Geçtiğimiz hafta vefatıyla hepimizi üzen Doktor Ahmet Yıldız, akrabalıktan öteye, benim için bir ağabey, bir kadim dosttu.
Yaşarken de hep değerini bildim, sıra dışı yaşamını, başarılarını, hizmetini bilen biri olarak belgeselini yaptım, onunla ilgili köşe yazıları yazdım.
Tıpkı rahmetli babası, büyük âlim Şeyh Fahrettin Yıldız gibi, onun da ölümü ani bir kalp krizi sonucu oldu.
Rahmetli Doktor Ahmet Yıldız’ın taziyesine gelenlerin önemli bir kısmı da Seyda, merhum Şeyh Fahrettin’in yetiştirdiği, bölgenin saygın âlimleriydi. Bu taziyede yalnızca Doktor Ahmet değil, bir yerde babası Şeyh Fahrettin de anıldı.
Şeyh Fahrettin’in hayat hikâyesini, ölümünün ne zaman ve nasıl olduğunu da öğrenmiş olduk.
1910 yılında Mardin iline bağlı Midyat ilçesinin Arnas köyünde doğan Şeyh Fahrettin’in babasının adı Molla Abdullah’tır. Kendisi her ne kadar aslen Mardinli olsa da hayatının parlak dönemini Batman’da geçirmiş, ilmî faaliyetlerini burada yürütmüştür. Dolayısıyla Batmanlı olarak tanınmış ve “Molla Fahrettin Batmanî” veya “Şeyh Fahrettin Batmanî” olarak anılmıştır. Bölgede ilim ve faziletiyle tanınan, “Seyyid” olarak tanımlanan soylu bir aileden gelmektedir.
İlk eşinin vefat etmesi üzerine yalnız başına kalan Şeyh Fahrettin’e, bunu duyan Batman’ın ileri gelenlerinden Sinika aşireti lideri Hacı Osman Nasıroğlu, kızı Fahruleyl’i eş olarak verir. Bu dönemde Basork köyünde caminin yanında bir medrese de inşa edilir. Bu medresede sayısız âlim yetiştirir.
Basork köyünde bir süre kaldıktan sonra 1965 yılından sonra Batman’a gelir. Önce Ulu Cami’de görev alır, daha sonra Hacı Şirin Camii’nde görev yapmaya başlar. Bulunduğu bütün camilerde medrese talebesi yetiştirirdi. Merhum Türkçe, Kürtçe, Arapça, Farsça ve İngilizce biliyor,
hem ilim çevreleri hem de halk tarafından büyük değer ve saygı görür. Bu saygın kişiliğiyle huzur ve barışın, halkın birliğinin sağlanması için mücadele eder.
Resmî bir görevi olmamakla birlikte camilerde imamlık yapar, hutbe okur, vaaz eder ve eğitim faaliyetlerde bulunur. Böylece halkı dinî ve manevi yönden aydınlatıp her türlü kötülüğün, fitne ve fesadın kaynağı olan cehaletten kurtarmaya gayret eder ve toplumsal barışa ciddi anlamda katkıda bulunur. Sadece İslami ilimleri değil aynı zamanda Fenni ilimleri de hem kendisi öğrenir hem de talebelerine öğretirdi. Ayrıca bölgede aileler ve aşiretler arasındaki anlaşmazlıklara müdahale ederek onları barıştırır; böylece cinayetlerin, fitne ve fesadın meydana gelmesini ve yayılmasını önler.
Mustafa Ramanlı’nın belediye başkanı olduğu bir dönemde Raman ve Alikan aşiretleri arasında bir anlaşmazlık çıkar. İki aşiret arasında çıkan kavgada bir kişi ölür ve çok sayıda kişi yaralanır. Bunu duyan aşiret mensupları silahlarını ve sopalarını alıp olay yerine koşarlar.
Şeyh Fahrettin, camiden elinde Kur’an-ı Kerim ile çıkarak her iki aşiretin taraftarlarının arasına girerek tarafları ayırır. Bu iki büyük aşiret arasında barışı gerçekleştirmek suretiyle muhtemel birçok cinayet ve ölümün önüne geçer. Bu meseleden dolayı halk arasındaki itibarı ve saygınlığı bir kat daha artar.
Nitekim Molla Fahrettin, ilmî ve sulha yönelik faaliyetleriyle tanınınca, muhafazakar olan Konya halkı bu şeyh’i Konya’ya götürmek için harekete geçer. Eşyasını taşımak için bir kamyon tutup Batman’a gelirler. Ancak bunu duyan Batman halkı kamyonun etrafını sararak evin taşınmasına ve kamyonun hareket etmesine engel olur.
Halk arasında son derece itibarı olan, çok sayıda talebe yetiştiren ileri görüşlü âlim ve Şeyh Fahrettin, ne yazık ki tasarladığı büyük projelerini tamamlayamadan, 1 Şubat 1972 tarihinde, 62 yaşında Batman’da Hakk’ın rahmetine kavuşur. Batman’a yakın Korik köyünde annesinin yanına defnedilir.
Tıpkı Doktor Ahmet Yıldız’ınki gibi, onun da ölüm nedeni ani bir kalp krizidir.
Ölümünden üç gün önce kayınpederi Hacı Osman Nasıroğlu vefat etmiştir. Mezarlıkta defin esnasında Seyda, kayınpederinin ölümüne o kadar çok üzülür ki “Sizden sonra çok uzun yaşayacağımı sanmıyorum” der.
Taziyedeyken, barıştırdığı Raman ve Alikan aşiretlerinin kavgasını ayırdığı için tanık olarak zorla Siirt’e, mahkemeye getirilir. Hayatı boyunca ilk kez bir mahkeme salonuna zorla getirilmesi ve kayınpederinin ölümü Şeyh’i derinden etkiler. Mahkeme dönüşü Batman’a gelir. Evden camiye gidecekken kalp krizi geçirerek yaşamını yitirir.
Molla Fahrettin’in birçok İslâmî ilim dalında eser yazmaya yönelik planları da vardı. Ancak ömrü buna kâfi gelmedi. Çoğu basılmış 13 eseri kayıtlarda mevcuttur. Bazı kitapları bazı ülkelerde medrese ve islami ilimler akademilerinde ders kitabı diye okutulmaktadır. Batman’da düzenlenen bir sempozyumda bu eserlerle ilgili bir tebliğ yapıldı. Diyanet başkanlığının yayınladığı İslam ilimler ansiklopedisinde Molla Fahrettin ile ilgili bir madde de mevcuttur.
Bu bilgileri taziye esnasında öğrenmiş olduk ve oğlu, Doktor Ahmet Yıldız’ın taziyesinde Şeyh Fahrettin Batmanî’ bir kez daha anıldı.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir