Batman’ın gündeminde bu sıralar varsa yoksa seçim…
Adaylar ve yakınları mesaj atıyor, bizim oy hakkımızın olup olmadığına bilmeden oylarımıza talip olduklarını söylüyor. Gazetelerde ve sosyal medyada rica üzerine haberler yapılıyor. Afişler, pankartlar asılıyor, vaatler sıralanıyor. Adaylar gece gündüz demeden kapı kapı dolaşıyor.
Sanırsınız Batman’ın kaderini değiştirecek, kentin geleceğini belirleyecek büyük bir seçim var!
Üstelik bu yarış, tarihi yeni belirlenen BATSO seçimlerini bile gündemden düşürecek kadar hareketli.
Peki, bütün bu telaşın sebebi ne?
Batman’ın yeni oluşturulan 46’ncı mahallesi Başakşehir’de yapılacak muhtarlık seçimi tabi…
Henüz muhtarı olmayan mahallede ilk muhtar olmak isteyenler şimdiden kıyasıya bir yarışa girmiş durumda. Muhtemelen 7 Mart 2027’de yapılması beklenen seçim için şimdiye kadar beş kişi adaylığını açıkladı. Seçim gününe kadar bu sayının üçe katlanması, aday sayısının 15’e ulaşması bile şaşırtıcı olmayacak.
Muhtarlık yarışı kızıştıkça vaatler de büyüyor.
Öyle vaatlerle karşılaşıyoruz ki insan, bir mahallede muhtarlık seçimi yapılacağını unutuyor. Sanki büyükşehir belediye başkanlığına aday olunmuş!
Bir adayın vaatlerini okuduğumda kendi kendime sordum: Bu vaatleri gerçekleştirmek bir muhtarın yetkisinde mi, yoksa belediye başkanının bile plan ve programına bağlı işler mi?
Yeni kurulan Başakşehir Mahallesi’nde muhtar seçilirse mahalle sakinlerini ihya edeceğini söyleyen adaylar var. Elbette her adayın iddialı olması, mahallesi için güzel şeyler istemesi doğaldır. Ancak vaatlerin, makamın yetki ve sorumluluklarıyla da örtüşmesi gerekir.
Peki, bir muhtarın görev ve yetkileri nelerdir?
Günümüzde muhtarların yetkileri geçmişe kıyasla oldukça sınırlı. Mahallenin sorunlarını ilgili kurumlara iletmek, çözüm için girişimlerde bulunmak, vatandaşla kamu kurumları arasında iletişim sağlamak ve mevzuatın kendisine verdiği görevleri yerine getirmek bunların başında geliyor.
Bazı tebligatların vatandaşlara ulaştırılması ve belirli işlemlerde gerekli belgelerin düzenlenmesi de muhtarların görevleri arasında yer alabiliyor.
Yani muhtarın görevi, mahalleyi tek başına yönetmek ya da belediyenin yapması gereken hizmetleri gerçekleştirmek değil. Yetkisi ölçüsünde mahallenin sorunlarını takip etmek, vatandaşın taleplerini dile getirmek ve çözüm için çaba göstermektir.
Ancak adayların vaatlerine bakılırsa Başakşehir Mahallesi’ne muhtar değil, adeta belediye başkanı seçilecek!
Elbette burada asıl sorgulanması gereken, insanların neden muhtarlık için bu kadar yoğun bir yarışa girdiğidir.
Muhtarlık, kamu hizmeti sunulan bir görevdir. Fakat işin içinde maaş, sosyal güvence, belli bir statü kazanma ve temsil makamına sahip olma gibi imkânlar da bulunuyor.
Muhtar olmak, mülki amirlerle, kamu kurumlarının yöneticileriyle ve siyasilerle daha kolay iletişim kurabilmenin de kapısını aralayabiliyor.
Peki, bütün bu imkânlar olmasaydı kaç kişi muhtarlık için bu kadar istekli olurdu?
Muhtar adaylarına bir başka sorum daha var: Bugüne kadar herhangi bir makam, maaş ya da unvan beklentisi olmadan, kamu yararına gönüllü bir hizmette bulundunuz mu? Seçilemediğinizde de mahalleniz için aynı çabayı göstermeye devam edecek misiniz?
Bu sorular yalnızca muhtar adaylarına yönelik değil. Siyasette ve kamu görevlerinde bulunan herkes için de geçerli.
Görev süresi bittiğinde, maaş ve makam imkânları ortadan kalktığında halka hizmet etmeye devam eden kaç kişi var? Elbette gönüllü çalışan, karşılık beklemeden topluma katkı sunan insanlar da var. Ancak kamu hizmetinin bir makam ve imkân elde etme yarışına dönüşmesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir mesele.
Başakşehir’deki muhtarlık yarışı da bu açıdan dikkat çekici.
Şimdiden beş adayın ortaya çıktığı yarışın seçim gününe kadar daha da kalabalıklaşması bekleniyor. Aday sayısı arttıkça rekabetin kızışacağı, vaatlerin büyüyeceği ve mahalledeki seçim heyecanının bütün Batman’a yayılacağı anlaşılıyor.
Anlayacağınız, Batman’da muhtarlık yarışı yalnızca mahalleye hizmet etme yarışı değil; aynı zamanda bir statüye, temsil hakkına ve çeşitli imkânlara sahip olma yarışı olarak da karşımıza çıkıyor.
Asıl mesele, kaç kişinin muhtar olmak istediği değil; kaç kişinin hiçbir makam ve karşılık beklemeden halka hizmet etmeye hazır olduğudur.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir