Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyenlere…
Basın nedir, gazetecilik ne anlama gelir?
Basın; halkın gözü, kulağı ve sesidir. Dünyanın neresinde olursa olsun, yaşananları doğru, tarafsız ve objektif biçimde insanlara ulaştırma sorumluluğudur. Gazetecilik ise yalnızca haber yazmak değil, gerektiğinde bedel ödemeyi göze alarak gerçeğin peşinden gitmektir.
Gazeteci kalemini korkuya, baskıya ve çıkarlara teslim etmemelidir. Haberi yaparken de köşesini yazarken de önce vicdanının sesini dinlemelidir. Çünkü gazeteciliğin pusulası makamlar, çıkarlar ve korkular değil; gerçekler ve kamu vicdanıdır.
Peki, bugün ülkemizde basın ne kadar özgür?
Doğru ve objektif habercilik yaptıkları gerekçesiyle cezaevinde bulunan gazetecilerin durumunu, ulusal yayın yapan televizyon kanallarına kayyum atanmasını ve medya üzerindeki baskı tartışmalarını görmezden gelebilir miyiz?
Basın özgürlüğü yalnızca bir meslek grubunun sorunu değildir. Basının susturulduğu yerde halkın haber alma hakkı da yara alır. Bugün bir gazetecinin kalemi susturulursa, yarın toplumun gerçekleri öğrenme hakkı da susturulabilir.
***
Peki, Batman basını nerede?
Gelelim kendi ilimize…
Batman’da yirmiyi aşkın yerel gazete var. Gazetecilik yapan, köşe yazıları yazan, halkın sorunlarını dile getiren çok sayıda meslektaşımız bulunuyor. Elbette herkesin her konuda aynı düşünmesini bekleyemeyiz. Ancak söz konusu basın özgürlüğü olduğunda, mesleki dayanışmanın ve demokratik tepkinin önemini de unutmamalıyız.
Bugüne kadar meslektaşlarımızın bu konuda yeterince güçlü bir demokratik tepki ortaya koyduğunu görememenin üzüntüsünü yaşıyorum.
Soruyorum: Basın özgürlüğü hepimizin ortak meselesi değil mi? Bir gazetecinin susturulması, diğer gazetecileri ilgilendirmiyor mu? Bir televizyonun yayın özgürlüğü tehlikeye girdiğinde, diğer medya kuruluşları yalnızca seyirci mi kalmalı?
Elbette eleştirim bütün gazetecileri aynı kefeye koymak için değil. Bu mesleğin onurunu taşıyan, kalemini halktan yana kullanan dostlarımın da bu sorular üzerine düşünmesini istiyorum.
Çünkü demokratik tepki göstermek yalnızca bir hak değil, gazeteciliğin etik sorumluluğunun da bir parçasıdır.
Bugün ona, yarın sana!
Unutmayalım: “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışı, gün gelir insanın kendi kapısına dayanır.
Bugün başkasının yaşadığı haksızlığa sessiz kalırsan, yarın aynı durumla karşılaştığında sesini duyuracak kimseyi bulamayabilirsin. O gün feryat etmenin, geç kalmış bir dayanışma çağrısının ne faydası kalır?
Gazetecilik yalnızca kendi köşeni korumak değildir. Başkasının köşesine, kalemine, sözüne ve haberine sahip çıkabilmektir. Meslek dayanışması, yalnızca iyi günlerde yan yana durmak değil; zor zamanlarda da birbirinin yanında olabilmektir.
Kimseyi belli bir siyasi düşünceyi savunmaya zorlayamayız. Ancak düşüncesi ne olursa olsun, herkesin özgürce haber yapabilmesini, yazabilmesini ve konuşabilmesini savunabiliriz.
Çünkü özgür basın, yalnızca bizim gibi düşünenlerin değil, farklı düşünenlerin de sesini duyurabildiği basındır.
Buradan haykırıyorum!
Ben Selim Toprak olarak, gazeteciliğin ve köşe yazarlığının vicdani sorumluluğuna inanıyorum. Bu nedenle susmak istemiyorum. Sesimin ulaştığı yere kadar sesleniyorum:
Özgür basın susturulamaz!
Basına yönelik baskılara hayır!
Gazetecilerin korkmadan, çekinmeden ve baskı altında kalmadan haber yapabildiği bir ülke istiyorum!
Bu çağrım bir partiye, bir kişiye ya da bir siyasi görüşe değil; basın özgürlüğüne, demokrasiye ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmak isteyen herkesedir.
Batmanlı gazeteci dostlarıma da son bir çağrım var: Gelin, farklı düşüncelerimizi bir kenara bırakmadan ortak değerimiz olan basın özgürlüğü etrafında buluşalım. Mesleğimizin onurunu, kalemimizin bağımsızlığını ve toplumun haber alma hakkını birlikte savunalım.
Çünkü susarsak yalnızca başkalarının sesi değil, bir gün kendi sesimiz de duyulmaz hâle gelebilir.
Kalem özgür değilse, haber eksiktir. Basın özgür değilse, demokrasi de eksiktir.
Ve unutmayalım: Bir ülkede gazetecilerin sustuğu gün, yalnızca gazetecilik değil, toplumun gerçeğe ulaşma hakkı da kaybeder.

Gerçekten kaleminizi çok beğendim özgür basının olduğu bir ülke dileğiyle başarılarınızın devamını dilerim seviliyorsunuz