Türkiye'de koronavirüs sonrası bütün Dünyada olduğu gibi ekonomik bir kriz meydana geldi.
Evet, kim ne derse desin ekonomik bir kriz var ve etkilerini sokakta çarşıda vatandaş iliklerine kadar hissediyor.
Ekonomik kriz var ama ahlaki bir kriz ekonomik krizin çok üstünde zirvede yürüyor.
Nedir ahlaki kriz işte onu biraz anlatalım.
Malum İçinde bulunduğumuz ay Ramazan ayı ve Ramazan ayı Müslümanlar için en kutsal ay insanların oruç tuttukları ve ibadet ettikleri bu ay, esnafın tüccarın fiyat indirimlerine gitmeleri beklenirken, tam aksine fiyat bindirmelerine gittiler.
İşte bu ahlaki krizdir ahlaki çöküntüdür.
Yılbaşında bile Noel için Batı ülkelerinde indirimler yapılırken Müslümanların en kutsal ayı olan Ramazan ayında esnafın fiyatlara bindirme yapması ahlaki değildir, ahlaksızlıktır.
Düşünebiliyor musunuz esnaf zam yapmak için Ramazan'ı beklemiş böyle bir şey kabul edilebilir mi O nasıl alakasızlık.
Bir de biz nasıl bu hale geldik diyenler var. Ben de diyorum ki onlara, Biz zaten böyleydik.
Bu hale de öyle bir gün de gelmedik. Toplumsal ve inanç değerlerini yitirdikçe işte böyle ahlaksız bir toplum oldu.
İnsan Ramazan'ın şerefine fiyatları düşüreceğine, Müslümanlar ucuz et yesin, ucuz ekmek alsın, ve gıdalardan sebze ve meyve fiyatlarını düşürsün diye beklerken, sen çık her şeye bu ahlaksızlık değil de nedir?
Geldiğimiz nokta gerçekten üzüntüyle anlatılacak gibi değil. İnsan bu gelinen ahlaki çok inti noktasına sadece üzülemiyor kahroluyor.
Ekonomik kriz bar bahanesiyle tüm kalemlere zam yapmak ne kadar ahlaki hele hele bu zam mı Ramazan ayında yapmak ne kadar ahlaki.
Herkes bir şekilde bir bahane buluyor Ve kafasına göre Serbest Piyasa ekonomisi deyip Fiyatlara zam yapıyor.
Bunu denetlemesi gereken de devlettir devletin bu ahlaksızlara müsaade etmemesi gerekiyor.