<div>Sabah 9.30.TPAO Yerleşkesi’ndeyiz, Kristal Park’ta.</div> <div>Çay termosları geliyor.</div> <div><strong>Tabaklar masaya bırakılıyor. Peynir seçiminin ne kadar isabetli olduğunu konuşuyorum, yanımdaki meslektaşlarla.</strong></div> <div>Gazeteciler orada. Siyaset orada. Batman, her zamanki gibi masanın tam ortasında.</div> <div>Ak Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, yine geleneksel istişare toplantılarından biri için davet etmiş.Üç ayda bir olduğu gibi…</div> <div><strong>Bu toplantıları sevdik. En azından merak ettiklerimizi sorabiliyor, eleştirilerimizi dile getirebiliyoruz.Bir anlamda içimizi döküyoruz.</strong></div> <div>Sohbet başladı. Ama asıl mesele konuşulanlar değildi; konuşulabilenlerdi.</div> <div>Ulaşım. Sağlık. Sanayi. Turizm. İstihdam…</div> <div>Başlıklar yeni değil. Yeni olan, bu başlıkların artık havada kalmaması. Söylenen cümlelerin bir yere temas etmesi.</div> <div>Batman uzun yıllar aynı filmi izledi. Herkes kenti sevdiğini söyledi. Herkes başka bir yerinden çekti.</div> <div><strong>Sonuç mu? Gürültü vardı ama yol haritası yoktu.</strong></div> <div>Şimdi tablo daha farklı.</div> <div>Vali ile vekil aynı dili konuşuyor.</div> <div>Vekil ile teşkilat uyumlu. Teşkilat kendi içinde tıkır tıkır. Farklı partilerden isimler bile “önce Batman” diyerek uzlaşıya açık bir kapı bırakıyor.</div> <div>Bu şehir için bu tablo olağan değil. O yüzden fark ediliyor.</div> <div><strong>Nasıroğlu’nun özellikle altını çizdiği cümle boşuna değildi: “Birbiriyle uzlaşan kent, bizim markamız.”</strong></div> <div>Batman’ın yıllarca eksik kalan tarafı da tam olarak buydu. Para bulundu.</div> <div>Bina yapıldı. Yol açıldı. Ama uzlaşma yoktu.</div> <div>Şimdi bir uzlaşı sağlandıysa, gerisi zamanla gelir.</div> <div><strong>Masada küçük ama anlamlı bir detay daha vardı: Türkiye–Polonya Dostluk Grubu Başkanlığı.Vekil Nasıroğlu’nun yürüttüğü görevlerden biri bu.</strong></div> <div>Bu bir koltuk meselesi değil. Batman’ın adının başka masalarda da anılması demek. Kentin kendi içine kapanmaması demek.</div> <div>Şu soruyu sormak gerekiyor: Ferhat Nasıroğlu’nun milletvekilliğine ihtiyacı var mıydı?</div> <div>Net cevap: Yoktu.</div> <div><strong>İş dünyasında zaten güçlü. Bürokraside ve devlet kademelerinde ulaşamadığı bir kapı yok. Böyle isimler için vekillik makam değil, sorumluluktur.</strong></div> <div>O sorumluluk bugün raflardan indirilen projelerde kendini gösteriyor. Yıllardır bekleyen dosyalar yeniden açılıyor.“Olmaz” denilen işler bir kez daha masaya yatırılıyor.</div> <div><strong>Elbette her şey güllük gülistanlık değil. Sorunlarımız tamamen bitti mi? Pembeye boyanmış bir hayalin içinde miyiz?</strong></div> <div>Hayır.</div> <div>Sorunlarımız hâlâ diz boyu. Batman, sorun biriktirmeyi seven bir şehir. Bir dönemde çözülmez. Belki birkaç dönemde de…</div> <div>Ama bugün kent yerinde saymıyor. Yavaş da olsa ilerliyor. Ve bu his, uzun zamandır ilk kez bu kadar net.</div> <div>Ne diyelim…</div> <div>Bize de teşekkür etmek düşüyor.</div> <div><strong>Bu kentin yükünü gerçekten omuzlayan, en küçük sorununa bile neşter vurmaktan kaçınmayan kim varsa: iyi ki var olmuş, hep var olsun.</strong></div>