<div>İnsanlar, düşünce yetenekleriyle diğer organizmalardan ayrılırlar.</div> <div>Düşünüp, tasarlayıp, karar verme yetenekleriyle de üstünlük sağlarlar…</div> <div>Üstünlük yüce dinimizde takva iledir! Aslında takvanın gerekleri, insanlığın gerekleriyle eşdeğerdir.</div> <div>İnsan olmak dürüst olmayı, doğru konuşmayı, konuştuğunun arkasında durmayı, dik durmayı gerektirir…</div> <div>Beraber zikredilmesine rağmen dik durmak diğer özelliklerden bağımsız olarakta çok önemlidir. İnsanlar yanlış bile olsalar dik duruş onlara bir erdem kazandırır. Çünkü insanın ve insanlığın en büyük düşmanı kaypaklıktır.</div> <div>Dediğinin arkasında duran, dik duran adam, omurgalı adamdır. Omurgalı adamdan korkmayacaksın. Onun kuralları, kaideleri vardır. Ona göre yaşar, ona göre ölür!</div> <div>Evini satar, barkını satar, ceketini satar, ama dostunu arkadaşını, yoldaşını satmaz. O hiç kimseyi satmaz…</div> <div>Aslında toplumumuzda ki en büyük problemde bu!</div> <div>Kuyruğumuz sıkıştığı anda satmaya başlarız. Eve, barka, cekete, dokunmasınlar da ne oluyorsa olsun, kim olursa olsun!</div> <div>Çuvaldızı önce kendimize batıralım, basın sektörünün de diğer sektör, grup veya topluluklar gibi omurgasızları vardır. Hem de çok tehlikelidir. Çünkü ünlü, etkili ve yetkililerin omurgasızı diğerlerinden çok daha çetindir.</div> <div>Örnekleri çoğaltabiliriz, sosyal alanda, ticari hayatta, oooo birde siyasette…</div> <div>İnsanın midesi bulanıyor!</div> <div>Bu tarz insanlarla konuşmak, görüşmek hatta fotoğraflarına bakmak bile midesini bulandırıyor insanın.</div> <div>Ama maalesef bu tip insancıklar her dönem, her yerde kendilerine yer bulur, birde caka satarlar.</div> <div>Birçok konuda ilerlemememizin sebebi de budur. En dürüstümüz bile zoru gördüğüne hafif bir kırılganlık yaşıyor. Hâlbuki yüce dinimiz ve kültürümüz bize haksızlık karşısında durmayı, zorluk karşısısın da direnmeyi öğretmiştir.</div> <div>Her zorda kaldığımızda insanlık kredimizi kullanmaya kalkarsak, hayat denen yolun sonunda insanlıktan yoksun kuru bir bedenle buluruz kendimizi. İçi boş, yüzü kara, pis bir leş olarak…</div> <div>Zorun olmadığı yerde herkes kor olur. Önemli olan, zor görüldüğünde omurgayı korumak, kendini ve inandıklarını kollamaktır…</div> <div>Allah kimseyi omurga harabiyetine uğratmasın!</div> <div><strong>İnsanların durdukları yeri bildikleri, dediklerinin, inandıklarının ve sevdiklerinin arkasında durabildikleri bir toplum dileğiyle, sağlıklı ve mutlu kalın…</strong></div>