<div>Her dönemin kendine özgü daha doğrusu iktidara özgü ifade biçimleri vardır.</div> <div>Hafızam hepsini hatırlayacak kadar iyi olmasa da yakın zamana ait olanlardan bir kaçını hatırlıyorum.</div> <div>Özellikle 90’larda devletin PKK, İslamcı örgütler ve dindar muhafazakârlarla ile savaşında sıkça kullandığı kelimelerin başında “<strong>Sözde”</strong> ifadesi geliyordu.</div> <div><strong>“Sözde örgüt yöneticisi, sözde komutan, sözde sorumlu, sözde soykırım”</strong> vs…</div> <div>O dönem birçok tehlikeli ve zararlı kelimeye kondom görevi gören kelimelerden biriydi.</div> <div><strong>“Güya, sanki öyleymiş</strong>” gibi anlamlarına gelen “<strong>Sözde”</strong> sıfatının modası hiç geçmedi.</div> <div>Nerde, nasıl, hangi isimlerin önünde kullanılacağı, iktidar ve güç sahiplerince belirlenen <strong>“Sözde”</strong> sıfatı, kişilerin o güce teslim olma nişanesi gibiydi.</div> <div>Başta devlet aklının ve o aklın kiracısı iktidarın, anlamak, kabullenmek istemediği, varlığını deve kuşu misali başını kuma gömerek, varlığını reddettiği şeylerin var olmadığını göstermek için kurgulanmış bir dil oyunuydu.</div> <div><strong>“Sözde insan, sözde aydın, sözde âlim, sözde hoca ve siyaseten en ağırı, sözde Kürt, sözde vatandaş”</strong> en belirgin örnekleriydi.</div> <div>TSK 80’lerin başından bu yana savaştığı PKK mensuplarının Müslüman değil de Ermeni Hıristiyanlar olduğuna halkı inandırmak için “<strong>sünnetsiz”</strong> kelimesini tedavüle soktuğunda bile MGK toplantıları sonrasında en büyük tehdidin <strong>“İrtica</strong>” olduğunu açıklıyordu.</div> <div>Dönemin iktidar sahibi apoletli Kemalistleri için Atatürk’ü sevmeyen her insan ve Diyanetin çizdiği dinin kamusal alanlarını genişletmeye çalışan herkes, en büyük tehdit irticacı tanımına giriyordu. </div> <div>90’larda iktidar sahipleri için moda kelime İrtica iken, İslamcı muhalefet ve örgütler için de büyük ve küçük şeytan Amerika ve İsrail gibi ülke içine kadar uzanan dış güçlerdi.</div> <div>***</div> <div>Sonra araya, paralel, algı operasyonu ve benzerleri girse de etkisi ve imajı azalıp, zayıflayan tehditlerin etki ve korkusunu arttırmak için bir üst çatı ihtiyacı doğdu.</div> <div>Bu ihtiyacı karşılamak için yeni bir kelime üretilmesi gerekiyordu. Çok da gecikilmedi. Adına “<strong>Üst Akıl</strong>” dediler.</div> <div>Üst Akıl, aslında tanım itibariyle 90’ların büyük ve küçük şeytan tanımlarına çok benzese de daha soyut bir ifade olması ona istediğiniz tanımı yapma olanağı veriyor ve iktidarın işini kolaylaştırıyordu.</div> <div>Hem sonra iktidar henüz barıştığı ve kucaklaştığı küçük şeytan İsrail’i de unutturmak gerekiyordu ki büyük deyince hemen küçüğü de aklı gelebilirdi. </div> <div>Gezi ayaklanması mı? Üst akıl Türkiye’yi karıştırmaya çalışıyor.</div> <div>Çözüm süreci rafa mı kaldırıldı? Üst akıl PKK’ya sabotajlar ve saldırılar yaptırarak sabote etti.</div> <div>17–25 Aralık operasyonları mı? Üst akıl yine boş durmadı.</div> <div><strong>Üst akıl dedikleri ne ise artık?</strong></div> <div>Tabi biz aklımızı sadece bize demokrat sadece bize Müslüman olana ipotek ettirirsek, üst akıl da yönetir bizi alt akıl da…</div> <div>Ve bizi özgürlüklerimizden ve bizi kendimizden mahrum etmeyi meşru göstermenin en kolay yöntemi hepimizin malumu, düşman ve öcü üretmek.</div> <div>Üretilen öcülerden bizi korumak için özgürlüklerimizden feragat etmeli, farklılıklarımızdan temizlenip onları çöpe atmalı, birlik olup, hepimiz güçlü olanın kimliğinde dirilmeliyiz.</div> <div>Hala anayasal temelde, bir varlığı ve tanımı olmayan, hala sözde Kürt olan, onca insan ve diğer tüm etnik kimlikleriyle o insanlar tanklara, silahlara karşı meydanları doldurdu.</div> <div>Üst akla ve altındaki akılsızlara siper etti kendini. Bu da mı yetmedi, daha iki gün önce teröre lanet etmek için sokaklara çıktı. Bu da mı olmadı?</div> <div>Kürtler bu vatanın ve bu bayrağın onlara sahip çıkmasından çok sahip çıktılar bu bayrak ve bu ülkeye. Yine mi yetmez. “<strong>Bu da mı gol değil”</strong></div> <div>Yahu altı üstü bir akıl. Peki ya kalbi, kalbi olan yok mu?</div> <div><strong>“Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir”</strong> (Zümer Suresi, 18)</div>