<div>Referandum için seçim çalışmalarının startı verileli çok oldu.</div> <div>İpi kimin göğüsleyeceği merak konusu.</div> <div>Takımlar tutuldu.</div> <div>Cümbür cemaat, sahalara hurra bir iniş yapıldı…</div> <div><strong>Çeşitli rivayetler dolanıyor ortada.</strong></div> <div>Bazı anket şirketleri “<strong>evet</strong>”i, bazısı ise “<strong>hayır</strong>”ı, bu seçimin galibi olarak gösteriyor.</div> <div>Anket sonuçlarına bakılırsa, her iki durumda da oranlar arasında devasa bir fark yok.</div> <div>Yani anket sonuçlarına göre Türkiye, kıl payı “<strong>evet</strong>”in ya da <strong>“hayır</strong>”ın kıyısından dönüyor.</div> <div>Gerçekte böyle mi sizce?</div> <div>Yani Türkiye halkları <strong>“evet”</strong> ve “<strong>hayı</strong>r” arasında bocalayıp duruyor mu yoksa ortalıkta “<strong>göstermelik evet-hayır’cılar mı dolanıyor?” </strong>orası bir bilmece<strong>…</strong></div> <div>Siyaset arenasına bakılırsa, 16 Nisan’a kadar bu yarışın daha da kızışacağı ortada.</div> <div>Bu kızışmanın en iyi yanı ise toplumun zekasına yaptığı<strong> “yüksek voltaj” </strong>etkisi…</div> <div>Öyle ki toplumun zekası, daha bir sivrileşiyor seçim dönemlerinde.</div> <div>Seçim dönemlerini kendine dert edinen ve işi gücü “<strong>seçim laklakı</strong>” yapmak olan bir kesim türeyiveriyor birden.</div> <div>Herkes uyurken, klavye başına geçip ya da eskimiş gazete kupürlerini karıştırıp ortaya malzeme çıkarıyor bu kesim…</div> <div>Sabaha bir curcuna ile uyanıveriyoruz velhasıl,</div> <div>Seçim sloganları üzerinde ince işçilikle oynamalar yapılıyor mesela.</div> <div>Düne kadar güle oynaya dinlediğimiz şarkılar bir bakıyorsunuz bugünün seçimine uyarlanmış. Öyle bir uyarlanmış ki sanırsın toplumun 4’te 3’ü bestekar…</div> <div>Diğer yandan<strong> Kamuran Akkor’dan</strong> “Evet mi-Hayır mı, söyle nedir senin bana cevabın…” ile başlayan nostalji yolculuğu, Ümit Besen’in “<strong>nikah masasına</strong>” kadar sürüveriyor dilimizde…</div> <div>Hele sosyal medya hesaplarındaki caps’ler…Yaratıcılığın tavan yaptığı foto-resimli göndermeler…Yaratıcılıktan ölecek noktaya gelen seçmen, siyasetçilerin çocukluk dönemine kadar bir yolculuğa çıkıyor seçim gününe kadar.</div> <div>Nerede bir gaf yapmış, kime nerede-ne vaatte bulunmuş, gidip bulup tarihin en derin yerinden, tutuveriyor yakasından ve hooop bugüne…</div> <div><strong>Anlayacağınız deyim yerindeyse bir nefretler atışması… </strong></div> <div><strong>“Ülke’cek seçim heyecanı içindeyiz”</strong> desem yalan olur.</div> <div>Seçimi bu denli önemli kılan duygu, bence sadece korku…</div> <div><strong>“Evet çıkarsa şöyle olacak”</strong>lar</div> <div><strong>“Hayır çıkarsa böyle yaşanacak”</strong>lar…</div> <div>Bir felaket tellallığı…</div> <div>Bir sonu gelmez kehanetler zinciri…</div> <div>Herkeste, her yerde, her iş kolunda bir “<strong>ne olacak</strong>” kaygısı…</div> <div>Okullarda, kahvehanelerde, çalışma bürolarında, iş yerlerinde, parkta, sokakta, tandır başında ve hatta nikah masalarında konuşulan tek konu <strong>“16 Nisan Referandumu”</strong></div> <div>Nikah masalarında mı?</div> <div>Yalan değil, wallahi doğru söyledim.</div> <div>Şu günlerde Batman’da evlenen birçok çift, nikah memurunun yönelttiği “A kişisini karı-kocalığa kabul ediyor musun?” sorusuna</div> <div>“<strong>Cevabım Evet ama oyum Hayır”</strong> ya da</div> <div>“<strong>Cevabım da Evet, oyum da Evet</strong>” diyerek yanıtlıyormuş…</div> <div>Hatta “<strong>16 Nisan’a kadar nikah masasına bile otursam cevabım ‘hayır’ olacak” </strong>diyenler de varmış aramızda…</div> <div>İlahi Batman…</div>