Ana içeriğe geç
Ekrem Işık
Ekrem IşıkKöşe Yazarı

Ahilik ruhu yaşıyor mu?

Anadolu topraklarının asırlık özü, köklü geçmişin sembolü olan Ahilik Haftası, her yıl 23-29 Eylül tarihleri arasında kutlanıyor.

Ahilik ruhu yaşıyor mu?

Anadolu topraklarının asırlık özü, köklü geçmişin sembolü olan Ahilik Haftası, her yıl 23-29 Eylül tarihleri arasında kutlanıyor. Arapça "kardeş" anlamına gelen "ahî" kelimesinden adını alan bu kültür, yalnızca bir ticari örgütlenme değil; bir yaşam biçimi, bir ahlak felsefesidir. Ancak görkemli törenlerin, süslü nutukların ve kutlama mesajlarının ardında yakıcı bir soru duruyor: Ahilik ruhu bugün gerçekten yaşıyor mu?

Tarihten Günümüze Ahilik Kültürünün Özü

Ahilik, Moğol istilasının getirdiği sosyal ve ekonomik yıkıma karşı Anadolu’da bir direniş ve düzen kurma hareketi olarak doğdu. Temelinde iki ana sütun barındırıyordu:

 * Esnaf ve Zanaatkâr Dayanışması: Şehirlerde üretici ve tüketici dengesini korumak, haksız rekabeti engellemek, mal kalitesini standartlaştırmak ve fiyatları adaletli bir "narh" sistemiyle denetlemek.

 * Manevi ve Ahlaki Eğitim: Kur'an ve sünnet ölçülerini ticaret hayatına entegre ederek dürüst, erdemli, komşusu siftah yapmadığında kendi siftahına sevinemeyen ahlaklı insanlar yetiştirmek.

Pabucu dama atılma korkusuyla kalitesiz mal üretmekten çekinen, tartıda hile yapmayan, kâr hırsını ahlakın önüne geçirmeyen bir esnaf profili bu kültürün en somut çıktısıydı.

Günümüz Gerçekliği: Kutlama Var, Uygulama Yok

Bugün dönüp esnaf odalarına ve piyasa koşullarına baktığımızda, bu köklü gelenekten geriye yalnızca isimlerin kaldığını görmek üzücü bir tablodur. Günümüzde esnaf odaları, üyelerinin mesleki ahlakını geliştirmek veya tüketiciyi korumak yerine; adeta sadece belirli aralıklarla zam kararlarını onaylayan ve uygulatan kurumlara dönüşmüş durumdadır.

Bu zihniyetin en çarpıcı örneklerinden biri toplu taşımada yaşanıyor. Şehir içi minibüs ücretlerinin bir gecede 25 TL’den 35 TL’ye çıkarılması, tek seferde %40’lık bir zam demektir. Sorulması gereken temel sorular şunlardır:

 * Bu zam oranı hangi ekonomik ölçüye veya enflasyon verisine dayanmaktadır?

 * Yapılan zam oranında hizmet kalitesi, araçların donanımı, hijyeni veya yolcu güvenliği artmakta mıdır?

 * Ayakta yolcu taşıma sınırlarına, durak kurallarına ve yolcu sayısına dikkat edilmekte midir?

Ne yazık ki yanıtlar olumsuzdur. Aynı durum sadece ulaşım sektöründe değil; gıradan tekstile, hizmet sektöründen inşaata kadar hemen her alanda kendini gösteriyor. Kaliteli ürün sunumu, doğru tartı ve ölçü, sağlam işçilik ve ticari ahlak gibi Kutsal Metinlerin ve Ahilik felsefesinin emrettiği ilkeler, yerini kontrolsüz bir kâr hırsına bırakmıştır.

Sonuç

Pankartlar asıp Ahilik Haftası’nı kutlamak, seremoniler düzenlemek kolaydır. Ancak Ahilik, yılda bir hafta hatırlanıp meydanlarda nutuk atılacak bir nostalji malzemesi değildir. Doğru tartının, kaliteli işin, hakkaniyetli fiyatın ve tüketiciye saygının olmadığı bir yerde Ahilikten söz edilemez.

Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki koca bir "Hayır" cevabı karşımıza çıkıyor: Şekil var, öz yok; kutlama var, uygulama yok. Ahilik ruhu, tabelalarda ve protokol konuşmalarında değil; ancak ve ancak pazarda, dolmuşta, dükkânda adalet ve ahlak tesis edildiğinde yeniden canlanacaktır.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın