Ana içeriğe geç
Selim Toprak
Selim ToprakKöşe Yazarı

Batman’ın yüreğine yerleşen “Komünist”

Bazı insanlar bir şehre yalnızca yaşamaya gelmez; bir çocuğun dünyasını değiştirir, bir kentin hafızasında ölümsüzleşir.

Batman’ın yüreğine yerleşen “Komünist”

Bazı insanlar bir şehre yalnızca yaşamaya gelmez; bir çocuğun dünyasını değiştirir, bir kentin hafızasında ölümsüzleşir.

Çocukluğumun Batman’ında bazı insanlar vardı; onları yıllar geçse de unutamazsınız. Gözlerinizi kapattığınızda yeniden belirirler. Mahallenin tozlu sokaklarında ağır ağır yürüyen, uzun boylu, pos bıyıklı, heybetli bir adam… Uzaktan bakıldığında ciddi, hatta biraz mesafeli görünen; yanına yaklaştığınızda ise sıcacık gülümsemesiyle insanın içini ısıtan biri…

Benim için o adam, Ahmet Amca’ydı.

Ahmet Bayazıt…

Batmanlıların hafızasına “Komünist Ahmet” adıyla kazınan, benim çocukluğumun unutulmaz insanlarından biri.

O yıllarda henüz çocuktum. Bazı insanların hayatımıza nasıl izler bıraktığını, bir kitabın, bir şiirin, bir sohbetin insanın geleceğini nasıl şekillendirdiğini bilemezdik. Ben de bilmiyordum. Ama bugün geriye dönüp baktığımda, Ahmet Amca’nın yalnızca mahallemizden geçen bir insan olmadığını anlıyorum. O, farkında olarak ya da olmayarak, benim dünyamın kapılarını aralayan insanlardan biriydi.

Şiiri, kitabı ve düşünmeyi Ahmet Amca’yla tanıdım.

Ahmet Arif’i onun sayesinde tanıdım. Şiirin yalnızca okunacak bir metin değil, insanın yüreğine dokunan bir duygu olduğunu ondan öğrendim. Özellikle Nâzım Hikmet’in Kadınlarımız şiirini okurken kendinden geçişini hiç unutmadım. Şiiri yalnızca seslendirmiyordu; sanki o dizelerin içinde yaşıyor, acıyı, özlemi ve insan sevgisini kendi yüreğinden geçirerek anlatıyordu.

Onu dinlerken kelimelerin nasıl bir dünyaya dönüşebildiğini görüyordum.

Sabahattin Ali’yi, Kuyucaklı Yusuf’u da onun sayesinde öğrendim. Kitapların yalnızca sayfalardan ibaret olmadığını, insanı başka hayatlarla tanıştırdığını, başka dünyalara taşıdığını onun sohbetlerinde keşfettim.

Ahmet Amca’nın anlattıkları yalnızca edebiyatla sınırlı değildi. Onun sayesinde 1960’ların efsaneleşmiş devrimci aydınlarını, dönemin siyasal tartışmalarını ve Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) o dönemki genel başkanı Behice Boran’ı tanımaya başladım.

Ben daha çocuktum; o ise sözcükleriyle önümde yeni yollar açıyordu. Bir yanda Ahmet Arif’in şiirleri, Nâzım Hikmet’in dizeleri, Sabahattin Ali’nin romanları; diğer yanda memleket meseleleri, eşitlik, özgürlük ve insanın nasıl bir dünyada yaşaması gerektiğine ilişkin sohbetler…

Bugün düşünüyorum da Ahmet Amca, bana yalnızca kitapların adını öğretmedi. Okumanın, sorgulamanın ve farklı düşüncelere kulak vermenin değerini de gösterdi.

Belki o günlerde bunun farkında değildim. Ama bazı karşılaşmaların anlamı, insanın yaşı ilerledikçe ortaya çıkıyor.

BİR LAKABIN ARKASINDAKİ İNSAN

Ahmet Amca, TPAO’da çalışıyordu. Kahramanmaraş doğumluydu; Ankara’dan Batman’a gelmiş, bu kentin insanlarıyla aynı hayatı paylaşmıştı. Uzun boyu, pos bıyıkları ve heybetli duruşuyla hemen dikkat çekerdi. Fakat onu asıl unutulmaz kılan dış görünüşü değil; kültürü, nezaketi, insanlarla kurduğu sıcak ilişki ve düşüncelerini özgürce dile getirebilmesiydi.

BATMAN ONU ÇOĞU ZAMAN ADIYLA DEĞİL, “KOMÜNİST AHMET” LAKABIYLA TANIRDI.

O dönemlerde bu tür sıfatlar, insanları tanımlamanın ötesinde, kimi zaman onları bir düşünceyle özdeşleştirmenin de yoluydu. Ahmet Amca ise bu lakabın içine sığmayacak kadar geniş bir insandı. Onu yalnızca siyasi düşüncesiyle anlatmak, şiire düşkünlüğünü, kitap sevgisini, dostluğunu ve insanlığını görmezden gelmek olurdu.

Benim hatırımda o, her şeyden önce insana değer veren biriydi.

Eşi Hatice Anne de en az Ahmet Amca kadar sıcak, samimi ve paylaşımcıydı. Evleri de gönülleri de insanlara açıktı. Birlikte, Batman’ın o yıllardaki toplumsal ve kültürel yaşamı içinde kendilerine özgü bir dünya kurmuşlardı. Okuyan, düşünen, yeniliklere açık, insanlarla iletişim kurmayı bilen bir aileydiler.

Onların evinde ve sohbetlerinde başka hayatlara, başka düşüncelere açılan pencereler vardı.

İnsanın kendisinden farklı düşünen biriyle yan yana oturabilmesi, onu dinleyebilmesi, onunla dostluk kurabilmesi… Belki de Ahmet Amca’nın bana bıraktığı en değerli miraslardan biri buydu.

Batman’ın petrol kadar kıymetli insanları

Biz Batman’ın tarihini anlatırken petrol kuyularından, TPAO’dan, emekçilerden, büyüyen caddelerden ve değişen mahallelerden söz ediyoruz. Elbette bunların hepsi bu kentin hafızasının önemli parçaları.

Ama bir de bu şehrin insanları var.

Bir kentin kültürünü yalnızca binalar, fabrikalar ve yollar oluşturmaz. O kentin sokaklarında yürüyen, evinin kapısını dostlarına açan, gençlere kitap öneren, şiir okuyan, düşüncelerini paylaşan insanlar da şehrin kimliğini oluşturur.

Ahmet Bayazıt gibi insanlar, Batman’ın kültürel belleğinde hak ettikleri yeri bulmalı.

Çünkü bir şehrin geçmişi, yalnızca büyük olaylardan ve tanınmış isimlerden ibaret değildir. Bazen bir çocuğa okuma sevgisi aşılayan, bir şiiri ezberleten, bir romanın kapısını açan insan da o şehrin geleceğine dokunur.

Ben bugün Ahmet Amca’yı yazarken yalnızca kendi çocukluğuma dönmüyorum. Aynı zamanda bir dönemin Batman’ını, o yılların insan ilişkilerini, sohbet kültürünü ve birbirinden farklı düşüncelerin aynı kentte nasıl yan yana var olabildiğini de hatırlıyorum.

Ahmet Amca, benim kişisel hafızamda olduğu kadar Batman’ın ortak hafızasında da yer alması gereken insanlardan biriydi.

KAHRAMANMARAŞ’A UĞURLADIK, BATMAN’DA KALDI

Ahmet Amca hayatının sonuna kadar Batman’da yaşadı. Sonra bir gün onu doğduğu topraklara, Kahramanmaraş’a uğurladık.

Cenazesinde onlarca Batmanlı vardı. Onu tanıyanlar, onunla aynı iş yerinde çalışanlar, dostları ve yıllar boyunca hayatına dokunduğu insanlar…

Dillerde aynı dua dolaşıyordu:

“Allah’ın rahmeti üzerine olsun Komünist Ahmet…”

Bir zamanlar düşüncesini anlatan bir lakap, yıllar sonra dostluğun ve sevginin ifadesine dönüşmüştü. İnsanlar o gün yalnızca bir insanı son yolculuğuna uğurlamıyordu; birlikte yaşadıkları yıllara, paylaşılan sohbetlere ve geride kalan hatıralara da veda ediyordu.

Benimse hafızamda hâlâ aynı görüntü var: Mahallenin tozlu sokağında yürüyen o heybetli adam… Birden durup şiirden söz etmeye başlayan, Nâzım Hikmet’in Kadınlarımız şiirini okurken başka diyarlara dalan, Sabahattin Ali’yi ve Kuyucaklı Yusuf’u anlatan Ahmet Amca…

O günlerin çocuğu büyüdü. Yıllar geçti. Hayat bizi başka yollara götürdü. Ahmet Amca aramızdan ayrıldı. Ama bazı insanlar vardır ki onları uğurlasanız bile içinizden gönderemezsiniz.

Ahmet Amca benim çocukluğumda kaldı; şiire duyduğum sevgide, kitaplara uzanan elimde, insanları tanımaya ve anlamaya çalışmamda kaldı.

Belki bugün onu yine eksik anlatıyorum. Onu tanıyan biri çıkıp “Ahmet Amca, bunlardan çok daha fazlasıydı.” diyebilir. Haklı da olur. Çünkü bazı insanlar bir köşe yazısına, birkaç anıya, hatta bir ömre bile kolayca sığmaz.

Ama ben bugün ona bir gazeteci olarak değil, önce çocukluğundan seslenen biri olarak teşekkür etmek istiyorum.

Bana şiiri sevdirdiğin için…

Ahmet Arif’i ve Nâzım Hikmet’i tanımama vesile olduğun için…

Sabahattin Ali’nin dünyasına, Kuyucaklı Yusuf’un sayfalarına ve 1960’ların devrimci aydınlarının düşüncelerine açılan kapıları gösterdiğin için…

En önemlisi de farklı düşüncelere sahip insanların birbirlerine saygıyla yaklaşabileceğini, insanlığın bütün siyasi sıfatlardan daha büyük olduğunu bana yaşayarak gösterdiğin için…

Ruhun şad olsun Ahmet Amca.

Batman seni bir gün unutursa, ben çocukluğumun hatıralarını suçlarım. Çünkü bazı insanlar ölmez; onları hatırlayanların sayısı azaldıkça sessizleşirler.

Ben bugün o sessizliğe karşı senin adını yeniden söylüyorum:

Ahmet Bayazıt…

Namıdiğer Komünist Ahmet…

Benim Ahmet Amcam…

Kahramanmaraş’a uğurlandın ama Batman’dan hiç gitmedin. Sen bu kentin sokaklarında, dostlarının anılarında, okuduğun şiirlerde ve benim çocukluğumda yaşamaya devam ediyorsun.

Çünkü bazı insanlar doğdukları yere değil, sevdikleri insanların yüreğine gömülür.

Sen de Batman’ın yüreğine gömüldün Ahmet Amca.

İyi ki bu şehirden geçtin. İyi ki yollarımız kesişti. İyi ki çocukluğumda senin gibi bir insan vardı.

 

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın