<div>Büyüklerimiz bize “Kur’an okunduğunda kulak verin” derdi. “Kulak vermeyecekseniz saygısızlık olur, lakırdınızla edepsizlik etmiş olursunuz” derlerdi. Bundan ötürüdür ki dinlemeyecek konuşup, eş dostla hasbıhal edeceksek, o zamanlar kasetler vardı tabi, teybe Kur’an kaseti takıp boşa okutmaz saygısızlık etmezdik.</div> <div>Bu bir tarafa da sadede gelmeden bir de son zamanlarda televizyon kanallarında dönüp duran bir kamu spotu var. Gürültü kirliliği ile ilgili bir klip. Sloganı “<strong>60 dB (desibel) üstündeki ses, ses değildir”</strong></div> <div>Gel gelelim bizim uygulamalarımıza, Camilerimizin dışarıya verilen hoparlörlerinden bas bas bağıran sözüm ona vaaz eden bir imam ve sokağın gürültüsüne salıverilmiş bir Kur’an okumasına.</div> <div>Bazı konular vardır ki yanlış anlaşılmaya çok müsait ve o yanlış anlama üzerinden taciz edilebilirliğiniz çok yüksektir.</div> <div>Bazı meseleler vardır ki sizi ve etrafınızdaki herkesi rahatsız etse dahi bunu dillendirmek sizi bir anda din düşmanı diye fişlemelerine yol açabilir.</div> <div>Hâşâ din düşmanı değilim ama gücü elinde bulunduranın ve başındaki yetkililerle birlikte kurumlarının din anlayışının düşmanı olmasam da karşısındayım.</div> <div>Size çok ilginç bir örnekten bahsedeceğim. <strong>Gültepe Mahallesinde</strong> su parkının hemen bitişiğinde hatta su parkıyla iç içe bir camiimiz var. Bu cami hayırsever vatandaşlardan toplanan yardımlarla yapıldı.</div> <div>Güzel de bir camii oldu. Daha inşaatken dostlarla konuşup keşke parkla cami arasına duvar örülmese de ibadet hayatın içinde parklarımızla iç içe kalsa diye düşünüyorduk ki çok şükür öyle yapıldı.</div> <div>Cami parkın içinde yer almış duvarlarla parktan ayrılmamıştı hatta cami henüz yeni bitmişti ki o zaman kuzeye bakan caminin girişinde parka doğru açılan genişçe merdivenler insanları en zarif en kibar şekilde ibadete çağırır gibi uzanıyordu.</div> <div>Parkta oynayan çocuklar gençler camide ibadet edenleri görüyordu. Alınları olmasa da gözleri tanışıyordu ibadetle. Belki bir gün o gözler alınları da çekerdi secdeye.</div> <div>Eğer caminin parka bakan kapısı duvarla örülmeseydi tabi.</div> <div>Maalesef ki kısa bir süre sonra caminin içi görünüyor diyen kimi kafalar eski mi yeni mi bilemem artık fark etmiyor değişmiyor bir şey.</div> <div>İşte o kafalar caminin içi parktan görünüyor deyip kuzeye doğrulan açılan merdiven basamaklarını iptal edip ahşap duvarlar ördüler girişleri yine ahşap bir koridor ve yandan tırmanan merdivenlerle giriş verdiler.</div> <div><strong>Böyle ilkellik, böyle yavanlık, böyle dar kafalılık yok. </strong>Caminin içindeki halktan sakınan bir zihniyet ama aynı zihniyet caminin içini göstermezken her namaz vakti mahallenin hepsini dinlesin dinlemesin bas basa bağıran bir kuran ve hutbe sesine boğuyor.</div> <div>Kimse çıkıp bir şey demeyecek nasıl olsa. Diyene cevap hazır sen kuran sen dün düşmanı mısın diyecekler. Hayır, esas kuran ve din düşmanı bunu yapanlardır.</div> <div>O güzelim Kur’anı gürültü diye tanımlanabilecek (60 dB üstü) bir ses tonuyla mahalleliye dayatanlardır. Caminin içi görünmesin diye duvar örenlerdir.</div> <div>Cemaati ve mahalleliyi yüksek gürültü tonlarıyla terbiye etmeye çalışanlardır.</div> <div>Dinin zarafeti ve nezaketini kabaca formlara büründürüp insanları dinden ibadetten soğutanlardır.</div> <div>Allah akıl fikir versin.</div>