<div>Hoparlörde Duman çalıyor, güçlü sesiyle: <strong>“Kolay değil, kolay değil, kolay değildir…</strong></div> <div><strong>Güzel anam, canım anam, kolay değildir…”</strong><strong> </strong>Ben de elimde sert bir Türk kahvesi, sokağı izliyorum. Hava aşırı sıcak…</div> <div>Bu yüzden arabeske meyilliyim bu aralar.</div> <div>Düşünüyorum…</div> <div>Batman’da yaşamak kolay mı?</div> <div>Yok vallahi değil.</div> <div>Seviyorum elbette hem de iliklerime kadar.</div> <div>Burası baba ocağımız, ana kucağımız, göz bebeğimiz.</div> <div>Burası başlangıç noktamız, var olduğumuz yer.</div> <div>Belki de hayat çizgimizin son bulacağı yer.</div> <div><strong>Bir gün öleceğiz ve yine de bu toprakları terk etmemiş olacağız, kim bilir?</strong><strong> </strong><strong>Çok şehir tanıdım, gezdim, gördüm.</strong></div> <div>Moderni var, gelişmişi var, Avrupa gibi olanı bile var… Ama Batman’ın yamuk kaldırım taşlarını dahi başka şehirlerin afilli sokaklarına değişemem. Değiştirmem teklif bile edilemez! Böyle bile olsa, Batman’da yaşamanın kolay olduğunu hiçbir zaman iddia etmedim, edemem… Zira kolay değil kardeşim.</div> <div>Daha 35 yaşında genç bir şehir. Ama 650 bin nüfusun yükünü omuzlamış.</div> <div>İstiyorlar…</div> <div><strong>Haklılar da.</strong><strong> </strong><strong>Kimisi sosyal hayat istiyor, kimisi eğlence, kimisi parlak bir gelecek, kimisi sadece huzur.</strong><strong> </strong><strong>Çocuk güven istiyor, kadın güven istiyor, erkek bile bir köşede iç çekip “biraz rahatlık be” diyor.</strong><strong> </strong><strong>Hadi bakalım, yetiş yetişebilirsen.</strong></div> <div>Batman olmak da kolay değil! Ben olsam çoktan isyan etmiştim<strong>:</strong><strong> </strong><strong>"Eeh yeter be, canımı çıkardınız”</strong> Hele ki sen Amerikalı Batman değilsin! Ne pelerin var uçacak ne Batmobil var kaçacak. Sen bizim Batmane Batmane şarkımızdaki has be has Batman’sın. Köy-Kent arasında kafa karışıklığı yaşayan, Sanayi mi tarım mı karar verememiş, Ne sanayiyi ne tarımı adam akıllı becerememiş ama inadına ayakta duran genç bir şehir.</div> <div><strong>Durum net:</strong><strong> </strong><strong>Sorunlar kaplumbağa hızında çözülürken, yenileri ise ışık hızında sıraya giriyor.</strong><strong> </strong><strong>Kentleşme? Yarım yamalak!</strong><strong> </strong><strong>Trafik? Küfür ile çalışıyor!</strong><strong> </strong><strong>İmar? Dua ile ilerliyor.</strong><strong> </strong><strong>İstihdam? Eh işte!</strong></div> <div>Ama en ağır mesele: Uyuşturucu.</div> <div>Sokaklarda zehir kol geziyor.</div> <div>Parklar, hatta okul çevreleri dahi tehlikeli artık. Emniyet operasyon üstüne operasyon yapıyor ama sorun kökten çözülmüyor. Çünkü mesele sadece "madde" değil. Yan etkileri de var: Hırsızlık, çeteleşme, fuhuş, sanal kumar… Vitesi boşa almış yokuş aşağı giden kamyon gibi… Hepsi birbirini tetikliyor.</div> <div>Evlerde ne dramlar yaşanıyor, kim bilir?</div> <div>Geçen hafta Batman Valiliği’nin düzenlediği Uyuşturucu ile Mücadele İstişare Toplantısı’na katıldım. Bu kez sadece gazeteci olarak değil, sizlerin de sesi olarak oradaydım.</div> <div><strong>Aklımda ne varsa mikrofona döktüm:</strong><strong> “Sadece operasyonla olmaz, önleyici tedbirler de lazım” dedim.</strong><strong> ”AMATEM randevuları neden piyango çıkmasını beklemek gibi?” diye sordum.</strong><strong> “Tedavi olmak isteyen genç, nasıl gidecek başka şehirlere? Parası yoksa, ailesi yanında değilse, gidemesin mi?”</strong><strong> “Tedavi olup gelene iş yoksa, ne yapacak bu çocuk?”</strong><strong> “Sanal bahis de bağımlılık. Kumar, yuvaları yıkıyor”</strong><strong> “Gençler banka hesaplarını kara para aklayanlara kiralıyor, hayattan siliniyor. Farkında mısınız bunun?” diye anlattım, tane tane.</strong></div> <div>Sağ olsun Vali Yardımcılarımız dinledi, not aldı, ilgili müdürlere dönüp gerekli talimatları verdi. Ne kadar etkili olacak, zaman gösterecek ama en azından dinleyen vardı.</div> <div>Bizi bilen bilir. Batman Sonsöz Gazetesi olarak bu konuda yıllarca elimizi de gövdemizi de koyduk taşın altına. BAMED’le beraber, onlarca gencin hayatına dokunduk. Genel Başkan Mehmet Demirhan’ın kurduğu yönetimle gönüllü bir ekibiz. Ben de fahri gönüllüsüyüm derneğin.</div> <div>Ama biliyorum ki bu tür derneklerin çalışmaları imkan değil, inanç ve Batmanlılık meselesi. İmkan yok denecek kadar az. Destek olsa belki Batman, bambaşka konuları konuşuyor olurdu.</div> <div>Batman Valiliği’nin uyuşturucuyla mücadele birimi de var. Gönüllü sosyologlar, psikologlar canla başla çalışıyor. Ama onların yapabildiği de sınırlı:</div> <div>İkna et, konuş, yönlendir.</div> <div>Bence artık o sınırları aşma zamanı geldi.</div> <div>Çünkü kabul edelim, tehlike çanları çalmaya başladı.</div> <div><strong>Mesela…</strong><strong> </strong><strong>Kaz Dağları’nda Kurtuluş Vakfı diye bir yer var.</strong><strong> </strong><strong>Uyuşturucu bağımlılığına “hastalık değil, sosyal kriz” diyorlar.</strong><strong> </strong><strong>İlaç yok, bağımlılık etiketi yok, sadece hayat var.</strong></div> <div>Düşünsenize… Batman’da, Kıra Dağı’nın eteklerinde ya da Batıraman Dağları’nın kucağında dev bir kompleks… İçinde spor sahaları, yüzme havuzları, hamam, sauna, atölyeler, doğa yürüyüşleri, terapi alanları… Uyuşturucudan uzak bir ortam ama aynı zamanda hayata yakın bir yer. Tedavi değil sadece iyileşme mekanı. Topluma yeniden kazandıracak bir merkez.</div> <div><strong>Hayal mi?</strong><strong> </strong><strong>Belki.</strong><strong> </strong><strong>Ama Batman için neden olmasın?</strong><strong> </strong><strong>Yeter ki herkes elini taşın altına koysun.</strong></div> <div>Herkes “ben de varım” desin.</div> <div>Belki bir gün, Batman Valiliği ve Batman Belediyesi bu kanayan yaraya sadece yara bandı değil, sağlam bir reçete yazar. Çünkü Batman güçlü bir şehir.</div> <div>Çünkü Batman, isterse yapar, başarır, üstesinden gelir.</div> <div><strong>Bu yüzden Duman’a biri söylesin lütfen:</strong><strong> </strong><strong>Kolay değil ama imkânsız da değil.</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>