<div>Bazı gerçekleri konuşmanın vakti çoktan geçti!</div> <div>Dün, İngilizler, Fransızlar ve saz arkadaşlarına boyun eğmemek için 253 bin kişinin hiç tereddüt etmeden şehadete yürüdüğü topraklardaydık.</div> <div>Onlardan olmamak, onlara boyun eğmemek, onlara benzememek için can veren kahramanların torunları olarak oradaydık.</div> <div>Orada inanan bir kavmin hiçbir zaman yıkılamayacağını gördük. Yıkılmadık, bütün dünyanın gücünü başına yıktık.</div> <div>Düşman yenilirken mevzuyu anladı.</div> <div>Tank, top, teknoloji, sayısal üstünlük ve stratejik hamleler değil iman dolu göğüslere yenildi.</div> <div>Onun içinde iman dolu göğüslere odaklandılar.</div> <div>Birileri de onlara alet oldu.</div> <div>Bilge kralın dediği gibi “savaş ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir”.</div> <div>Ve maalesef, 253 bin şehidi verdiğimiz tarihten 10 yıl sonra, o 253 bin kahramanımızın katilinin başındaki şapkayı takmak, kanunla zorunlu hale getirildi. Onu takmayanlar idam edildi.</div> <div>O şapkayı takanlara karşı, can verenlerin çocukları, o şapkayı takmadıkları için katledildi.</div> <div>Onlar gibi smokinler giyilip, kadehler tokuşturuldu.</div> <div>1000 yıllık tarihi gelenek, kültür, sanat, edebiyat, bilim, fen, harf inkılâbı ile yok edildi.</div> <div>1000 yıllık alfabemizi kimin alfabesiyle değiştirdik. Denize dökmekle övündüğümüz düşmanın alfabesiyle, niye çünkü böylesi daha çağdaşmış. </div> <div>Galiba Japonlar, Çinliler, Ruslar ve İsrailliler 3-5 bin yıllık alfabelerini kullandıkları için geri kalmışlar. Çağdaş olamamışlar!</div> <div>Atalarının arşivlerini kilo haliyle düşmana satmadıkları için ekonomileri sos vermiş!</div> <div>O şapka, işte o şapka, biz o şapkayı takınca ne olduysa oldu.</div> <div>Koku geliyordu, iğrenç kokuyordu, beden eriyordu, can gidiyordu ama hiçbiri önemli değildi. Hani çağdaştık ya o yeterdi.</div> <div>Hangi çağ, o çok çağdaş dediğiniz şapkanın tarihçesi milattan önce 3200’lere dayanmakta.</div> <div>O tarihlerde de takanlar, ne Türkler, ne Kürtler, nede bize dost olan herhangi bir kavimdi.</div> <div>Hep düşman, hep düşman, hep düşman…</div> <div>İyi de niye biz düşmana benzemeye çalışıyorduk.</div> <div>Düşman bizi öldürüyor, biz onları kovmak için bütün varlığımızı ortaya koyuyoruz ama onlar gittikten sonra onlara benzemeye çalışıyoruz.</div> <div>Madem öyle, niye verdik 253 bin şehidi.</div> <div>Tüm okuyan, aydın, yetişmiş nesilleri niye feda ettik.</div> <div>Madem şapka takacak, smokin giyecek, onların alfabesini kullanacak, askerlerini istedikleri zaman içimizde barındıracak, bayraklarını tişörtlerimize bastırıp göğsümüzü gere gere dolaşacaktık niye harap ettik kendimizi.</div> <div>Onlar Çanakkale’yi geçseydiler, ezanı değiştirip, camileri ahıra çevirebilirler miydi?</div> <div>Bilmiyorum, ortada ciddi bir çelişki var!</div> <div>Biz kimi durdurduk?</div> <div>Kimi yendik?</div> <div>Kime niye benzedik?</div> <div>Bunları çözemezsek, o toprakların altında kefensiz yatan 253 bin şehidi anlayamayız. O 253 bin şehidi anlayamazsak, hiç kimseye kafa tutamayız.</div> <div>Kafamızda kimin şapkası varsa onun türküsünü çalar, onun tezgahın da yürürüz.</div> <div>Kimseye de kahramanlık hikayeleri anlatamayız.</div> <div>Çanakkale ruhunu anlamak için onu yaşamak gerekir. O ruhu yaşamak için o genetik şifreleri çözmek gerekir.</div> <div>Şifrelerde öyle zor şifreler değil.</div> <div>İnanacaksınız, okuyacaksınız, okuduğunuzu ve ceddinizi anlayacaksınız.</div> <div>O başınızdaki şapkayı da tarihi ile birlikte yakıp atacaksınız.</div> <div>Yoksa altında ki kafaya hükmedemezsiniz, kaybedersiniz!</div> <div>Nice canlar verdik o şapkayı takmamak için!</div> <div>O can verenlerin bir kısmı Çanakkale’de kahraman olarak yatıyor ama ne yazık ki diğer birileri hain yaftası ile muhtelif yerlerde yatıyor.</div> <div>Bence o İngiliz şapkasını takmayanların hepsine iadeyi itibarda bulunulup, onları katledenler tarih önünde yargılanmalıdır.</div> <div>Bu sorun çözülmelidir. Yoksa nesillerin çözülmesi önlenemeyecektir.</div> <div>İnsanların ceddini tanıyıp anlamaları dileğiyle, sağlıklı ve mutlu kalın…</div>