Ana içeriğe geç
Recep Kavuş
Recep KavuşKöşe Yazarı

YILDIZLARDAN BARIŞ DİLEMEK

Hasan Ali daha 5 yaşında.

Hasan Ali daha 5 yaşında.

Öğrenmeye merak sardığı bir yaşta.

Her gece onunla yatmadan önce evimizin balkonunda uzanıp yıldızları seyrediyoruz.

Oldum olası astronomi ile pek aram yok.

Ancak Hasan Ali, yıldızları seyredince sorular soruyor durmaksızın.

Bildiğim bir kaç yıldızla ilgili uydurma hikâyeler anlatıyorum her gece.

Bak bu “kuyruklu yıldız” bu da “samanyolu” diyorum.

Birde biz gökyüzüne bakarken bu ara dikkatimizi bölen savaş uçakları ve Heronlar geçiyor.

Merak edip onları da soruyor Hasan Ali “Bu uçaklar nereye gidiyor?” diyor.

Sonra da “ne işe yarıyor bu uçaklar, bunların yükü ne?” diyor?

Yaşanan çatışmalardan, bombardımanlardan habersiz tabii...

Bir de o uçakları, insanları uçuran, eğlendiren, sevdiklerine kavuşturan olarak biliyor.

Savaş işlerinde de kullanıldıklarını, uçakların bomba yağdırdığını bilmiyor.

Savaşın ne menem bir şey olduğunu da bilmiyor tabi.

Bu yüzden uçaklarla ilgili sorularını hep geçiştiriyorum genelde.

Hasan Ali en çok kayan yıldızları seviyor.

Yıldız kayınca her seferinde dileklerini sıralıyor;

Bir sürü eşya istiyorum…

Oyuncaklarım çok, çok olsun...

Futbol topu istiyorum...

Kedim, bir de güvercinim olsun...

Parkımız, top oynayacağımız sahamız olsun.

İstekleri her gün duruma göre değişiyor.

Ama hepsi de çocukça ve masumcadır.

Dün onunla yine gökyüzünü izlerken bu kez yıldız kayınca "barış istiyorum" demesini söyledim

Bu sefer barış kimdir, nedir diye sormaz mı?

Aynı gökyüzü altında, aynı toprakları paylaşanların birbirleri ile savaştığını ve her gün birbirlerini öldürdüklerini daha bu yaşta bilmesini istemediğim için ona barışı da neden dilemesi gerektiğini detaylı olarak anlatamadım.

“Bak barışı isteyen her çocuk bir dondurma kazanıyor ve kazanırsan da ben alıyorum” deyince ikna oldu tabi.

Dondurma kazanmak için Hasan Ali sırt üstü dakikalarca yıldız kaymasını bekledi, ancak maalesef dün gece barış dileyeceği bir yıldız kaymadı.

İkimiz de umutsuzluğa düştük, üzüldük.

Hasan Ali o üzüntü ile öylece uyuya kaldı.

Ancak gecenin bir vakti yataktan fırlayıp "barış, barış" diye haykırdı.

Meğerse rüyasında görmüş kayan bir yıldızı ve çığlık çığlığa barışı haykırdı.

Uykuda da olsa diledi ya Hasan Ali barışı, umudumuz dileğinin kabul olması.

Umarım dileği bir an önce kabul olur da daha fazla insan ölmez ve kalıcı bir barış egemen olur ülkemize, dünyamıza.     

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın