<div>“Sektörel Siyaset” ya da “Siyasetin Sektörleşmesi” deyimini kullanan Mehdi Öztüzün maalesef partisinden ihraç edildi.</div> <div>Bir hiç uğruna ve bir fotoğraf karesi bahane gösterilerek kazandığı onca oya rağmen ve halka rağmen yarış dışı bırakıldı.</div> <div>Eğer seçim yarışına girseydi büyük bir ihtimalle DEM parti önceki aldığı oylardan çok daha fazla oy alacaktı.</div> <div><strong>Kendi deyimiyle “Siyaset ağaları” Mehdi Öztüzün’e gösterilen teveccühten endişe duymuş olacaklar ki ona karşı komplo kurdular.</strong></div> <div>Aslında sektörleşme sadece DEM partide yok, birçok STK, kurum, kuruluş ve yapılarda da var.</div> <div>Herkes kaptığı koltuğu, makamı, menfaati terk etmek istemiyor.</div> <div><strong>Bir dernekte, bir vakıfta, bir kurumda da sektörleşme ve yapılaşma var. </strong></div> <div>Bu sektörleşme dışarıdan birinin girmesine müsaade etmiyor.</div> <div>Örümcek ağı gibi örülen ağlar çelikten örülmeye çalışılıyor.</div> <div><strong>Örülen ağları kimsenin delmesine ve kurulan düzene müdahale etmesine izin verilmiyor.</strong></div> <div>Menfaat yapıları menfaatlerinin kesilmemesi adına ellerinden gelen her türlü şeyi yapmayı caiz görmektedirler.</div> <div><strong>Bu arada ayak oyunları, bel altı vuruşları, karalamayı, komplo kurmayı, itibarsızlaştırmayı meşru görenler öne sürdükleri düşüncelere rağmen yapmaktadırlar.</strong></div> <div>Kimi demokrasi, halkın iradesi, kendi kendini yönetmeyi öne çıkarmalarına rağmen bu ilkeleri göz göre çiğnerler.</div> <div>Kimi de dinin buyrukları ve düşüncelerinde yer alan, dürüstlük, doğruluk, emanete hıyanet etmemek, yalan söylememek gibi ilkelere ihanet ederek kurdukları düzene yaklaştırmazlar.</div> <div>“Görev istenmez verilir” prensibini dillerine pelesenk yapanlar bu prensibe rağmen görevi kapmak adına ve kaptırmamak adına her türlü meşru ve gayrı meşru yönteme başvururlar.</div> <div><strong>Edebiyatını yaptıkları dini idealler, ya da demokrasi ve halkın iradesi sadece bir söylem ve insanları sömürü aracı olarak kalır.</strong></div> <div>Bir dernekte, bir vakıfta, bir cemaatte bile yönetimi ele geçirenler kendi aralarında top çevirirler. Dışarıdan velev ki, liyakatli bile olsa görevi kimseye devretmezler.</div> <div><strong>Bir kurumda kurum yöneticisi koltuğunu kaptırmamak için rakiplerine karşı her türlü karalama, ayak oyunları ve bel atı vuruşları yapar.</strong></div> <div>Bir şekilde alınan yetki ömür boyu sürecekmiş gibi veya miras kalmış gibi hareket eden yönetici kurum içinde örümcek ağı kurar.</div> <div>İster STK, ister vakıf, ister cemaat, ister parti her ne olursa olsun genelde kişilerde liyakati değil sadakati önceller.</div> <div>Bu yüzden öne sürülen misyon yerine getirilemez.</div> <div>Zaten amaç misyon değil kişilerin menfaatidir.</div>