<div>Batman’da gazeteciliğe ve röportaj dünyasına biraz heyecan, biraz renk, biraz samimiyet katmak için başlattığım <strong>Türkan’la Kadraj</strong> programlarımı izlemeyen kaldı mı?</div> <div>Sanmıyorum.</div> <div><strong>Her bölümde biraz daha özenle hazırladığım bu söyleşilere gelen içten yorumlarınız beni öyle bir motive etti ki; </strong></div> <div><strong>vallahi koca bir teşekkürü hak ettiniz.</strong></div> <div>Bu motivasyon ile programımızın 10. bölümünü devirdik.</div> <div>Yeni bölümümüzü yeni ofisimizde çekmenin de şımarıklığı üzerimde biraz, affola :)</div> <div>Ayaklarımızın altında enerji veren güneş figürlü bir kilim,</div> <div>Arka fonda kadifeden yapılmış siyah ve turuncu perdeler,</div> <div>Önümüzde sade Türk Kahveleri…</div> <div>İyi bir sohbet için her şey hazırdı.</div> <div><strong>Bu özel bölümde, Batman’ın adalet kalesinin anahtarını elinde tutan isimle; </strong></div> <div><strong>Baro Başkanı Avukat Hamit Çakan’la buluştuk.</strong></div> <div>Kendisi öyle bir Batmanlı ki, memleketini anlatırken gözleri ofisteki yayın ışığı kadar parlıyordu, görmemek mümkün değildi.</div> <div><strong>Babasının tayiniyle çocukluğunun bir kısmını Adana'da geçirmiş. </strong></div> <div>Sıfır Türkçe ile ‘komşu teyzenin ne dediğini anlamadan’ büyüyen bir çocukluk…</div> <div>Zor olmuştur, elbette.</div> <div>Neyse ki çok uzun sürmemiş.</div> <div>Lise eğitimine, baba ocağı Batman’da devam etmiş.</div> <div>Oradan da ver elini Ankara…</div> <div>Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin yollarını aşındırmış.</div> <div>Eee memur maaşıyla üniversite okumanın zor olduğu yıllar…</div> <div><strong>O da hem okur hem çalışır hem hukuk okurken adaletin çilesini çekerim diyerek DMS’ye girmiş.</strong></div> <div>Kazanmış.</div> <div>Okurken bir yandan da memurluk yapmış.</div> <div>Günün yarısı ders, diğer yarısı iş…</div> <div>Ama ortada avukatlık hayali durunca tüm zorluklara katlanmak daha kolay olmuş onun için.</div> <div>Mezun olur olmaz <strong>“beni kimse tutamaz”</strong> demiş, diplomayı kapıp Batman’a dönmüş.</div> <div>Dönemin Batman Baro Başkanı Merhum Zekeriya Aydın’ın yanında staj eğitimi almış.</div> <div>İyi ki de öyle olmuş.</div> <div>Mesleği öğrenmiş.</div> <div>Batman Barosu’nu en iyi onunla tanımış.</div> <div>Kendi bürosunun açılışında ise bir aşirete mensup olduğunu öğrenmiş.</div> <div>DNA testine gerek kalmadan, kulaktan kulağa gelmiş Reşkotan Aşiretinden olduğu…</div> <div><strong>Batman Barosu’nun başkanlığına seçildiği kongrede “Ben Baro’yum” derken kimisi “sen kim oluyorsun?” diyerek tepki göstermiş.</strong></div> <div>O ise “Ben artık Batman Barosu’nun bir yansımasıyım, neden yanlış anlaşıldı ki?” diye düşünmeden edememiş.</div> <div><strong>Batman Barosu’nun iyilikseverliğini, dik duruşunu, hak savunucusu yanını ve adaletli yapısını kendine rehber edinmiş.</strong></div> <div>Sorduğum soruya cevabı hazırdı:</div> <div><strong>“Bir daha dünyaya gelsem yine avukat olurdum”</strong> derken, mesleğine olan bağlılığını anlattı.</div> <div>Ve ekledi;</div> <div><strong>“Ama bu defa biraz daha gözü kara, elini masaya daha sert vuran bir avukat…”</strong></div> <div>Sohbetimiz sandığımdan daha akıcı geçti.</div> <div>Tek bir soruma dahi <strong>“pas geçelim” </strong>demedi.</div> <div>Özellikle iki konuya dikkat çekti:</div> <div>İlki, banka hesap kartlarını dolandırıcı çetelere kiralayarak sicili bozulan ve geleceği kararan gençler…</div> <div>Yani şöyle düşünün:</div> <div><strong>“Banka kartımı arkadaş kullansın”</strong> diyorsun.</div> <div>Sonra bir bakıyorsun, adliyede dolandırıcılık davasının başrolündesin.</div> <div>Başkan Çakan, bu konuda gençlere ciddi ama babacan bir dille seslendi:</div> <div><strong>“Kartınızı kiraya vermeyin. Hele hele bilmediğiniz kişilere asla! Eğer zamanında birilerine hesap kartlarınızı verdiyseniz gelin Baro’ya, bu filmi geri sararız”</strong></div> <div>İkinci ve daha derin konu ise barış süreciydi.</div> <div>Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran o günlere, silahların sustuğu ve umutların konuştuğu anlara şahitlik etti Başkan Çakan.</div> <div><strong>Süleymaniye'deki Sacana Mağaraları’nda PKK’lilerin silahlarını yaktığı töreni bizzat izlemiş, içten içe duygusallaşmış. </strong></div> <div>Anlatırken çok umutluydu;</div> <div><strong>“Barışmak dışında hiçbir seçeneğimiz kalmadı”</strong>diyordu.</div> <div><strong>“Bu kez olacak”</strong> umuduyla anlattığı her detay, tarihin tozlu raflarına değil, bugünün belleğine not düşmeyi hak ediyordu.</div> <div><strong>Türkan’la Kadraj’ın 10. bölümünde samimiyet ve dobra cevaplar vardı. </strong></div> <div>Mizah da vardı, derinlik de…</div> <div>Sadece röportaj değil, adeta bir iç döküş, bir memleket manifestosuydu.</div> <div>Hamit Çakan ile Türkan’la Kadraj’a bir tema yaz deseydiniz cevabım net olurdu;</div> <div>Güneş desenli kilimde bir adalet sohbeti…</div> <div>Dip Not: Batman’ın yorgun sokaklarında adaletin sesi olmak kolay değil, kabul…</div> <div>Ama Hamit Çakan’ın çabası tam da bunun için.</div> <div><strong>Bir kahvenin kırk yıl hatırı olur derler ya,</strong><strong> </strong><strong>bu sohbet de en az bir kahve kadar hatır bıraktı, emin olun.</strong><strong> </strong></div> <div><strong>Hâlâ izlemediyseniz, YouTube’da Batman Sonsöz TV kanalına bi uğrayın, derim.</strong><strong> </strong></div> <div>Yeni kadrajlarda buluşmak dileğiyle…</div>