<div>Pazartesi sendromu diye bir şey var, bilirsiniz.</div> <div>Bir iç sıkıntı hali.</div> <div><strong>Sanki her </strong><strong>şey </strong><strong>üst </strong><strong>üste geliyormu</strong><strong>ş gibi hissettirir.</strong></div> <div>Ama bu Pazartesi, öyle bir Pazartesi değildi.</div> <div>Hani bazı günler sihirli olur ya, mesela <strong>1 Mayıs</strong> gibi.</div> <div>Tarihin tozlu raflarından çıkıp gelen bir coşku, bir isyan, bir <strong>“ben buraday</strong><strong>ım</strong><strong>”</strong> hali…</div> <div>İşte bu Pazartesi de o yüzden farklıydı:</div> <div><strong>1 Eyl</strong><strong>ül D</strong><strong>ünya Bar</strong><strong>ış G</strong><strong>ün</strong><strong>ü’yd</strong><strong>ü.</strong></div> <div>Hafif bir heyecan.</div> <div>Rahatsızlık vermeyen bir telaş…</div> <div>Dedim ki:</div> <div>Hareket berekettir.</div> <div><strong>Kadraj Dergisi’nin yeni ofisindeyim.</strong></div> <div>Mevsimlik çırağımız <strong>Dilovan</strong>’la çay demliyoruz.</div> <div>İçine de bir parça kuru gül;</div> <div>Hem ruhumuz güzelleşsin hem frekansımız yükselsin.</div> <div>Çayın buharı üstündeydi ki;</div> <div><strong>CHP Diyarbak</strong><strong>ır Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyesi Sezgin Tanrıkulu içeri girdi.</strong></div> <div>Esnaf ziyaretinden geliyor.</div> <div>Elindeki peçeteyle alnındaki teri silerken biraz yorgun ama buna rağmen koştur koştur görünüyor.</div> <div>Kameranın karşısına geçtiğimizde o yorgunluk, yerini sakin bir dirayete bırakıyor.</div> <div><strong>T</strong><strong>ürkan</strong><strong>’la Kadraj</strong><strong>’ın yeni b</strong><strong>öl</strong><strong>üm</strong><strong>ün</strong><strong>ü </strong><strong>çektik.</strong></div> <div>Yeni süreç…</div> <div>CHP’ye yönelik gözaltılar…</div> <div>Ve biraz Batman…</div> <div>Tanrıkulu, çarpıcı yorumlarıyla Kadraj’a ağırlık kattı.</div> <div><strong>Kameranın “off” tuşuyla birlikte, alelacele araçlara geçtik.</strong></div> <div>Doğruca Batman Barosu’na…</div> <div><strong>Hava sıcak ama Av. Tahir Elçi Konferans Salonu tıklım tıklım.</strong></div> <div>Öyle konser kalabalığı gibi değil…</div> <div>Kendini bilen, memleketin derdiyle dertlenenlerin oluşturduğu bir kalabalıktı bu.</div> <div>Bir dikkat, bir ilgi…</div> <div><strong>Programda emeği olan Batman Barosu Basın Koordinatörü Av. Kutbettin Suçin, konukları karşılıyor.</strong></div> <div>Baro Başkanı Hamit Çakan ise kendinden emin şekilde moderatör koltuğunda…</div> <div>Selamlama konuşması biraz duygusal biraz heyecanlı…</div> <div><strong>Yan</strong><strong>ında ise </strong><strong>“meslekta</strong><strong>şım ve a</strong><strong>ğabeyim</strong><strong>” dedi</strong><strong>ği </strong><strong>üç hukuk</strong><strong>çu siyaset</strong><strong>çi</strong><strong>…</strong></div> <div>DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili <strong>M. Emin Ekmen.</strong></div> <div>Sağında CHP Diyarbakır Milletvekili<strong> Sezgin Tanrıkulu.</strong></div> <div>DEM Parti Batman Milletvekili <strong>M. Rüştü Tiryaki.</strong></div> <div>Farklı partilerden hukukçu siyasetçiler.</div> <div><strong>Onlar, hukuk</strong><strong>çu kimliklerini, siyasi kimliklerinin daima önünde tutmayı başarmışlar.</strong></div> <div>Farklı siyasal yaklaşımlarla, aynı masadaydılar.</div> <div>Memleket meselesine farklı pencerelerden bakarak, ortak bir sonuca ulaşabildiler.</div> <div>Hepsi bölge insanı…</div> <div>Hepsi insan haklarının peşinde…</div> <div><strong>Hepsi </strong><strong>‘adalet ve bar</strong><strong>ış’ deyince ses tonunu bir oktav yükseltenlerden.</strong></div> <div>DEM Parti’den <strong>M. Rüştü Tiryaki</strong>, Cumhuriyet tarihi boyunca süren inkâr politikalarını hatırlatırken;</div> <div><strong>“İç bar</strong><strong>ış sa</strong><strong>ğlanmadan demokratikle</strong><strong>şme m</strong><strong>ümk</strong><strong>ün de</strong><strong>ğil</strong><strong>”</strong> dedi.</div> <div>Sonra umutlu bir parantez açtı:</div> <div><strong>“Hi</strong><strong>ç olmad</strong><strong>ığım</strong><strong>ız kadar bar</strong><strong>ışa yakınız”</strong></div> <div>CHP’li Sezgin Tanrıkulu, 40 yılı aşan çatışmaların bıraktığı acı mirasa değindi.</div> <div>60 binden fazla can…</div> <div>Ve dedi ki:</div> <div><strong>“Çöz</strong><strong>üm, </strong><strong>öfkeyi dindirmekten ve toplumsal r</strong><strong>ıza </strong><strong>üretmekten ge</strong><strong>çer</strong><strong>”</strong></div> <div>DEVA Partisi’nden <strong>M. Emin Ekmen</strong> de geçmişin çözüm girişimlerini hatırlattı.</div> <div>Ama bu sürecin onlardan farklı olduğunu vurguladı.</div> <div>Güvensizlik hâlâ yüksek ama şartlar değişiyor.</div> <div>Uluslararası dengeler de <strong>“hadi art</strong><strong>ık</strong><strong>” </strong>der gibi.</div> <div>Yeni bir şeylerin başladığını hissettiriyor.</div> <div>Ve işte böyle…</div> <div><strong>O me</strong><strong>şhur Pazartesi sendromu, bu defa yerini başka bir şeye bıraktı:</strong></div> <div>Umuda…</div> <div>Harekete…</div> <div>Ortak bir dile…</div> <div>Kim bilir, belki de barış;</div> <div><strong>Bir kuru g</strong><strong>ül tanesi gibi, </strong><strong>çay</strong><strong>ın i</strong><strong>çine at</strong><strong>ıld</strong><strong>ığında yumu</strong><strong>şac</strong><strong>ık yay</strong><strong>ılan bir koku gibidir.</strong></div> <div>Fark etmeden başlar.</div> <div>Ama başladığında…</div> <div>Her şey değişir.</div>