<div>Selamlar sevgili okurlarım...</div> <div>Gazetemizin diğer sayfasında da gördüğünüz üzere 1 Mayıs İşçi Bayramına özel bir söyleşi hazırladım sizlere, ancak tüm düşüncelerimi giriş yazıma sığdıramam diye ayrı bir makale ele alayım dedim.</div> <div>Söz konusu işçi olunca söyleyecek şeyler de epey bir derinleşiyor haliyle.</div> <div>Önce hangisinden başlayayım diyorum, aklıma kapı dışarı edilen <strong>TPİC emekçileri</strong> geliyor.</div> <div>Sonra hangisiyle devam edeyim diyorum, işlerine son verilen <strong>DEDAŞ işçileri</strong> yokluyor hafızamı.</div> <div>Anlayacağınız var da var efendim...</div> <div>İyisi mi, bugün ruh halimi anlatma faslını bırakıp konuya balıklama bir dalış gerçekleştireyim.</div> <div>Demin de anımsattığım üzere bugün işçinin ve emekçinin bayramı 1 Mayıs...</div> <div>Sömürülen işçinin başkaldırışı...</div> <div><strong>Ezilen halkların direnişi... Bir nevi Newroz gibi...</strong></div> <div>Baskıların yoğun olduğu topraklarda direnişler de meşhur oluyormuş. Bu da yaşayarak öğrendiklerimizden...</div> <div>Direniş deyince, işçi geliyor akla.</div> <div>İşçi deyince üretim yerine ölümler geliyor ama.</div> <div>Nasıl gelmesin ki?</div> <div>Başınızı 1977’lere çeviriyorsunuz, 34 işçiye mezar olan Taksim’i görüyorsunuz.</div> <div>Bugüne çeviriyorsunuz, 301 işçiye mezar olan Soma, göz kırpıyor size.</div> <div>1 Mayıs, tam da bu yaşananlara bir cevap aslında.</div> <div>Başkaldırış da diyebilirsiniz buna.</div> <div>Bugün alanlarda “<strong>sömürüye hayır</strong>” diyecek işçiler.</div> <div>Taşeronlaşmayı lanetleyecekler.</div> <div>Ucuz iş gücüne isyan edecekler.</div> <div>Elinizi emeğimizden, ürettiklerimizden, ücretlerimizden, bedenimizden, toprağımızdan çekin diyecekler...</div> <div>Bugün, alanlara inecek bütün işçiler, var olun...</div> <div>1 Mayıs’ınız kutlu olsun... </div>