<div>Yoksa;</div> <div><strong>Yemek için yaşayanlardan mı?</strong></div> <div>Her iki durumda da yemeği sevdiğimiz kesin…</div> <div>Lezzet meraklısı insanlarız.</div> <div>Makarnayı her zaman domates soslu yemeyiz mesela. Bazen yoğurt serperiz üzerine, hele dövülmüş sarımsakla harmanlıyorsanız oh ne ala…</div> <div>Bulgur pilavını şehriye ile buluştururuz bazen, kimi zaman ise patlıcan ve biberle şımartırız bulgur tanelerini.</div> <div>Demem o ki, hepimizde biraz gurmelik, biraz lezzet deliliği olduğu bariz…</div> <div>“<strong>ma her roj savar savar…”</strong> diye farklı mecralara çektiğimiz ucu açık deyimimiz de sanırım buradan çıkmış olmalı…</div> <div>Madem “<strong>lezzet</strong>”te ortaklaşıyoruz o halde sizi <strong>Lidya</strong>’ya götüreceğim bugün…</div> <div>Geçenlerde muhabirimiz <strong>Yusuf Kavak</strong>, “<strong>Yeni Yerler-Yeni Mekanlar</strong>” köşesinde tanıtmıştı <strong>Lidya Cafe’yi</strong>…</div> <div>Yaklaşık 1 ay önce de açılış haberini yapmıştı aynı mekanın.</div> <div>“<strong>3 Kadın tarafından açılan mekana Sonsöz desteği</strong>” diyor buna.</div> <div>“<strong>Kadınları her alanda desteklemek gerekir</strong>” diye de ekliyor ardından.</div> <div>Tanıtım sayfasından sonra hem kadın girişimcileri destekleyip yalnız olmadıklarını hissettirmek hem de lezzetli menemenlerinden tatmak üzere Lidya’ya gittik.</div> <div><strong>Valilik karşısı, Emniyet Müdürlüğü yanındaki</strong> sokakta minik ve şirin bir mekan.</div> <div>Güler yüzlü, bir o kadar da heyecanlı 3 genç kadın girişimci tarafından ağırlandık.</div> <div>Kadınlardan biri uzun zamandır kuaför, tekstil, mağaza gibi farklı sektörlerde çalışmış, diğeri bugüne kadar evinde misafir ağırlayıp durmuş…</div> <div>birbirlerinden aldıkları destekle “<strong>kendi işimizi kuralım, kendi ayaklarımızın üzerinde duralım</strong>” diyerek bir adım atmışlar ve hayatlarını Lidya’da buluşturmuşlar…</div> <div>Masa takımları cıvıl cıvıl…</div> <div>Her köşeye kadın eli değdiği, besbelli…</div> <div>Mutfağı pırıl pırıl…</div> <div>Hizmet desen o biçim.</div> <div>Yemeğinizi yerken “<strong>doydunuz mu, beğendiniz mi, nasıl olmuş</strong>” diye fikrinizi alıyorlar, diğer yandan birebir ilgileniyorlar sizle.</div> <div>Sadece menemen değil tabi, çorbası, sahanda kaşarlı-sucuklu-kavurmalı yumurtası, tost çeşitleri, pasta-börek ve poğaçaları ile “<strong>lezzet alternatifi</strong>” sunuyorlar size. Ardından çay ya da kahvenizi pişiriyorlar.</div> <div>Üstelik piyasanın çok altında bir fiyat listesi çıkarıyorlar size…</div> <div><strong>Biri mutfakta siparişinizi hazırlarken, ötekisi masanıza ekmeğinizi-çatal ve kaşığınızı getiriyor, diğeri ise kasada duruyor.</strong></div> <div>Anlayacağınız kadın kadına ayakta durmanın çabasını veriyorlar.</div> <div>İlgi ve talep görmesi halinde ev ve işyerlerine sipariş götürebileceklerinin de müjdesini veriyorlar.</div> <div>Peki bu durumda n’apcaksınız?</div> <div>Yolunuzu Lidya’ya düşürüp, genç kadın girişimcilere “<strong>arkanızdayız”</strong> mesajını vereceksiniz…</div> <div>Kaşarlı menemen yemeyi de ihmal etmeyeceksiniz tabi…</div>