<div>Sason Sason olalı böyle bir coşku yaşamadı, net. Ben de oradaydım.</div> <div>Eee bir boğa burcu olarak lezzetin odağındaki</div> <div>Sason’da gastronomi festivalinden eksik kalmamalıydım.</div> <div><strong>Festivalden önceki gece, dünyaca ünlü şeflerimizle birlikte Sadık Künefe'de çay içip, tatlıları tartıştık.</strong></div> <div>Yakın dostum Zerrin Delen de mali müşavir olarak sohbetin matematiğini tutuyordu.</div> <div><strong>Ben festivali yazayım derken, Zerrin de “yaz ama vergi dairesine dikkat et” diye uyarıyordu. </strong></div> <div>Tatlı sohbetlere tatlı sohbetler ekledik. Kalktığımızda saat 03.00’ü bulmuştu.</div> <div></div> <div>Keyifli geçen gecenin sabah 7’sinde ise Sason’a doğru yola çıktık.</div> <div>Yollar biraz çalışma istiyor, üstelik virajlıydı ama dağların yamaçlarına yaklaştıkça manzaramız güzelleşiyordu.</div> <div><strong>Sason girişine şöyle dev gibi bir bal küpü heykeli dikeceksin, içinden altın gibi bir bal dökülecek, akşam karanlığında da ışıl ışıl aydınlatılacak.</strong></div> <div>Bu düşünceyi kafamda projeye dönüştürürken, çilek tarlalarında buldum kendimi.</div> <div>Toplama işi yaparken 3-5 ya da 5-10 tanesini yemiş olabilirim, çünkü tadı da kokusu da davetkardı.</div> <div>Sonra Sevek'teki antik kafede, tereyağ, köy peyniri ve Sason balı ile sıkı bir kahvaltı yaptık.</div> <div>Kahvemizi içerken “ne duruyoruz, hadi Sason meydanına” diyerek zengin kalkışı yaptık.</div> <div></div> <div><strong>Festival meydanında, Batman Üniversitesi Gastronomi Bölümü Hocası Doc. Dr. Reşat Arıca’yı, bal yarışması yaparken buldum. </strong></div> <div>Durur muyum?</div> <div>Aldım elime kaşığı…</div> <div>Bal tadıp puanlamaya başladım.</div> <div>Sonra bir an durdum ve kendi kendime dedim ki;</div> <div><strong>“Senin balla pek aran yoktur, ne anlarsın baldan?”</strong></div> <div><strong>“Silin” dedim yazdığım puanları, formaliteydi zaten…</strong></div> <div><strong>Stantlara yolculuk ettim.</strong></div> <div><strong>Mehir ve çorbaları tadımladım.</strong></div> <div><strong></strong></div> <div>Kadınların el emeği ve göz nuru eserlerini hayranlıkla inceledim.</div> <div>Ah kadınlar, siz olmasanız dünya ne kadar renksiz olurdu, diye düşünmeden de edemedim.</div> <div>Hava çok sıcaktı ama Sason’un coşkusu o sıcağı bile keyifli hale getirebiliyordu.</div> <div>Bu kadar gezi yeter, dedik.</div> <div>Ocağa geçtik.</div> <div>Şeflerimizle birlikte Sason'un coğrafi işaretli ürünlerinden nefis sunumlar hazırladık.</div> <div><strong>Çekim yapmak üzere yanıma aldığım Muhabirim Serhat, bir yandan fanlarıyla fotoğraflar çektirirken, diğer yandan da ocakta kaynayan tencereyi karıştırıyordu.</strong></div> <div>İşe bak, neye niyet neye kısmet dedim…</div> <div>Şef Mehmet Butcher, Sason balı, susam ve özel soslarla marine ettiği tavuğu fırına verdi.</div> <div>Şef Erdal Türksyoy, Sason çileğinden serin bir şerbet yaptı, içine de tarçın kattı.</div> <div>Şef Ayvaz Akbacak ise Sason çileği, incir ve bal ile hazırladığı pratik tatlıyı özene bezene süsledi.Sosyal medya fenomeni Betül Tokpınar, her özel an için kayıttaydı.</div> <div>Şef Mehmet Kudat’ın Sason cevizinden hazırladığı sütlü çorba, festivalin yıldızı olacağını nerden bilebilirdi ki?</div> <div>Her şey muazzamdı…</div> <div></div> <div><strong>Ama asıl keyif, Vali Ekrem Canalp, eşi Dr. Ayten Canalp ve Necat Nasıroğlu Vakfı Başkanı Hatice Nasıroğlu’nun keyifli tadımlarıydı. </strong></div> <div>Vali Ekrem Canalp, Batman’ı festivaller şehri yapmak için koyduğu hedefe giden yolda her zaman çok mutluydu ama o gün biraz daha şıktı.</div> <div>Tadımları yaparken “Kadraj Dergisi, Batman’da enerji ve trendi en yüksek olduğu yer. Batman’da kimi ararsanız Kadraj’da bulabilirsiniz” diyerek sürpriz bir övgüde bulundu.</div> <div>Batman’a enerjisi yüksek bir dergi ve ofis kazandırdığımı hatırlattı.</div> <div>Bu övgü karşısında mutluluğum katlandı.</div> <div>Tadımlar da başarıyla sonuçlandı.</div> <div>Sahnede Domino Adamın sesini duyunca heyecanım arttı.</div> <div><strong>Sihirbazlık gösterisi, etkinliğe öyle bir canlılık kattı ki ortalık, şapkadan çıkan beyaz güvercinlerle coştu.</strong></div> <div>Domino Adam’dan sonra sahne bizimdi.</div> <div>Sahnede ünlü şeflerle mini bir söyleşiye moderatörlük yaptım.</div> <div>Sason’u anlattılar.</div> <div><strong>“Çok güzel yöresel lezzetleriniz var, lütfen sahiplenin, markalaştırın, bunları faydaya dönüştürün” diye ciddi mesajlar verdiler.</strong></div> <div>Sonra halaylar…</div> <div>Arbane gösterileri…</div> <div>Tüm bunlar olurken Kültür ve Turizm İl Müdürü İhsan Aslanlı, Belediye Kültür Müdürü Murat Sütçü de konukları memnun edebilmek için arı gibi koşturup duruyordu.</div> <div>Festival bitiminde şeflerimizi yolcu ettik.</div> <div><strong>Tabi öncesinde Ali Usta’da kavurma yedik, lokum gibiydi.</strong></div> <div>İyi yolculuklar diledik.</div> <div>Lütfen bir daha gelin, dedik.</div> <div>Sevgiyle ayrıldılar.</div> <div>Günümüz o kadar keyifli geçti ki, uykusuz kalmayı bile sevmiştik o gün.</div> <div>E malum, her şeyin bir sonu var…</div> <div>Sabahında gazetede haber okuyup düzeltirken buldum kendimi.</div> <div>Ve düşündüm;</div> <div><strong>Sason, o coşkulu atmosferiyle, gastro turizmde bir adım daha attı. </strong></div> <div>Bu festival, sadece Sason’un değil, Batman’ın da gastronomi ruhunu bir kez daha hatırlatmış oldu.</div> <div>Yılın en neşeli festivali olarak hafızalarda kalacak gibi…</div> <div>Sason, seneye de gelirim.</div> <div>Neşen, coşkun ve lezzetin hiç bitmesin e mi?</div>