Batman’da aşiretler birer birer dernek çatısı altında toplanıyor.
Bekiranlılar Derneği
Ramanlılar Derneği
Alikanlılar Derneği
Recebanlılar Derneği
Habizbinililer Derneği
Tımoklular Derneği
Reşkotanlılar Aşireti Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Kejanlılar Derneği derken,
Şimdi de Pencinari Aşireti dernekleşti.
Aşiretler dernekleşiyor, Batmanlılık ise halen kendisine sağlam bir sandalye arıyor!
Şaka bir yana, bu gelişmenin hem olumlu hem de düşündürücü tarafları var.
Aşiret dernekleri, aynı kökten gelen insanları bir araya getiriyor. Düğünde, cenazede, hastalıkta, darlıkta birbirlerine destek oluyorlar.
Kimi dernek gerçekten iyi işler yapıyor. İhtiyaç sahiplerine el uzatıyor, öğrencilere destek oluyor, köylerin sorunlarını gündeme taşıyor.
Hatta uyuşturucu ve panel işi gibi yasadışı faaliyetlere karşı tavır alan, toplumsal sorumluluk üstlenen dernekler de var. Allah var, bu yönüyle güzel işler yapanlar az değil.
İnsanın aklına şu soru geliyor:
Madem dayanışma bu kadar önemli, neden bunu sadece aşiret sınırları içinde tutalım?
Bir aşiret derneği kendi mensuplarını sahiplenirken, Batman’ın tamamını da sahiplenebilir mi?
Kendi köyünün yolunu, suyunu, okulunu takip ederken başka köylerin sorunlarına da el atabilir mi?
Elbette atabilir.
Hatta atmalı.
Çünkü Batman artık sadece belli aşiretlerin, ailelerin veya köylerin şehri değil. Farklı şehirlerden, bölgelerden ve kültürlerden insanların bir araya geldiği bir kent.
Hepimiz Batmanlılık bilincini güçlendirmeye çalışıyoruz. Ortak bir şehir kültürü, ortak bir aidiyet ve ortak bir gelecek kurmanın yollarını arıyoruz.
Tam bu noktada aşiret derneklerinin çoğalması insanı biraz düşündürüyor.
Yanlış anlaşılmasın. Dernek kurmak ne hukuken ne de başka açıdan engellenmesi gereken bir şey. İnsanların bir araya gelmesi, dayanışması, kültürünü yaşatması doğal bir haktır.
Ancak mesele şu:
Aşiret dernekleri Batmanlılığın alternatifi mi olacak, yoksa Batmanlılığın zenginliği mi?
Çünkü bir insan hem Timoklu hem Batmanlı olabilir. Hem Reşkotanlı hem Batmanlı olabilir. Hem Pencinarî hem Batmanlı olabilir.
Bunlar birbirinin rakibi olmak zorunda değil.
Aksine, Batmanlılık bütün bu farklılıkları aynı çatı altında buluşturabilmeli.
Yoksa bir gün Batman’da dernek tabelalarından geçilmeyecek ama ortak şehir bilincini ararken adres soracağız:
“Batmanlılar Derneği hangi aşirete bağlıydı?”
Şaka bir yana, mesele ciddi.
Aşiret dernekleri dayanışmayı büyütsün. Kültürü yaşatsın. İhtiyaç sahiplerine sahip çıksın. Köylerin, mahallelerin ve ailelerin sorunlarını çözsün.
Ama kapılarını sadece kendi mensuplarına değil, Batman’ın tamamına açsın.
Çünkü Batmanlılık bir soy kütüğü değil, bir gönül meselesidir.
Bu şehirde doğmuş olmak kadar, bu şehre değer katmak da önemlidir.
Aşiretler kendi adlarıyla var olabilir. Ama Batman’ın ortak adı, hepimizin adı olmalı.
Aşiretler çoğalsın, dayanışma büyüsün. Ama Batmanlılık da arada kaybolmasın!

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir