<div style="text-align:right"><strong>…</strong></div> <div style="text-align:right"><strong>Koşuyor altı yaşında bir oğlan,</strong></div> <div style="text-align:right"><strong>Uçurtması geçiyor ağaçlardan,</strong></div> <div style="text-align:right"><strong>Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman</strong></div> <div style="text-align:right"><strong>Çocuklara kıymayın efendiler</strong></div> <div style="text-align:right"><strong> Bulutlar adam öldürmesin</strong></div> <div><strong>***</strong></div> <div> Kederli günlerimizden birini daha yaşıyoruz. Sanırım bölgenin kaderi oldu yas tutmak.</div> <div>Henüz birinin kederi geçmeden başka bir felakete doğru sürüklenmek, en sık karşılaştığımız durumlardan biri artık.</div> <div>Diyarbakır’da HDP mitinginde meydana gelen ve 5 kişinin ölümüne yol açan saldırıdan sonra, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bulunan Amara Kültür Merkezi’nde de haince bir saldırı gerçekleşti.</div> <div>32 gencin ölümüne, 100’ü aşkın kişinin ise yaralanmasına neden oldu.</div> <div>Kobanê’ye gitmek için bir araya gelen 300’e yakın genç, kültür merkezinin bahçesinde ölüme uğurlandı.</div> <div>Kobanê’yi yeniden inşa edecek olmanın verdiği heyecanla güler yüzle poz vermişlerdi oysa.</div> <div>O 300 gençten 32'si yaşamıyor artık.</div> <div>Her biri ana kuzusuydu. Pırıl pırıl bakan ve umut kokan çocuklardı onlar. Mutlaka ki anneleri, uyandırmaya kıyamıyordu, ellerine çöp batsa yürekleri hopluyordu.</div> <div>Kim bilir ateşlendikleri için sabahlara kadar başlarında beklemişti babaları. </div> <div>Hayalleri vardı mutlaka. Bir de umutları. Kobanê’deki çocukların da umutlarıydılar aynı zamanda. Kütüphane yapacaklardı, ellerinde oyuncaklarla gülümseme olacaklardı onların yüzlerinde.</div> <div>Suruç’ta bir bomba ile paramparça edildiler.</div> <div><strong>Oyuncakları sevmeyen adamlar, yok etti onları.</strong></div> <div>Gazete parçaları ile örtüldü bedenleri. Yürek dayanamazdı çünkü görmeye. Maazallah çıldırabilir, aklınızı oynatabilirdiniz onları o halde görünce.</div> <div>Topladıkları oyuncaklar kaldı geride. Ve bir de omuz omuza çektirdikleri fotoğraf kareleri.</div> <div><strong>“Dünya kirletilmişse üstünüze sıçramış bir şey vardır mutlaka</strong>” diyordu ya şairin biri, haklıydı aslında.</div> <div>Tepeden tırnağa çamura batmış birileri vardı aramızda.</div> <div>Umutlara düşman, çocuklara düşman, oyuncaklara düşman… Kandan beslenen birileri…</div> <div>Oysa edilen hangi kazanım, onların hayatlarından daha kıymetli olabilirdi ki?</div> <div>Bir bireyi yok etmek, toplumu yok etmek demek değil miydi?</div> <div><strong>“Masum insanları öldürmenin utancını kapatacak büyüklükte bir bayrak yoktur</strong>” diyorlardı.</div> <div>O halde şimdi yaşamak mı daha iyi, yoksa ölmek mi?</div> <div>Ahhh o pırıl pırıl çocuklar…</div> <div><strong>Onları hiç unutmayın e mi?</strong></div>