Batman bugün iki ciddi toplumsal tehdidin kıskacında, birisi Uyuşturucu diğeri tefecilik.
Biri gençlerimizin geleceğini, diğeri ise ailelerin ekonomik ve sosyal hayatını tehdit ediyor.
Görünüşte birbirinden farklı iki suç alanı olsa da ortaya çıkardıkları sonuç aynı: İnsanların hayatını, huzurunu ve geleceğini karartmak.
Uyuşturucu ile ilgili mücadele konusunda Batmanda ciddi adımlar atılıyor, Batmanın ihtiyacı olan bağımlıların tedavi ve pisikoljik destek alacağı AMATEM binasının yapımı son derece önemli bir adımdır.
Batmanın toplumsal huzurunu tehdit eden uyuşturucu yalnızca kullanan kişiyi değil, ailesini ve bütün toplumu etkileyen büyük bir tehlikedir. Özellikle gençlerin, hatta çocukların hedef alınması, meselenin sıradan bir asayiş sorunu olmaktan çok daha öte olduğunu gösteriyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin de sık sık vurguladığı gibi, uyuşturucuyla mücadele yalnızca güvenlik güçlerinin görevi değildir. Ailelere, eğitimcilere, sivil toplum kuruluşlarına ve toplumun tamamına önemli sorumluluklar düşmektedir.
Etrafınızda uyuşturucu satışı veya kullanımı konusunda ciddi bir şüphe varsa yapılması gereken bellidir, öncelikle onu adli soruşturma başlatılması için gereğini yapmaktır.
Çünkü bana necilik ve uyuşturucu satanlardan korkmak, seyirci ve sessiz kalmak, zehir tacirlerinin hareket alanını genişletir.
Batmanın diğer bir baş belası ise tefeciliktir.
Batman'da üzerinde daha fazla konuşulması gereken bir başka sorun ise tefecilik.
Ekonomik sıkıntıya düşen insanların çaresizliğinden yararlanarak yüksek faizle para vermek, ardından borçluyu tehdit ve şantajla baskı altına almak yalnızca bir para alışverişi değildir elbette.
“Ölümle tehdit etmek, Borcunu ödemezsen kapına gelirim”, “Seni rezil ederim” gibi sözlerle insanlar üzerinde psikolojik baskı kurulması, canını kast edecek sözler sarf edildiği; tehdit, şantaj ve ekonomik zorlamanın iç içe geçtiği bir suç düzenine dönüşebilir.
Bir kişinin ekonomik çaresizliğinden yararlanarak haksız kazanç elde edilmesi, kayıt dışı borçlandırma, tehdit ve şantaj gibi eylemler bir araya geldiğinde artık tekil bir olay değil, bir suç zinciri meydana çıkar.
Bu nedenle tefecilikle mücadele, sadece mağdurun borcunu ödeyip kurtulması meselesi olarak görülmemelidir. Mesele, insanların çaresizliğini fırsata çevirerek haksız kazanç elde edenlerdir.
Bu iki önemli suça karşı hukuki mücadele kadar toplumsal duruş da önemli olduğunu unutmamak gerekir
Uyuşturucu ticareti ve tefecilik konusunda devletin mücadelesi elbette belirleyicidir. Ancak toplumun da bu mücadelede bir sorumluluğu vardır.
Tefecilik, zehir tüccarlığı yapanlara karşı toplumun tavrı açık olmalıdır. Bu kişilere suç faaliyetlerini kolaylaştıracak sosyal veya ekonomik destek verilmemeli; onların suçtan kazanç sağlamasına aracılık edilmemelidir.
Batmanda birçok cadde ve sokaklarına son zamanlarda tefeciliğe ve uyuşturucuya karşı afişler asılmaya başladı, elbette toplumu bu iki tehlikeye karşı uyarmak önemlidir, ancak dil ve yönteme dikkat etmek.
Anne gibi kutsal bir değerin isimin uyuşturucu ve tefecilik ile yan yana durması hoş ve şık durmuyor.
Uyuşturucu satan Annesini…….sloganı “ her ne amaçla olursa olsun etik ve ahlaki değil.
Toplumun burada yapması gereken bu noktada kararlı ve dik durmasıdır, suç şüphesi gördüğünde ona karşı susmamak ve durumu yetkili makamlara bildirmektir.
Batman'dan hem tefecilere hemde uyuşturucu satıcılarına karşı güzel haberler kulağımıza geliyor.
Son günlerde Batman'da tefeci mağduru aileler ve bazı aşiret dernekleri adli makamlara suç duyurusunda bulunduklarına dair duyumlar alıyoruz.
Eğer bu bilgiler doğruysa, bu gerçekten son derece sevindirici ve önemli bir adımdır.
Çünkü suçla mücadelenin en önemli aşamalarından biri, mağdurların korku duvarını aşarak konuşmaya başlamasıdır.
Tabi bu başvurular da ciddiye alınması gerekir ki tehdit edilen, şantaja uğrayan veya ekonomik olarak sömürülen insanların yalnız olmadıklarını bilmeleri gerekir. Aynı şekilde çocuklarının uyuşturucunun pençesine düşmesinden endişe eden aileler de susmamalı.
Batman'ın geleceği için her iki cephede de kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerekir.
Uyuşturucuya karşı gençlerimizi, çocuklarımızı korumalıyız. Tefeciliğe karşı ekonomik çaresizliği fırsata çevirenlere geçit vermemeliyiz.
Bunun başarmanın yolu ise dedikodu ve kişisel hesaplaşmadan değil; hak arama, karşı çıkma, delil elde etme, hukuki mücadele ve kararlı toplumsal duruştan geçiyor.
Batman'ın huzuru için bu kapsamda herkes üzerine düşeni yapmalıdır.
Batman ancak bu şekilde iki ciddi toplumsal tehdidin kıskacından kurtulur.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir