<div> </div> <div>ÇOCUKLAR ZEHİRLENİYOR</div> <div>2016 yılında Kozluk’un Çayönü Köyünde taşımalı eğitim gören 57,</div> <div>2015 yılında Oymataş, Şeyh Çoban ve Yaylıca Köylerinde taşımalı eğitim gören 50,</div> <div>Batman’da bir okulda dağıtılan sütlerden 6 öğrencinin zehirlenme vakasına bu yıl da bir yenisi eklendi…</div> <div>Batman’da geleneksel olarak her yıl gerçekleşen vakalardan biridir “öğrenci zehirlenmesi”</div> <div>Bu yılki vaka, 34 öğrencinin katılımı ile şaşaalı bir şekilde gerçekleşiverdi.</div> <div>Kozluk İlçesinin Çayönü Köyüne bağlı Dilimli Mezrasında bulunan Dilimli Okulunun 34 öğrencisi, taşımalı eğitimler geldikleri okulda dağıtılan kumanyalardan afiyetle yedi.</div> <div>Afiyetle yemenin sonu, karın ağrısı ve kusma şikâyeti ile devam etti.</div> <div>Büyük bir panikle hastanelere kaldırıldı çocuklar.</div> <div>Bizde panik ve tedbir, facia gerçekleştikten sonra gelir bilirsiniz.</div> <div>Buna kabaca “Allah’a emanet yaşıyoruz” da diyebiliriz.</div> <div>Panikle kaldırıldıkları hastanelerde, rahatsızlıklarının teşhisini</div> <div>Her neyse, hastalılarının teşhisini yapmak için doktor olmaya gerek yok.</div> <div>Artık sıradan ve olağan hale gelen sonuçlara göre çocuklar (yine) zehirlenmişti…</div> <div>İğne ve serum tedavisinin ardından tek tek evlerine yollandılar.</div> <div>Anne babalarının yanlarına…</div> <div>Sonraki gün okulda dağıtılan yemeklere nasıl yaklaştılar, yemeye cesaret edebildiler mi bilmiyorum ama okul yöneticileri yine bildik bir açıklamaya imza atıp “yemekler, laboratuarlarda inceleniyor” sözlerini sarf etti.</div> <div>Bana da “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” deyimini kullanmam için gün doğdu tabi?</div> <div>Sormak istiyorum, yemekler, tüketildikten sonra mı analiz ediliyor acaba?</div> <div>Bizde bu sorgusuzluk, yöneticilerde bu sorumsuzluk devam ettiği sürece “geleneksel zehirlenme vakaları” her yıl düzenli olarak devam edecek belli ki…</div> <div>***</div> <div>ATMAYIN ŞU KUTLAMA MESAJLARINI YAHU…</div> <div>Gelgelelim bugünün anlam ve önemine…</div> <div>Malumunuz 8 Mart bugün.</div> <div>Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor her yıl.</div> <div>Kimisi tiyatro veya seminerlerle,</div> <div>Kimisi toplantı veya şarkı-müziklerle</div> <div>Kimisi sahada gerçekleştirdiği kadın ziyaretleri ile…</div> <div>Ortak amaç, 8 Mart’a yani toplumun bir parçası olan “kadın”a yönelik farkındalık oluşturmak.</div> <div>Ve elbette dünya kadınlarının ortak sorunlarına çözüm aramak.</div> <div>Çünkü kadın,</div> <div>Evde, sokakta, işyerinde, her yerde</div> <div>Küçük yaşta, gençlikte, yaşlandığında, her zaman</div> <div>Abisi, babası, eşi, oğlu, işvereni, herkes tarafından</div> <div>İstismara uğruyor, ötekileştiriliyor, engelleniyor, darp ediliyor, yok sayılıyor…</div> <div>Bu yüzden kadınlar, bu anlamlı günde “ben varım” demenin yollarını arıyor.</div> <div>Farkındalık oluşturma adına yapılan her şey, baş göz üstüne de…</div> <div>Katlanamıyorum şu sıradan “kutlama mesaj”larına…</div> <div>Yahu iki paragraf yazıyla kadının değerini anlatmak, şiddet ve istismarın son bulmasını temenni etmek, bu konuda yapabileceğiniz tek şey mi?</div> <div>Yok mu başka bi’şi?</div> <div>Neyse demem o ki, bilindik ve ezber cümlelerin, kes-kopyala-yapıştır usulü ile bir demeç haline getirilip, yayımlanmak üzere gazetelere yollanılması, hiçbir zaman samimi gelmedi ve gelmeyecek de…</div>