<div>Dün Ramazan gerginliğinden ve insanların manevi havayı suiistimalinden bahsetmiştik. Bugün onun bir adım ötesine geçeceğiz, şehir kovboyluğu…</div> <div>Aslında bunun Ramazanla oruçla alakası yok. Bu tarz insanlar her zaman varlar. Bunlar için Ramazan’ın orucun çok da ehemmiyeti olmaz. </div> <div>Yapmak istediklerini yapamayınca, egolarına sarılır, ortalığı dağıtırlar!</div> <div>Önceki gün, TPAO sosyal tesislerinde meydana gelen olayda bunun bir örneği sergilendi. Havuza girmek isteyen bir vatandaş, görevli personel tarafından, kural gereği uyarılınca, şiddete başvuruyor.</div> <div>Görevli personel hastanelik olurken, saldırgan olay yerinden kaçıyor!</div> <div>Bunu ne ile ifade edebilirsiniz ki?</div> <div>Üstüne birde kaçan şahsın Polis olduğu iddia ediliyor.</div> <div>Şayet gerçekten saldırgan polis ise bu daha da vahim bir olaydır.</div> <div>Kamu düzenin sağlamakla görevli memurlar, kamunun verdiği gücü, kamuya karşı mı kullanıyor, diye bir soruyla karşı karşıya kalabiliriz bu durumda.</div> <div>Soruları gidermek ve kimseyi töhmet altında bırakmamak için öncelikle bu şahsın bulunması gerekir. Bunun Emniyet Müdürlüğümüz için çok da zor olmayacağı kanısındayım.</div> <div>Çünkü sosyal tesislerin her yanı kamera ile kontrol ediliyor.</div> <div>Belki saldırganında kendince bir savunması vardır, onu da dinlemeden hüküm vermemek gerekir.</div> <div>Ancak savunma ne olursa olsun, bu saldırıyı mubah kılmaz.</div> <div>Kimseye başkasının vücut bütünlüğünü tehdit etme hakkı tanınmamıştır.</div> <div>Hele bir de görevini yapan bir kamu görevlisine!</div> <div><span style="line-height:1.6em">İnsanların tepkilerini hukuk çerçevesinde gösterdiği, kişisel özgürlüklerinin hukukun çizdiği daire ile sınırlandığını unutmadığı, kaba kuvvetin çare olarak algılanmadığı yarınlar dileğiyle, sağlıklı ve mutlu kalın…</span></div>