası hakeza bir vesayet ürünü harekât oldu.</div> <div>Selanik’ten hareket edip iktidarı yıkan ve Batı’nın sömürgesine açan askeri vesayet idi.</div> <div>Yaklaşık 1 asırdır, vesayetler Türkiye’nin başına çöreklenmiş durumdadır.</div> <div>Öncesi Osmanlının yıkılışına neden olmaları ve aynı zihniyetin Türkiye’nin kuruluşu ile devam etmesi Batı’yı şekilsel taklit geleneğinden kaynaklandı.</div> <div>Tek parti iktidarları İttihat Terakki ile başladı, CHP ile devam etti.</div> <div>İttihat terakkinin şekilsel batı taklitçiliği, elitist üstünlük anlayışı, baskıcı ve totaliter anlayışı 1950 yıllarına kadar devam etti.</div> <div>İkinci Dünya sonrası Dünyanın şekillenmesi, tek parti yönetiminin baskıcı rejiminin daha fazla süremeyeceği ve son noktaya gelindiğinin anlaşılması ile kerhen de olsa iki partili sisteme geçildi.</div> <div>“<strong>Cumhuriyetin sahibi biziz, istediğimizi yaparız</strong>!” mantığını güdenler; öyle bir seçim sistemi uyguluyorlardı ki; seçimlerde oyların açık, sayımının ise gizli yapılması gibi anti demokratik uygulamaları ile başarı kazandıklarını zannediyorlardı.</div> <div>Oysaki 1950 iki parti seçimlerinde durum ortaya çıktı.</div> <div>Halkın oyu <strong>“Gizli oy, açık sayım”</strong> seçim sistemi ile ortaya çıkmıştı. Jakoben anlayış yıkılmıştı.</div> <div>Ancak vesayet devam edecekti. 1960, 1971,1980 Askeri darbeleri vesayetin askerin eliyle devam ettiğini gösteriyordu. Asker tek başına değildi, bürokrasi yapılan darbeler de yardımcı idi.</div> <div>“<strong>28 Şubat, İnternet Andıcı</strong>” gibi tahakkümler halkın iktidara gelmesini önleyen darbelerdi. İttihat Terakki zihniyeti Batı’ya yüzünü çevirirken halkına sırtını dönmüştü.</div> <div>Halkın, iktidarı belirlemesini istemiyorlardı.</div> <div>Zira kontrolün hep kendilerinde olmasını istiyorlardı. Biz biliriz, biz yönetiriz diyorlardı.</div> <div>“<strong>Halkın oyuyla bizim oyumuz nasıl bir olur?”</strong> diyenler “<strong>Halk bilmez ve seçemez!”</strong> diyenler fildişi kulelerdeki tahakkümlerinin Batı desteği ve yönlendirmesi ile sürmesini istiyorlardı.</div> <div>Ancak her türlü zulmün sonu olmalıydı. Sarıkamış’ta 90000 insanın yok yere ölmesine neden olanların tahakkümü bitmeliydi.</div> <div>İşte beklenen an 16 Nisan.</div> <div>Halkın seçtiği kimse o iktidara gelmeli. Jakoben anlayışlar, elitist görüşler bitmeli artık.</div>