Ana içeriğe geç
Ekrem Işık
Ekrem IşıkKöşe Yazarı

Kazakistan gezi notları – 2

Türkistan: bozkırın ortasında bir maneviyat şehri Çimkent'ten Türkistan'a doğru ilerlerken artık yolculuğumuzun son ve en anlamlı duraklarından birine…

Kazakistan gezi notları – 2

Türkistan: bozkırın ortasında bir maneviyat şehri

Çimkent'ten Türkistan'a doğru ilerlerken artık yolculuğumuzun son ve en anlamlı duraklarından birine yaklaşıyorduk.

Çimkent ile Türkistan arasındaki yolculuğumuz sırasında Arslan Baba'nın türbesini görmüş, böylece Türkistan'ın manevi atmosferine adım atmadan önce Ahmet Yesevi'nin ilim ve irfan yolculuğunun önemli bir halkasını da ziyaret etmiş olduk.

Şimdi ise hedefimiz Türkistan.

Hoca Ahmet Yesevi'nin şehri.

TÜRK DÜNYASININ MANEVİ İSİMLERİNDEN BİRİ

Ahmet Yesevi, Türk-İslam düşünce tarihinde önemli bir yere sahip.

Ünlü mutasavvıf, düşünür ve âlim olarak tanınan Yesevi, özellikle Türkçe kaleme aldığı Divan-ı Hikmet adlı eseriyle geniş bir coğrafyada etkili olmuş.

Onun düşünceleri ve tasavvuf anlayışı, Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada iz bırakmış.

Bu nedenle Türkistan'a gitmek, sıradan bir şehir ziyaretinden çok daha farklı bir anlam taşıyor.

Burada yalnızca bir tarihî mekânı değil, Türk-İslam düşüncesinin önemli bir şahsiyetinin bıraktığı mirası ziyaret ediyorsunuz.

AHMED YESEVİ KÜLLİYESİ

Türkistan'daki en önemli ziyaret noktamız hiç şüphesiz Hoca Ahmet Yesevi Külliyesi oldu.

Külliye, oldukça geniş ve ferah bir alana yayılmış.

İnsan buraya girdiğinde yapıların büyüklüğünden önce mekânın genişliği ve ferahlığı dikkatini çekiyor.

Geniş avlular, tarihî yapılar ve külliyenin çevresindeki düzenli alanlar ziyaretçiye hem mimariyi bütün olarak görme hem de sakin bir şekilde dolaşma imkânı sağlıyor.

Burada insanı etkileyen yalnızca yapının mimari ihtişamı değil.

Asıl etkileyici olan, yüzyıllar önce yaşamış bir düşünürün ve mutasavvıfın adının bugün hâlâ milyonlarca insan tarafından bilinmesi.

DİVAN-I HİKMET'İN MÜELLİFİ

Ahmet Yesevi'nin Divan-ı Hikmet adlı eseri, Türk tasavvuf ve edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip.

Yesevi'nin hikmetleri, insanların anlayabileceği sade bir Türkçeyle dinî ve ahlaki mesajlar vermesi bakımından da dikkat çekiyor.

Bu yönüyle Ahmet Yesevi'nin etkisi sadece kendi döneminde kalmamış.

Onun düşünce dünyası, yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalarda yaşamaya devam etmiş.

Bugün Türkistan'da türbesinin başında durduğunuzda insanın zihninden şu düşünce geçiyor:

Bir insanın gerçek mirası, arkasında bıraktığı eserler ve yetiştirdiği insanlardır.

Yesevi'nin mirası da yüzyıllar sonra hâlâ yaşamaya devam ediyor.

GENİŞLİK VE FERAHLIK

Külliye alanında dolaşırken özellikle dikkatimi çeken şey, mekânın genişliği oldu.

Tarihî yapılarda bazen eserlerin bulunduğu alanların son derece dar olduğunu görürüz.

Burada ise geniş bir alana yayılan külliye, ziyaretçiye rahat hareket etme imkânı sunuyor.

Bu ferahlık, ziyaretin manevi yönünü de güçlendiriyor.

İnsan kalabalığın içerisinde sıkışmadan, acele etmeden dolaşabiliyor.

Mimariyi inceleyebiliyor.

Sessizce oturup düşünebiliyor.

Ve geçmişle bugün arasında kendi iç dünyasında bir bağ kurabiliyor.

TÜRKİSTAN'DA TARİHLE BUGÜN YAN YANA

Türkistan'da dikkat çeken başka bir husus da tarihî miras ile modern şehir hayatının birlikte var olması.

Bir tarafta yüzyıllar öncesinden kalan külliye...

Diğer tarafta yeni şehir yapıları, yollar ve modern yaşam alanları...

Bu durum Kazakistan'ın tarihî mirasa verdiği önemi de gösteriyor.

Bir şehrin geleceğe hazırlanması, geçmişini geride bırakması anlamına gelmiyor.

Tam tersine geçmişini koruyarak geleceğe yürümek mümkün.

Türkistan bunun güzel örneklerinden biri.

TURUMUZUN SÜRPRİZİ: 8D GÖSTERİ

Türkistan'daki ziyaretimizin ardından tur firmamızın biz konuklarına hazırladığı sürpriz ise gezimizin son bölümünü daha da renkli hâle getirdi.

8D gösterimli bir deneyim bizleri bekliyordu.

Tur boyunca tarihî mekânları, müzeleri ve şehirleri ziyaret eden bizler için bu gösteri farklı bir deneyim oldu.

Görüntü ve ses efektleriyle hazırlanan gösteri, yolculuğun yorgunluğunu üzerimizden atmamızı sağladı.

Tur grubundaki bütün yolcuların bundan büyük bir keyif aldığını söylemek mümkün.

Gezi boyunca birlikte hareket eden insanların aynı anda şaşırması, gülmesi ve eğlenmesi de turun güzel hatıralarından biri olarak hafızamızda kaldı.

Bazen bir seyahatin en güzel anları, programda yazılı olanlardan çok son anda karşınıza çıkan sürprizler oluyor.

BİR TURDAN DAHA FAZLASI

Özbekistan'dan başlayıp Kazakistan'a uzanan bu yolculuk bizim için sadece şehirleri görmekten ibaret değildi.

Semerkand'da medeniyetin ihtişamını gördük.

Buhara'da ilmin izini sürdük.

Hive'de geçmişin nasıl korunabileceğine şahit olduk.

Taşkent'te modern Özbekistan'ı tanıdık.

Çimkent'te Kazakistan'a ilk adımımızı attık.

Ve Türkistan'da Türk-İslam dünyasının önemli isimlerinden Ahmet Yesevi'nin manevi mirasıyla buluştuk.

Bir başka coğrafyada dolaşırken aslında kendi tarihimizin ve kültürümüzün farklı parçalarıyla da karşılaşmış olduk.

YOLCULUĞUN SONUNDA

Her seyahatin bir sonu vardır.

Ama bazı yolculuklar bittiğinde insanın zihninde sadece fotoğraflar kalmaz.

Yeni bilgiler, yeni sorular, yeni dostluklar ve unutulmaz anılar da kalır.

Bizim Özbekistan ve Kazakistan yolculuğumuz da böyle oldu.

Binlerce kilometre yol kat ettik.

Farklı şehirler gördük.

Farklı sofralara oturduk.

Farklı insanlarla tanıştık.

Ama bütün bu farklılıkların altında bizi birbirimize bağlayan çok daha güçlü bir ortaklık olduğunu da gördük:

Tarih, kültür ve medeniyet.

Semerkand'dan Buhara'ya, Hive'den Taşkent'e, Çimkent'ten Türkistan'a uzanan yolculuğumuz bize şunu bir kez daha hatırlattı:

Coğrafyalar birbirinden uzak olabilir; fakat aynı medeniyetin izleri, binlerce kilometrelik mesafeleri aşarak insanları birbirine yaklaştırabilir.

Türkistan'da Ahmet Yesevi'nin külliyesinden ayrılırken geriye dönüp bütün yolculuğumuza baktım.

Ve zihnimde tek bir cümle belirdi:

Bazı yollar insanı bir şehirden başka bir şehre götürür; bazı yollar ise insanı kendi tarihine götürür.

Bizim yolculuğumuz biraz da böyle bir yolculuktu.

 

Okur görüşleri
1 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster1 yorum
NAMIK TORLAKCevap verBildir

Her güzelliğin, her heyecanın bir sonunun var olduğunu biliyorum Ekrem bey. Bu yazıda hatıralarımızın , o doyumsuz güzel seyahatimizin sonu olduğunu bize söylediniz. Sizin bu güzel yazılarınızı takip etmek isterim. Bizlere yaşattığınız bu yazı güzellikleri için teşekkürlerimi bir kez daha sunarım. Bizleri unutmamanız dileği ile hoşçakalın. Namık TORLAK