Petrolün başkenti Batmanda mazot 100 liraya dayanmışsa, buna şaşırmamak, tepki göstermemek elde değil.
Mazotun pahalanması yalnızca akaryakıt istasyonundaki pompa fiyatlarından ibaret değil , Mazot pahalanıyorsa ulaşım pahalanır, üretim maliyetleri artar, nakliyat zamlanır. Tarladaki üründen market rafındaki gıdaya, taşımacılıktan sanayiye kadar iğneden ipliğe her şeyin fiyatı bundan etkilenir.
Bugün Batman’da motorinin litre fiyatı 91 lirayı aşmış durumda. Benzin de yaklaşık 79 lira seviyelerinde.
Oysa Batman, Türkiye’nin petrol şehirlerin en başından gelir. Hatta petrol denince akla gelen ilk şehirdir Batman.
Peki, petrolün başkentinde akaryakıt neden diğer şehirlerden ucuz değil?
Daha da önemlisi, şu anda bile akaryakıt fiyatı İstanbul’dan, Ankara’dan ve komşu illerden bile daha neden pahalı?
Bu soruya Batmanlılar cevaplanmasını istiyor.
Normal şartlarda bir ürünün elde edildiği, üretildiği veya işlendiği yere yakın olması, en azından lojistik maliyetleri açısından bir avantaj sağlaması gerekmiyor mu?
Başka şehirlerde bunun örneklerini görüyoruz.
Ama konu Batman olunca sanki bu ekonomik kural tersine işliyor.
Petrol çıkıyor, rafineri burada ama ucuzluk yok.
Batman’da her gün yaklaşık 23 bin varil petrol üretiliyor.
Şehrimiz yaklaşık 80 yıldır durmaksızın petrol üretiyor.
Bu Petrolün bir kısmı TÜPRAŞ’A ait rafineride diğer kısmı da başka rafinerilere ulaştırılıyor.
Batmanın petrolü yaklaşık 80 yıldır Türkiye ekonomisine kazandırdığı katma değerin ise haddi hesabı yok.
Yapılan hesaplamalara göre Batman’da günlük üretilen petrolden yaklaşık 1 milyon 750 bin dolar gelir elde ediliyor.
Böylesine büyük bir ekonomik değerin üretildiği şehirde hava kirliliği, çevre kirliliği ve diğer bu zenginliğin neresinde?
Türkiye’nin ilk rafinerisi Batman’da kuruldu.
Üstelik rafineri şehrin göbeğinde.
Rafinerinin bacasından çıkan dumanı Batmanlı görüyor, üretimin çevresel yükünü Batmanlı yaşıyor. Petrol kuyularının bulunduğu topraklar Batmanlılar daha önce tarımsal üretim ve hayvancılık yapıyordu.
Ama iş akaryakıt fiyatına geldiğinde Batmanlı, petrol zengini bir şehirde yaşadığını hissedemiyor.
Bu ciddi bir çelişki değil mi?
Petrolün külfeti bize nimetini ise göremiyoruz?
Batman’ın petrolü çıkarılıyor.
İşleniyor.
Benzine, motorine ve çeşitli petrol türevlerine dönüşüyor.
Ancak bu ürünlerin Batmanlı için gözle görülür bir ekonomik avantajı yok.
Hatta bazı şehirlerde akaryakıt fiyatları Batman’dan daha düşük olabiliyor.
İstanbul gibi Batman’a yaklaşık 1.500 kilometre uzaklıktaki bir şehirde akaryakıtın daha ucuz olabilmesi, Batmanlı açısından ister istemez düşündürücü hale geliyor.
Elbette akaryakıt fiyatını yalnızca petrolün nerede çıkarıldığı belirlemiyor. Vergiler, dağıtım maliyetleri, rafineri maliyetleri, uluslararası petrol fiyatları ve piyasa koşulları da fiyatı etkiliyor.
Fakat bütün bunları kabul etsek bile ortada cevap bekleyen bir soru var:
Petrolün üretildiği ve Türkiye’nin ilk rafinerisinin bulunduğu Batman’ın, en azından akaryakıt fiyatlarında neden hiçbir avantajı yok?
Bari farklılık olmasın, aynı olsun.
Ama daha pahallı olması doğru değil.
Batman’ın petrolü var, am hiç avantajı yok
Batman’ın petrolünden dünyanın en kaliteli lastiklerinin üretildiği söyleniyor.
Ama o lastik fabrikaları Batman’da değil.
Petrol çıkarılıyor, işleniyor, ekonomik değere dönüştürülüyor.
Ama Batman’ın bundan aldığı pay, şehirde yaşayan vatandaşın ekonomik hayatında yeterince hissedilmiyor.
Ne yazık ki Batman’ın yıllardır ülke ekonomisine kazandırdığı petrolün büyüklüğü düşünüldüğünde, bunun karşılığının şehirde oluşturduğu istihdam ve ekonomik hareketlilik her anlamda şehri kalkındırması gerekirdi.
Peki, bu hak arayışını kim gündeme getirecek?
İnsanın en çok zoruna giden ise başka bir mesele.
Bu kadar önemli bir konu neden yeterince konuşulmuyor?
Siyasetçiler neden gündeme getirmiyor?
Meslek odaları neden daha yüksek sesle sormuyor?
STK’lar neden bu çelişkinin üzerine gitmiyor?
Batman’ın yıllardır çıkardığı petrolün ekonomik karşılığının ne kadarı Batman’a dönüyor?
TPAO ve TÜPRAŞ’ın merkezleri ve gelir vergisi kayıtları nerede?
Petrolden elde edilen ekonomik değer şehrin hanesine ne ölçüde yazılıyor?
Bunların hepsi şeffaf biçimde ortaya konulmalı.
Çünkü mesele yalnızca “mazot neden pahalı?” meselesi değildir.
Mesele, Batman’ın yıllardır ürettiği ekonomik değerden Batman’ın ne kadar yararlandığı meselesidir.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir