Ben kaybettim ama Batman kazandı

Ben kaybettim ama Batman kazandı

Konumuz Batman Valisi Ekrem Canalp.


12 Mayıs 2022’den bu yana Batman Valisi olarak görev yapıyor Sayın Canalp.
4 Kasım 2024 itibarıyla bu göreve Batman Belediye Başkan Vekilliği de eklendi.

Yani hem merkezi idarenin hem yerel yönetimin sorumluluğunu aynı anda taşıyan bir isimden söz ediyoruz.

Görev süresi 3,5 yılı aşınca, doğal olarak gözler Ankara’ya çevrildi.
Kararname beklentisi yükseldi.
Kulisler hareketlendi.

Gidecek mi?
Kalacak mı?

Bu soru yalnızca siyasi kulislerde değil, Batman’da da neredeyse gündelik sohbetlerin ana başlığına dönüştü.

Gazete ofisimize gelen okurların, sivil toplum temsilcilerinin, hatta bürokratların bile ortak sorusu buydu.

Ocak kararnamesi açıklandığında tablo netleşti:
Batman Valisi Ekrem Canalp görevine devam ediyordu.

Kararname sonrası telefonum çaldı.

Arayan, Türkiye Gençlik Konseyi (TGK) Genel Başkanı Mekan Görük ve Medya Gazetesi Sahibi Ercan Aslan’dı.

Mesajı ise çok netti:

“İddiayı kaybettin, yemeği nerede yiyoruz?”

“Bu bir kararname değil, kararnamecikti” diyerek duruma itiraz ettiysem de sonuç değişmedi.

Girdiği iddiaların çoğunu kazanan biri olarak bu duruma alışmam biraz zor oldu diyebilirim.

Sonra “söz senettir” dedim.

Kendilerini Kristal Et Lokantasına davet ettim.

Kuşbaşı ya da et döneri tavsiye ettiysem de dinletemedim.

“Böyle ağır bir iddiaya, ağır bir yemek gider” deyip, vali kebabı sipariş ettiler.

Afiyetle yedik.

Yerken de kararnameyi konuştuk tabi.

Tabi mesele yalnızca bir iddia değildi.

Çünkü bu kararname, Batman özelinde önemli bir siyasi ve idari mesaj da içeriyordu.
Ekrem Canalp’in görevde kalması, Ankara’nın Batman’daki mevcut idari ve siyasi denklemden memnun olduğunun işaretiydi.

Özellikle son dönemde valilik–belediye–iktidar milletvekilleri–il teşkilatı arasındaki uyumlu çalışma, bu kararın arka planındaki en önemli faktörlerden biri.

Türkiye’de projeler her zaman vardır.
Dosyalar hazırlanır, sunumlar yapılır, planlar çizilir…
Ama uygulamaya gelindiğinde iş değişir.

Batman’da son yıllarda atılan adımlar, “kağıt üzerinde kalan projeler” kategorisinden çıkıp sahaya yansıyan işler oldu.

Açılan yollar, ağaçlandırma çalışmaları, ulaşım master planı, engelsiz yaşam merkezi, sivil toplum merkezi gibi yatırımlar bunun örnekleri.

Özellikle BATRAY projesi, Batman’ın ulaşım vizyonu açısından kritik bir eşikti.

İlk kez bu kadar somut bir aşamaya gelinmiş olması tesadüf değil.

Bu noktada valiliğin ısrarlı takibi ve merkezi idareyle kurulan doğru temasların payı büyük. Böyle bir projeye bu kadar yaklaşmışken, “tamamlanmadan görev değişikliği” Ankara açısından da rasyonel bir tercih olmazdı.

Valilik binasının yıkılarak yerine kent meydanı yapılması meselesi de yalnızca mimari bir tercih değildi tabi.

Bu proje, kent kimliği, kamusal alan ve şehir vizyonu açısından iddialı bir karardı.

Bu tür projeler, yerel yönetime olduğu kadar merkezi idarenin de imzasını taşır.

Dolayısıyla sürecin ortasında isim değişikliği riskli görülmüş olabilir.

Hepsini geçtim!

En önemlisi; kayyumluk görevi var, değil mi?.

Böylesine hassas bir dönemde kayyum değişikliği de göze alınmamış olmalı.

Tüm bunların kritiğin yaparken Mekan Görük’ün paylaşımı ile mesaj kutularıma peş peşe yorum geldi.
Gazetecilikte “tahmin” ile “talep” sık sık karıştırılır.

“Gidebilir” dediğinizde, “gitmesini istiyor” gibi algılanabiliyor.

Oysa bizim görevimiz istemek değil; siyasal atmosferi, kulisleri ve verileri okuyarak öngörüde bulunmaktır.

Vali Canalp’in görevde kalması, Batman’da istikrarın sürdürülmesi tercihi olarak okunmalı. Aynı zamanda Ankara’nın, “başladığın işi bitir” mesajı verdiği bir tabloyla da karşı karşıyayız.

Sonuç olarak ben iddiayı kaybettim.
Ama Batman kazandı.

Bu arada yemeğin hesabı ise arka masada misafirlerini ağırlayan ASKON Başkanı Selman Nasıroğlu tarafından kapatılmıştı.
Bu da Batman’daki sivil toplum–idare ilişkisinin sıcaklığını gösteren sembolik bir not olarak kalsın.

İddia kaybedildi belki ama;

denge bozulmadı,
projeler yarım kalmadı,
siyaset yerli yerinde durdu.

Bazen kazanmak; iddiada haklı çıkmaktan değil,
şehir adına doğru kararın verilmiş olmasından geçer.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ