<div>Hangi sorun olursa olsun kaynağını irdeleyip sebeplerini düşünmeksizin, kendi yarattığınız negatif zeminde vatandaşın kendince çözüm arayışına girip kendi imkanlarıyla yaptığı ve oluşturduğu çözümleri yıkmak ve yasaklamakla sorun çözülemez. Aksine sorunu ve mağduriyeti büyütürsünüz.</div> <div><strong>Adına hobi bahçeleri denen ama insanların hobiden fazlasına dönüştürdüğü, tarla vasfındaki bahçeleri yıkmak ve peşi sıra bahçelere ön ayak olanlara; sahtekâr, düzenbaz şeref ve haysiyetten yoksun kişiler, diye hakaret etmek devletin tarzı ve dili olamaz.</strong></div> <div>Yıkımın gerekçesi olarak görülen, tarım arazilerinin korunmasıysa mesele, binlerce dönüm verimli tarım arazisini imara siz açtığınızda oluyor da vatandaş mülk sahibi olduğu araziye bungalov ya da benzeri yapılar yaptığında neden olmuyor?</div> <div>Elbette vatandaşın emniyetini, konut güvenliğini sağlamak için belli yapıların belli şartlar dahilinde olması da gerekiyor. Varsayalım ki derdiniz bu olsun o zaman sorunu büyütmek yerine farklı çözümler üretebilme imkanlarına sahipsiniz, kabiliyetiniz de var dersek, neden yıkım yasak yoluna gidiyorsunuz?</div> <div>Özellikle pandemi sonrası insanlar, kalabalıktan kaçmak ve biraz da tabiata sığınmak için, yaşanan büyük Maraş depremi sonrası da olası sonraki deprem dönemlerinde, kat kat beton molozları altında kalma korkusu yaşamayacakları ve sığınabilecekleri çözümler üretmeye çalıştı.</div> <div><strong>Tam da burada sorulması gereken, devlet vatandaşın bu konudaki taleplerini karşılamış olsaydı, vatandaş alt yapı ve üst yapı masrafını da cebinden ödeyerek ihtiyacını, kendi imkânlarıyla ama yasal olmayan biçimde kaçak olarak giderme yoluna gider miydi?</strong></div> <div>Vatandaşa yol açtınız da vatandaş ona rağmen mi girdi ters şeride? Hayır.</div> <div>Yol açacağız dediniz ama hala o yolun esamesi okunmuyor. Malumunuz yıllardır yatay mimarinin bahsi var ama kendi yok.</div> <div><strong>Yaklaşık 3 yıl önce TOKİ deprem sonrası, “ilk evim arsa” adıyla bir proje başlattığını ve 350 ile 500 metrekare arası değişen miktarlarda, üstüne brüt en fazla 150 metrekare miktarında ev yapılabilecek, müstakil arsalar için vatandaşın başvurusunu aldı. Arzın çok üstünde talep olunca kuralar çekilip hak sahipleri belirlendi. Başvuru bedeli vs. de toplandı ama. </strong></div> <div>Hani nerede o arsalar ve müstakil evler? Siz yaptınız da vatandaş beğenmedi de kaçağa mı yöneldi?</div> <div>Gerçekçi olalım, kaçak yapılar en çok sizin döneminizde arttı, dönem dönem sandık hesabıyla tüm kaçak yapıları imar affı kapsamında yasal bir prosedüre siz kavuşturdunuz ve bu, her kaçak yapının bir gün af kapsamında iznine kavuşacağı umudunu besledi o umut da sonraki kaçak yapı sayılarını yükseltti.</div> <div>Şimdi, beslediğiniz o umudun eseri bahçeleri, milletin betondan, şehrin kalabalığından kaçıp çoluk çocuğuyla sığındığı o sığınakları onların başına yıkmak niye?</div> <div><strong>Bir de yıkımın yasal gerekçeleri vatandaşın nazarında çok da kayda değer alınmaz diye, yıkımı toplum ahlakında yargılayıp, yıkımları meşru kılmak için, anlatılan hikayeler var: Yok o bungalovlarda fuhuş yapılıyor, fuhuş üzerinden insanlara şantaj yapılıyor, köylüler şikayetçi, kadının biri çıplak kaçmaya çalışırken görülmüş, kızlı erkekli 40 ergen, çıplak bir vaziyette orda partiler vermiş vs…</strong></div> <div>Ne bu şimdi benzer hadiseler ve ahlaksızlıklar mahallelerde apartman dairelerinde yaşandığında o ev ve binaları da yıkım yoluna mı gideceğiz?</div> <div>Böyle hikâyelerle mi yıkımları kanıksattıracağız?</div> <div>O değil de bu yıkımlar bir şeyi daha ortaya çıkardı ki en acısı da o, bir kısım vatandaş “benim yok onun niye var” kafasıyla içten içe yıkımlara seviniyor.</div> <div>Peki, ne yapmalı o zaman?</div> <div>***</div> <div><strong>Geçtiğimiz ay Batman Sonsöz Gazetesinde Büyüteç adlı köşesinde Murat Ateşoğlu güzel önerilerde bulundu.</strong></div> <div>Ateşoğlu, Batman Üniversitesi bölgesinde Dicle üstüne yapılacak bir köprüyle Batman’ın Savur’a bağlanabileceğini, bunun Batman-Mardin arası yolu 150 km’den 90 km’ye düşüreceğini, adına Kalkınma Yolu Projesi denilen çalışmanın; Türkiye’nin Irak ve diğer sınır ülkeleriyle ticaretini geliştireceğini yazdı.</div> <div><strong>Her şeyden öte Ateşoğlu’nun önerileriyle ortaya konacak çalışma, Batman Üniversitesi, Emekli TOKİ ve Kardelen Mahallesi bölgesinin hepsine değer katacak.</strong></div> <div>Ateşoğlu’nun önerisine ben de kendi önerimi eklersem. Bahsedilen yol ve köprünün yapılmasıyla değerlenecek bölgede, altyapı ve üst yapısı hazırlanmış 500 metrekarelik bölümlere ayrılmış yeni bir köy inşa edip gerekli bedeller karşılığında, vatandaşa bahçeli ev imkânı neden sunmuyoruz.</div> <div>İşte o zaman: Biz yer gösterdik, gel buraya yap dedik, ama sen gidip olmadık yerlere kaçak bahçeler evler yaptın deyip, yeni kaçak yapıların önünü alabilir hatta yıkabilirsiniz.</div> <div><strong>Ama önce bugünkü sorunu çözmek için yıkıcı değil yapıcı çözümler ortaya koymalı ve oluşturduğunuz alternatife rağmen, hala kaçak köçek yapılan işleri cezalandırabilir ya da yıkabilirsiniz. </strong></div> <div> </div>