Ana içeriğe geç
Recep Kavuş
Recep KavuşKöşe Yazarı

Batman’da zam yarışı başladı...

Batman’da zam yapmak için esnaf birbirleriyle adeta rekabet halindeler.

Batman’da zam yarışı başladı...

Batman’da zam yapmak için esnaf birbirleriyle adeta rekabet halindeler.

Bir esnaf ürününün fiyatını artırıyor, diğer esnaf için de zam yapmanın bahanesi oluşuyor.

Genellikle bu yarışın başını ise ekmek çekiyor.

Cuma günü Batman’da fırınlarda üretilen ekmeğe zam geldi.

Böylece zam yarışıda resmen başlamış oldu;

Yakında kahveciler çayın fiyatını değiştirecek, minibüsçüler yeni yolcu tarifesi için düğmeye basacak, berberler sessiz sedasız fiyat listelerini yenileyecek.

Ardından lokantalarda yemek fiyatları artacak, kiralar yeniden konuşulacak, hazır suyun fiyatı bile değişecek.

Yani bir yerden başlayan zam dalgası, kısa sürede hayatın tamamına yayılacak.

Bir zam, başka bir zammın gerekçesi olacak.

Zamdan sadece bir kesim faydalanacak halkın geneli ise olumsuz etkilenecek.

Batman’da açık yani pide ekmeğin fiyatı 25 liradan 30 liraya çıkarıldı.

İlk bakışta yüzde 20'lik bir zam gibi görünüyor.

Ancak işin bir de gramaj tarafı var.

Daha önce 440 gram olan ekmek, şimdi 420 grama düşürüldü.

Yani vatandaş sadece daha fazla para ödemiyor; aynı zamanda daha az ekmek alıyor.

Bu nedenle yapılan artışı yalnızca yüzde 20 olarak değerlendirmek gerekir.

Peki, bu zam fırıncıyı kurtarıyor mu?

Birde madalyonun bu yüzüne bakmak gerekir.

Çiftçilikle de uğraştığım için buğdayın fiyatını yakından biliyorum. Fırıncıların en önemli giderlerinden biri olan buğdayın kilosunu yaklaşık bir ay önce 15 liradan satan bir üretici olarak, şimdi 420 gramlık ekmeği 30 liraya alırken ister istemez hesabı sorguluyorum.

Bir yanda çiftçi var.

Tarlasını bin bir zahmetle sürüyor, buğday tohumu, mazot, gübre, ilaç, işçilik ve diğer maliyetlerle mücadele ediyor.

Diğer yanda fırıncı var.

Unu, enerjiyi, işçiliği, kirayı, vergiyi ve diğer giderleri karşılamaya çalışıyor.

En sonunda ise tüketici var.

O da bütün bu maliyetlerin faturasını fırında ve sofrada ödüyor.

Ne çiftçinin, ne tüketicinin nede fırıncı bu zamdan memnun değil.

Son zammı konuşmak için görüştüğüm, Batman’da yeni açılan bir fırının işletmecisi de zam gelmesine rağmen hiç memnun görünmüyordu.

“Bu zam bile bizi kurtarmaz” diyor.

Doğalgazlı sistem kullandığı için üretimde bazı kolaylıklar ve işçilik avantajları bulunduğunu anlatıyor. Ancak aylık giderlerini sıralamaya başladığında tablonun hiç de iç açıcı olmadığı görülüyor.

Sadece doğalgaz ve elektrik için yaklaşık 70 bin lira, kira için 50 bin lira, araç, şoför, taşıma ve diğer giderler için yaklaşık 100 bin lira, çalışanların ücretleri, yemekleri ve SGK giderleriyle birlikte yaklaşık 150 bin lira harcadığını anlatıyor.

Bunlara un, maya ve diğer üretim giderleri, vergiler ve daha birçok kalem eklendiğinde aylık giderin yaklaşık 500 bin liraya ulaştığını söylüyor.

“Bu parayı kazanmak kolay değil” diyor.

Ekmek henüz iki gün önce zamlanmış ama fırıncı hâlâ kazanamadığını söylüyor.

Peki, vatandaş ne yapsın?

Sofrada hesap büyüyor

Batman’da altı kişilik bir ailenin günde ortalama altı ekmek tükettiğini düşünelim.

Ekmeğin tanesi 30 lira olduğunda günlük 180 lira yalnızca ekmeğe gidiyor.

Buda ayda yaklaşık 5 bin 400 lira demektir…

Bir başka ifadeyle, yalnızca sofranın temel gıdası olan ekmeğin aylık maliyeti 5 bin lirayı aşıyor.

 

Buna diğer temel gıda maddelerini, sebzeyi, meyveyi, sütü, peyniri, eti, ulaşımı, kirayı, elektriği ve diğer faturaları eklediğinizde vatandaşın nasıl bir geçim mücadelesi verdiğini anlamak hiç de zor değil.

Vatandaş zamma tepki gösteriyor.

Fırıncı, “Bu zam bile bizi kurtarmaz” diyor.

Çiftçi ise ürettiği buğdayın maliyetini karşılayamamaktan şikâyet ediyor.

Bu neden ile ortada garip bir tablo oluşuyor, zamlar herkesi mağdur ediyor.

Çiftçi de fırıncı da tüketici degelen zamlar sonucunda kaybeden oluyor.

Buğdayın kilosu bir yıl içerisinde yaklaşık  2,5 lira artmış, yanı yüzde 15 ...

Buna karşılık mazotun litresi iki katına çıkarak neredeyse 80 lira olmuş

Tabi çiftçinin maliyetleri yalnızca buğday fiyatından ibaret değil.

Mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, işçilik ve tarımsal ekipman maliyetleri de sürekli artıyor.

Çiftçi ürettiği ürünün karşılığını yeterince alamazsa üretimden uzaklaşıyor.

Fırıncı yüksek maliyet nedeniyle durmadan senede bir kaç kez fiyat artırıyor.

Gelir düzeyi iyi olmayan Vatandaş ise artan fiyatlar karşısında daha az tüketmeye, daha ucuz ürün almaya veya bazı ihtiyaçlarından vazgeçmeye çalışıyor.

Sonuçta zincirin hiçbir halkası kendisini kazanan olarak görmüyor.

Ekmek zamlandıktan sonra sıranın hangi sektöre geleceğini tahmin etmek artık çok zor değil.

Çaya ,

Minibüs ücretlerine,

Berberlerin traş ücretine,

Lokanta daki yemeğe,

Kiralara ,

Teker teker hepsine zam gelecek.

Çünkü bir sektörde yapılan zam, diğer sektörler için de “maliyetler arttı” gerekçesine dönüşüyor.

Böylece zamlar birbirini takip ediyor.

Hayat pahalılığı attığından ve vatandaşın geliri aynı hızda artmadığı için de her yeni zam, sofradan biraz daha eksiltiyor.

Bu nedenle mesele sadece ekmeğin 25 liradan 30 liraya çıkması değildir.

Mesele, insanların temel ihtiyaçlarına ulaşmakta giderek daha fazla zorlanmasıdır.

Çiftçinin ürettiği buğdaydan fırıncının pişirdiği ekmeğe, oradan vatandaşın sofrasına kadar uzanan bu zincirin bütün halkalarını zamlardan memnun değil.

Çiftçi kazanmalı.

Fırıncı kazanmalı.

Ama en önemlisi, vatandaş da aldığı ekmeğin parasını öderken “Bugün soframı nasıl kuracağım?” diye düşünmemeli.

Çünkü ekmek sadece bir ticari ürün değildir.

Ekmek, sofranın vazgeçilmezi; sofranın bereketidir.

Zam yarışının kazananı olmaz.

Eğer bir ülkede çiftçi ürettiğinden, fırıncı sattığından, vatandaş da aldığı ekmekten memnun değilse, ortada yalnızca fiyat sorunu değil, daha büyük bir ekonomik sorun var demektir.

Ekmeğe  yapılan zam sadece “bir zam daha geldi” diye bakmak yerine, neden sürekli zam yapmak zorunda kalınıyor ve sürekli zam yapma arayışı nasıl kırılır? sorusuna cevap ve çözüm bulmak gerekir.

 

Okur görüşleri
3 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster3 yorum
Hamdi YazırCevap verBildir

Emeğine sağlık,Burda şu nokta çok önemli asıl parayı TANDIRCI KAZANIYOR ONLARA NE VERGİ NE DE MASRAF VAR BUNU DİLE GETİRİN

Fikret ekinciCevap verBildir

Kalemine sağlık Recep abe...<br>
Eken..<br>
Biçen..<br>
İşleyen..<br>
Alan....ve <br>
Yazan MEMNUN deyil<br>
Ama...yönetenler Üç maymunu <br>
Oynamada söperler..ve MEMNUN <br>
GÖZÜKÜYORLAR...saygılar...

Fikret ekinciCevap verBildir

Kalemine sağlık Recep abe...<br>
Eken..<br>
Biçen..<br>
İşleyen..<br>
Alan....ve <br>
Yazan MEMNUN deyil<br>
Ama...yönetenler Üç maymunu <br>
Oynamada söperler..ve MEMNUN <br>
GÖZÜKÜYORLAR...saygılar...