<div>Gazetecilerin aynı fikirde olması zor iştir.</div> <div>Hatta bazen aynı cümlede bile anlaşamayız. Ama söz konusu iftar olunca, iş değişiyor. Çünkü iftar masasında en keskin kalem bile önce çorbanın buharına yeniliyor.</div> <div><strong>Geçtiğimiz günlerde Batman Valisi Ekrem Canalp ve kıymetli eşi Dr. Ayten Canalp, kentte görev yapan basın mensuplarını Batman Sivil Toplum Merkezi’nde (STM) ağırladı. </strong></div> <div>Programın özeti şöyle: gazeteciler, aileleri, bol sohbet, biraz tebessüm ve fonda insanın içini sakinleştiren bir ney sesi.</div> <div>İftar öncesi masaları tek tek gezerek gazetecilerle sohbet etti Canalp Çifti.</div> <div>Gazeteciler de klasik refleksle önce selam verdi, sonra “Sayın Valim bir konu var ama…” diye başlayan cümleleri içlerinden geçirdi.</div> <div>Neyse ki iftar vakti yaklaşınca herkesin dikkati aynı noktaya kilitlendi: çorba nerede?</div> <div><strong>Programda Vali Yardımcıları Ekrem Güngör ve Mustafa Caner Culukar, Valilik Basın Müdürü Vahap Asma, Beldiye Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Murat Sütçü de eşlik etti bize.</strong></div> <div>Ama en dikkat çekici kalabalık, hiç kuşkusuz Batman Çalışan Gazeteciler Derneği’ydi.</div> <div>Öyle iki kişi, üç kişi değil.</div> <div>Tabiri caizse tam kadro.</div> <div>Yönetim Kurulu, üyeler, aileler…</div> <div>Cümbür cemaat oradaydık.</div> <div>Öyle ki dışarıdan bakan biri salonda bir derneğin kongresi olduğunu düşünebilirdi.</div> <div>Ney dinletisi eşliğinde iftar yapmak insana garip bir huzur veriyor.</div> <div><strong>Normalde haber kovalamaktan, manşet tartışmaktan ve birbirinin haberine göz ucuyla bakmaktan yorulan gazeteciler o akşam gayet sakin bir şekilde aynı salonda oturuyordu. Demek ki mümkünmüş.</strong></div> <div>Üstelik STM binasının da ayrı bir havası var.</div> <div>Bu ruhun iyi işlemesinde Sivil Toplum İlişkiler Müdürü Kemal Akkurt’un ev sahipliğinin de payı büyük. Misafirlerini iyi ağırlayan bir ev sahibi gibiydi.</div> <div>Ama gecenin en keyifli kısmı iftardan sonra başladı.</div> <div>Batman manzaralı terasta içilen çayın tadı başka oldu.</div> <div><strong>Şehir ayaklarınızın altında, sohbet sakin ve kaygısız, gazeteciler ise alışık olunmayan şekilde sakin.</strong></div> <div>O anda fark ettim: Biz aslında bir arada olmayı seviyoruz.</div> <div>Çünkü gazeteciler genelde iki yerde bir araya gelir: ya basın toplantısında ya da bir tartışmanın ortasında. Bu kez ne mikrofon kavgası vardı ne manşet polemiği.</div> <div>Sadece sohbet vardı.</div> <div>Bence bu tür birlikteliklere daha çok ihtiyaç var.</div> <div>Çünkü rekabet güzel şeydir ama kindarlığa dönüşürse gazeteciliğe faydası yok.</div> <div><strong>Fikir ayrılıkları da zenginliktir ama kavgaya dönüşürse kimse kazanmaz.</strong></div> <div>Kısacası o akşam şunu gördük:</div> <div>Aynı salonda iftar açabilen gazeteciler, aynı şehir için daha iyi yazılar da yazabilir.</div> <div>En azından iftardan sonra içilen çay bunu düşündürdü.</div>