Ana içeriğe geç
Recep Kavuş
Recep KavuşKöşe Yazarı

Tefecilik, kadınlara kadar uzanmışsa…

Tefecilik, Batman’ın en can alıcı ve öncelikli sorunlarından biri olmaya devam ediyor.

Tefecilik, kadınlara kadar uzanmışsa…

Tefecilik, Batman’ın en can alıcı ve öncelikli sorunlarından biri olmaya devam ediyor.

Bu nedenle toplumsal ve ekonomik sonuçları bakımından bu meselenin üzerinde daha fazla durulması gerekiyor.

Ahlaki açıdan son derece sorunlu ve yasa dışı bir kazanç biçimi olan tefeciliğin Batman’da yol açtığı zararın haddi hesabı yok.

Aileler dağılıyor, iş yerleri kapanıyor, yılların birikimi bir anda yok oluyor.

İflasların yanı sıra kavgalar, tehditler, çatışmalar ve ağır psikolojik yıkımlar yaşanabiliyor. Tefecinin eline düşen kişinin borcu, çoğu zaman borç olmaktan çıkıp bir kabusa dönüşüyor.

Bugüne kadar tefeciliğin daha çok erkeklerin karşılaştığı bir sorun olduğunu düşündük. Oysa son dönemde kadınların da bu bataklığın içine sürüklendiğine dair duyumlar alıyoruz.

Şayet bu duyumlar doğruysa, tefecilik demek ki kadın erkek demeden yayılıyor.

Kadınların da tefecilerin eline düşeceğini hiç tahmin etmezdik.

Çünkü kadınların ekonomik ilişkilerde daha temkinli, daha hesaplı ve daha dikkatli davrandığına ilişkin toplumda yaygın bir kanaat var.

Ancak ekonomik sıkıntılar, ailevi sorunlar, iş kayıpları, borçlar veya çaresizlik, insanları hiç beklemedikleri kararların içine itebiliyormuş demek ki. Bu nedenle “Hiçbir kadın tefecilerin eline düşmez” dememek lazım.

Tefecilerin eline düşmek, resmen bir çıkmazın içerisine girmektir.

Çünkü tefecilik, masum bir şekilde yalnızca para alma-verme meselesi değildir. Bir kez bu batağa girildiğinde, borcun büyümesiyle birlikte baskı, tehdit, korku ve çaresizlik de baş gösterebilir.

Özellikle kadınlar açısından bu durum daha da ağır sonuçlar doğurabilir. Borç yükünü tek başına taşıyan, çevresinden yardım istemeye çekinen veya yaşadığı durumu ailesinden saklayan bir kadın, çıkış yolu bulamadığını düşünerek çok daha gizli ve tehlikeli kararlar verebilir.

Son zamanlarda tefecilerin eline düştüğü için psikolojik olarak ağır bir bunalıma sürüklenen, hatta intihar gibi son derece yanlış ve geri dönüşü olmayan yollara başvuran kadınların olduğuna dair duyumlar alıyoruz.

Umarım bu duyumların önemli bir bölümü gerçeği yansıtmıyordur.

Ama bu ihtimalin kendisi bile konunun ciddiye alınması için yeterlidir.

Burada kadınlara özellikle bir çağrıda bulunmak gerekiyor: Tefeciden borç almak, çıkış yolu değildir. Borç ne kadar ağır olursa olsun, tefeciye teslim olmak çözüm değil, çoğu zaman sorunu daha da büyüten bir adımdır.

Borç batağına düşen bir kadın bunu tek başına taşımaya çalışmamalı. Güvendiği ailesine, yakınlarına, avukata veya ilgili kurumlara başvurmalı; tehdit veya baskı varsa bunu gizlememelidir. Çünkü susmak, tefecinin elini güçlendirebilir.

Ayrıca toplum olarak da borç batağına düşen insanları yargılamak yerine onlara çıkış yolu göstermeliyiz. Özellikle kadınların ekonomik sıkıntılarını gizlemek zorunda hissetmediği, yardım istemekten utanmadığı bir sosyal ortam oluşturmalıyız.

Tefecilik kanunen suç olduğu gibi, vicdanen de kabul edilemeyecek bir sömürü düzenidir. İnsanların çaresizliğini fırsata çevirerek kazanç sağlamak, hele bunu tehdit ve baskıyla sürdürmek hiçbir şekilde meşru görülemez.

Batman’da bu meselenin daha fazla açık ve cesur bir dille konuşulması gerekiyor.

Tefeciler kim olursa olsun, ihbar ve deşifre etmek gerekir.

Çünkü tefecilik yalnızca bir kişinin cebindeki parayı alan bir sistem değil; kimi zaman bir ailenin huzurunu, bir insanın psikolojisini ve bir kadının geleceğe dair umudunu da elinden alabiliyor.

Bu nedenle özellikle kadınlar bu konuda dikkatli olmalı: Kolay para diye görünen her borç, kolay bir çıkış değildir. Tefecinin kapısını çalmadan önce bin kez düşünmek gerekir.

Ve eğer bir kadın tefecinin eline düşmüşse, bilmesi gereken en önemli şey şudur:

Çaresiz değilsin. Borçtan kurtulmanın yolu kendine zarar vermek değil, yardım istemektir.

Tefecilik ve kadınları yan yana satırlara dökmek bile insanı derinden rahatsız ediyor. Umarım tefeciliğin kadınlara kadar uzandığına dair duyumlar doğru değildir.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın