Türkiye'de beni en çok rahatsız eden şey her şeyin normalleştirilmesidir.
Normal olmayan durumların normalleştirilmesi çok tehlikelidir.
Her şeyi unutan bir toplum oluştu. Bu balık hafızalı durum Otoritenin yönetimlerin işine geliyor.
Hatırladım Bolu'da bir otelde yangın çıkmış ve 70'e yakın insan içinde onlarca çocuk vardı yanarak can verdi.
Aradan ne kadar uzun süre geçti ki çeyrek yüzyılın mı hayır çok yakınlarda oldu.
Peki, Ne oldu kimi hatırlıyor.
Hiç kimse.
Ölen öldüğü ile kaldı.
Peki, ne yapıldı.
İlk birkaç hafta sıcağı sıcağına otellere baskın bir görüntü sonra her şeyi unuturdu.
Ve tabii ki normalleşti.
Türkiye'de insanlar çok unutkan ve her şeyi normal olarak görmeye başladılar.
Bu iyi bir ruh hali değil.
Açıkçası unutmak insana Allah'ın emri armağanı ama bu kadar hızlı unutmak bana sorarsanız Rabbin verdiği en büyük bela...
Bu balık hafızalı durum en çok otoritelerin yönetimin işine gelir ama topluluğu ve Bir toplumu hasta eder.
Tunceli'de Gülistan Doku adlı bir vatandaşımız bir grup genç tarafından sinsice öldürülmüş ve aralarında Tunceli’nin o dönemki valisinin de oğlu bulunmuş.
Acımasız olan şey o dönemin Tunceli Valisinin olayı örtbas etmek için verdiği çaba insanı kahrediyor.
Olayının üstünü örtmek için elinden gelen çabayı gösteren bu zat bugün artık parmaklıklar arasında açıkçası bunu unutmayan savcıya teşekkür ediyoruz.
8 çocuğumuz okulda onun harca katledildi yaşları onunla 12 arası insanı kahreden insanın canını acıtan unutulmaması gereken bir hadise...
Aradan daha çok yakın günler geçti ama unutulmaya yüz tutuyor bile.
İşte insanı kahreden bu normalleşme kabul edilemez.
Toplumun balık hafızaları durumdan tetikte bir hafıza durumuna geçmesi gerekiyor ve toplumun canını acıtan hadiselerde hep diri olması ve gündeme getirmesi yaşanan durumu sıcak tutması en doğrusudur.
Yoksa bu normalleştirme hali toplum için çok tehlikeli bir hastalıktır.
99 depreminde öyle demiştik unutmadık unutmayacağız ve unutturmayacağız diye ama ne acıdır ki bırakın 99'u 6 Şubat'ta yaşanan depremi daha iyi unuttuk.