İbn-i Haldun’un o meşhur "Coğrafya kaderdir" sözü, tarih boyunca insanların yaşadığı iklim ve coğrafi şartların hayat standartlarını nasıl şekillendirdiğini anlatmak için kullanılır. Ancak bugün Güneydoğu Anadolu’da, özellikle de Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak gibi kavurucu sıcakların hüküm sürdüğü illerde yaşayan vatandaşlar için bu söz ne yazık ki biçim değiştirmiş durumda: Coğrafya artık bir keder haline geldi.
Sebep mi? Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mesken aboneleri için yıllık 4.000 kWh olarak belirlediği Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) eşiği.
AYNI CETVELLE FARKLI COĞRAFYALAR ÖLÇÜLEMEZ
Erzurum’da veya Kars’ta yaşayan bir vatandaşımızın kışın ısınma ihtiyacı ile Batman’da, Urfa’da yazın 50 dereceye dayanan gölge sıcaklığında serinleme ihtiyacı bir tutulabilir mi? Erzurum’da klimayı geçici bir konfor olarak görebilirsiniz; ancak Batman’da Temmuz ve Ağustos aylarında klima çalıştırmamak, insan sağlığını ve yaşam hakkını doğrudan tehdit eden bir durumdur. Burada klima bir lüks değil, hayati bir zorunluluktur.
Hâl böyleyken, EPDK’nın tüm ülkeye tek bir cetvel uygulayıp yıllık 4.000 kWh limitini aşan herkesi sübvansiyon dışı bırakarak "serbest piyasa cezası" kesmesi ne adaletle ne de sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır.
Yaz aylarında bir evde çocukların, yaşlıların ve hastaların sağlığını korumak adına çalıştırılan iki klima, zaten iki üç ay içinde bu sınırı zorlamakta ve hatta aşmaktadır. Nitekim bu ay sıradan bir meskene gelen 6.700 TL’lik elektrik faturası, durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Bir eve iş yeri boyutunda fatura geliyorsa, burada tüketici ısraf yaptığı için değil, sistem adaletsiz tasarlandığı için cezalandırılıyor demektir.
ŞEHİR EKONOMİSİNE DARBE: KAPANAN KLİMALAR, KAÇAN MÜŞTERİLER
Bu mağduriyet sadece evlerle de sınırlı kalmıyor. Küçük esnaf, lokantalar, kafeler ve ticarethaneler fahiş faturalarla boğuşuyor. Geçtiğimiz günlerde gittiğim bir lokantada sıcaktan durulmuyordu; çünkü işletmeci faturanın altından kalkamadığı için klimaları kapatmak zorunda kalmıştı. Müşteri doğal olarak o ortamda durmak istemiyor ve bir daha gitmiyor.
Sonuç ? Esnaf müşteri kaybediyor, yerel ekonomi kan kaybediyor. Elektrik faturası ödeyemediği için şalter indiren esnafın ve klimasız ortamda hizmet almaya çalışan vatandaşın mağduriyeti, zincirleme bir iktisadi çöküş yaratıyor.
ÇÖZÜM NET: BÖLGESEL IKLİM ESNEKLİĞİ VE 7.000 KWH EŞİĞİ
Sorumluluklarımızı yerine getirirsek coğrafya ne kaderdir ne de keder. EPDK’nın masa başında aldığı kararların, sahadaki iklim gerçekleriyle örtüşmesi gerekir.
Nasıl ki farklı coğrafyalar için farklı mimari ve kentsel çözümler üretiliyorsa, enerji politikalarında da bölgesel sıcaklık ortalamaları dikkate alınmalıdır. Batman ve çevre iller gibi yaz sıcaklıklarının ekstrem seyrettiği bölgelerde SKTT eşiği en az yıllık 7.000 kWh seviyesine çıkarılmalıdır.
YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRI
Buradan bölge halkının sesi olarak başta Batman Milletvekillerimiz Sayın Ferhat Nasıroğlu ve Sayın Serkan Ramanlı olmak üzere, bölgenin tüm milletvekillerine ve mülki amirlerine açık bir çağrıda bulunuyoruz:
Bu ses, evinde 6-7 bin liralık faturayla baş başa kalan emeklinin, iş yapamaz hale gelen esnafın, sıcaktan bunalan çocukların sesidir. Lütfen EPDK nezdinde acilen gerekli girişimlerde bulunun.
Batman halkının ve Güneydoğu’nun üzerindeki bu fahiş fatura yükünü kaldırın, iklim şartlarına dayalı bu adaletsizliği giderin. Coğrafyayı bu insanlara keder olmaktan çıkarıp adil bir yaşam alanına dönüştürmek sizlerin elindedir.

Agzina sağlık abim
Elinize ve yüreğinize sağlık. Umarım yetkililere bu ses gider.