<div>Kıymetli vatandaşımız diyerek başlayan mesajı aldığımda, kendimi gerçekten kıymetli hissedeceğimi düşünmedim ama mesajın tamamını okuduğumda; “Engelli merkezinin kendi engelli” başlıklı yazımda yaptığım eleştirinin dikkate alındığını ve eleştirdiğim hususların ivedi bir şekilde gerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nezdinde gerekse Valilik makamınca ve de İl Müdürlüğünce düzeltildiğini görmek beni mutlu etti.</div> <div><strong>Bir taraftan Engelli Aktif Yaşam Merkezine kızımı kaydedebilme olanağına kavuşmuş diğer taraftan da biraz sert de olsa yaptığım eleştirileri iyi niyetle yaptığım anlaşılmıştı.</strong></div> <div>Bu konu da Vali Ekrem Canalp ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Zeki Eryarsoy içten bir teşekkürü hak etti.</div> <div>Beni ve kızımı ve de kızım nazarında tüm engelli çocuklarımızı kıymetli hissettirmelerine karşılık o kıymeti bilmukabele kendilerine hissettirmek adına teşekkür ederim.</div> <div><strong>Vali Beyin bir konuda daha hakkını teslim etmem gerekir ki onca eleştiri ve tepkilere rağmen vatandaşça bilinen adıyla; Diyarbakır Caddesi yani Turgut Özal Bulvarında trafik tıkanıklığının çözümü için yapılan yeni düzenleme, şaşırtıcı bir biçimde sonuca ulaştı.</strong></div> <div>Her ne kadar dillendirmemiş ve yazmamış olsam da başlarda yapılan düzenlemelere ben de birçokları gibi saçma nazarıyla bakmış ama kendimce sabırla sonucun ne olacağını beklemek gerektiğini düşünmüştüm ki bulvarda artık trafik tıkanıklığının yaşanmadığını görmek ve bu kadar hızlı sonuç almış olmak beni şaşırttı.</div> <div>Birçok zaman eleştirel yazılarla anılsam da doğru icraatları ve o icraatların mimarlarını bir teşekkürle onurlandırmak ve haklarını teslim etmek de gerekir.</div> <div><strong>Hazır kıymetli hissediyor ve sesim, mesajım iyi niyetle yerine ulaşıyorken bizzat oğlum üzerinden yaşadığım ve çocuklarımızın güvenliği için ivedi bir şekilde çözüme kavuşturulması gereken bir sorunumuzu daha gündeme getirmek isterim.</strong></div> <div>Yakın zamanda Gültepe Mahallesi Su Parkında, henüz dokuz yaşındaki oğlum, iki akranıyla bisiklet sürüp o gün kurulu bulunan pazardan aldıkları meyveleri yerken, yanlarına yaklaşan her biri 15-16 yaşında 3 ergenin tehditlerine uğradı.</div> <div>Ergenler yanlarına yaklaşmış, paraları olup olmadığını sormuş ve ceplerini yoklamıştı. Para bulamayınca meyvelerini alıp tehditler etmiş ve çocukları korkutmuştu.</div> <div>Allah muhafaza, çocuklarda para olsa ve ergenlere vermemek için direnseler, belki ceplerinde taşıdıkları herhangi bir bıçak ya da benzeri aletle çocuklara zarar da verebilirlerdi.</div> <div><strong>Muhtarı aradım, su parkında güvenlik kulübesi var ama güvenlikçi var mı diye sordum. Yok dedi. Kamera olup olmadığını sordum, yok dedi. Bunu gündeme getirmesi gerektiğini ve parkta çocukların güvenliği için gerekli tedbirlerin alınmasının geciktirilmemesi için bir an evvel harekete geçmek gerektiğini söyledim.</strong></div> <div>Bu vesileyle sormak isterim: Kimi uyuşturucu bağımlılarınca, kimi fuhuş çetelerince kimi de ergen terörünce işgal edilmiş her bir parkın güvenliğine kavuşturulması için yapılması gerekenler neden yapılmıyor?</div> <div>Evet, şehri yeşil parklarla donatmak güzel bir başarı ama o parklara çağırdığımız insanların bilhassa çocukların güvenliğini sağlamayı ne zaman gündemimize alacağız?</div> <div>Kime sorsanız hangi parkta hangi suçun batağına çekilme riskiniz olduğunu söyler.</div> <div><strong>Geçtiğimiz yıllarda Su Parkı ve birçok parkta çalışan güvenlikçiler nerede? Gece dolaşan bekçiler nerede? </strong></div> <div>Umarım bunu da iyi niyetle yapılmış bir eleştiriden sayar ve kıymetlendirirsiniz çocuklarımızı</div>