Ana içeriğe geç
Hatice Türkan
Hatice TürkanKöşe Yazarı

Recebanlılar ne istiyor?

Batman’da bazen bir caddeye ya da bulvara, taşıyabileceğinden çok daha fazla anlam yüklenebiliyor.

Recebanlılar ne istiyor?

Batman’da bazen bir caddeye ya da bulvara, taşıyabileceğinden çok daha fazla anlam yüklenebiliyor.

Mesele yalnızca asfaltın nereden başlayıp nerede bittiği değil. Bazen bir isim, insanların kendilerini nerede gördüğüyle, geçmişleriyle ve aidiyet duygularıyla da ilgili.

Bu hafta Batman Çalışan Gazeteciler Derneği olarak Recebanlılar Derneği’ne iadeiziyarette bulunduk. Dernek Başkanı Mehmet Salih Baktaş, yöneticiler ve önceki dönem başkanları tarafından ağırlandık.

Çaylar geldi, kahveler içildi, sohbet koyulaştı. Batman’ı konuştuk, şehrin meselelerini tartıştık.

Sohbet uzayınca, konu bulvar isimlerine geldi.

Bizim de gazeteci merakımız tuttu. Dayanamadık, sorduk:

“Batman’ın çözüm bekleyen bunca meselesi varken bir cadde ismi tartışmasını neden bu kadar uzattınız? Şehirde konuşacak konu mu kalmadı da tabelalara takıldınız? Bir isim yüzünden kenti germeye gerek var mıydı?”

Malum, Batman’da gündem hiç boş durmuyor. Bir mesele kapanmadan yenisi kapıyı çalıyor.

Biz de bu bulvar tartışmasının neden bu kadar büyüdüğünü anlamaya çalıştık.

Dernek Başkanı Mehmet Salih Baktaş’ı dinleyince konunun bizim düşündüğümüz kadar basit olmadığını anladık.

Hani bazen bir tabelaya bakar, geçersiniz. Ama o tabelanın arkasında bir geçmiş, bir aidiyet ve “Bize bu isim verilmişti, şimdi neden değiştirildi?” sorusu varsa mesele öylece geçip gitmiyor.

Recebanlıların itirazı tam da burada başlıyor.

Yaklaşık bir yıl önce söz konusu güzergâha Receban adı verilmiş.

Bu ay yapılan isim güncellemesiyle caddenin adı Hasankeyf Bulvarı olarak değiştirilmiş.

Dernek, bu değişikliği yalnızca bir isim düzenlemesi olarak görmüyor, apaçık itibar kaybı olarak değerlendiriyor.

Onlara göre isim en başından verilmemiş olsaydı belki bugün böyle bir tartışma da yaşanmayacaktı.

Ancak önce isim verilip sonra değiştirilince şu sorular ortaya çıkıyor:

“İlk karar neye göre alınmıştı?”

“Daha önce verilen bir isim neden değiştirildi? Kamuoyu önünde böyle bir itibar kaybı yaşanmasına gerek var mıydı?”

Eğri oturup doğru konuşalım, bu soruların yanıtını istemekte haklı bir tarafları var.

Elbette belediyeler yol isimlerini düzenleyebilir, güzergâhları yeniden değerlendirebilir. Ancak daha önce alınan bir karar değiştiriliyorsa bunun gerekçesini açıklamak da önemlidir. Aksi hâlde vatandaşın kafasındaki sorular çoğalır, tabelanın kendisi küçülür, tartışması büyür.

KOZLUK YOLU NEREDEN BAŞLIYOR, BİSMİL YOLU NEREDE BİTİYOR?

İşin bir de güzergâh boyutu var. Çünkü tartışma yalnızca hangi ismin kullanılacağıyla değil, bu isimlerin hangi noktadan başlayıp nerede sona ereceğiyle de ilgili.

Batman’da farklı yönlere uzanan yolların isimlendirilmesinde başlangıç ve bitiş noktaları önem taşıyor.

Kozluk-Sason yönündeki güzergâh, Havalimanı Kavşağı’ndan başlayarak belediye sınırına doğru uzanıyor.

Bismil yönündeki güzergâh ise otogar önündeki kavşaktan Diyarbakır yolu üzerindeki Batman Köprüsü’ne kadar devam ediyor.

Beşiri ve Hasankeyf yönlerinde de belirli güzergâhlar üzerinden isimlendirmeler yapılmış durumda.

Gercüş yönü de dâhil olmak üzere yolların nereden başlayıp nerede sona erdiği, isimlendirme tartışmalarının anlaşılması açısından önem taşıyor.

Yani her yolun başlangıç noktası aynı değil. Şehrin bir ucunda kavşak, diğer ucunda başka bir sınır noktası var.

Batman’ın yollarını anlamak bazen isimleri ezberlemekten daha zor.

Recebanlılar da bu güzergâhları dikkate alarak kendi önerilerini sunuyor.

İstedikleri, şehir merkezinden Tılmız Kavşağı’na kadar Receban adının kullanılması, kavşaktan sonra ise Hasankeyf Bulvarı isminin devam etmesi.

Burada önemli bir ayrıntı var:

Recebanlılar, Hasankeyf Bulvarı ismine karşı çıkmıyor.

İki ismin de korunabileceğini, Receban adının daha önce verildiği güzergâhta yaşatılmasını istiyorlar.

Başka bir ifadeyle talepleri şu:

“İki isme de yer bulunamaz mı?”

RECEBAN ADI BİR TABELADAN MI İBARET?

Recebanlıların köyleri geniş bir alana yayılıyor. Bu nedenle Receban adı onlar için yalnızca bir yol tabelası değil; geçmişin, köklerin ve ortak hafızanın da bir parçası.

Belediye de Receban adının yaşatılması amacıyla alternatif bir güzergâh önermiş. Yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde olan, Hasankeyf Bulvarı’na paralel uzanan bir yola Receban Caddesi adının verilmesi gündeme gelmiş.

Ancak dernek bu öneriyi kabul etmemiş.

Çünkü onların talebi, Receban adının herhangi bir yerde kullanılmasından ibaret değil.

Asıl istedikleri, daha önce Receban adı verilen güzergâhın bu isimle anılmaya devam etmesi.

İşte anlaşmazlık da burada düğümleniyor.

Belediye alternatif bir yol öneriyor, dernek ise mevcut güzergâhtaki ismin korunmasını istiyor. Bir taraf Receban adının başka bir caddede yaşatılabileceğini düşünüyor, diğer taraf ise bunun önceki kararın değiştirilmesinden kaynaklanan sorunu çözmeyeceğini savunuyor.

Yani taraflar yalnızca bir isim üzerinde değil, o ismin nerede ve nasıl yaşatılacağı konusunda da farklı düşünüyor.

Bazen aynı masada oturup aynı kelimeleri kullanırız ama farklı şeyler anlatırız. Bu tartışmada da durum biraz böyle görünüyor.

PEKİ, RECEBANLILAR NE İSTİYOR?

Gelelim başta sorduğumuz soruya:

Batman’ın bunca meselesi varken bu tartışmayı uzatmaya gerek var mı?

Elbette istihdamı, ulaşımı, kentleşmeyi ve şehrin diğer sorunlarını konuşalım.

Hatta mümkünse hepsini aynı anda konuşalım. Batman’ın gündemi buna yeter de artar bile.

Ama bir isim tartışmasını da “Bununla mı uğraşıyorsunuz?” diyerek kenara itemeyiz. Çünkü bir konu bize küçük görünebilir, başkası için önemli olabilir.

Recebanlıların talebinin kabul edilmesi, bir kesime ayrıcalık tanınması anlamına gelmek zorunda değil.

Aynı şekilde belediyenin şehir genelinde düzenleme yapması da vatandaşların itirazlarını dikkate almaması anlamına gelmemeli.

Burada asıl mesele, bir tarafın mutlaka kazanması değil, geçmişte alınan kararın neden değiştirildiğinin açıklanması ve tarafların makul bir çözüm üzerinde buluşabilmesi.

Her anlaşmazlığı büyütürsek şehirde tartışılmayan konu kalmaz.

Her itirazı görmezden gelirsek de kimse kendini dinlenmiş hissetmez.

İkisinin ortasında bir yol bulmak mümkün olmalı. Sonuçta Batman’da yol çok, kavşak çok.

Bir de ortak aklın kavşağında buluşabilsek fena mı olur?

Recebanlılar, taleplerini demokratik ve hukuki yollarla takip edeceklerini söylüyor.

Bundan sonraki süreçte önemli olan, tarafların birbirini dinlemesi ve çözüm seçeneklerini yeniden değerlendirmesi.

Bakalım bu bulvar tartışmasının sonu nereye çıkacak?

Umarız yol, yeni bir tartışmaya değil, uzlaşmaya çıkar.

Çünkü tabelayı değiştirmek mümkün. Gönül kırıklığını gidermek biraz daha zor.

Bir caddeye isim vermek birkaç kelimelik iş. Ama o isim etrafında oluşan tartışmayı çözmek, biraz daha fazla akıl ve biraz daha fazla nezaket istiyor.

Batman’ın ihtiyacı da tam olarak bu:

Daha az gerilim, daha çok ortak akıl.

Hem yollarımızın isimleri belli olsun hem bu yolların sonunda birbirimize selam verebilelim.

Haksız mıyım?

 

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın