<div>Herkesin olduk olmadık her şeyden düşman üretip savaşmaya ve yok etmeye çalıştığı bir zamanda oturup bir beyaz bir kâğıda <strong>1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun</strong> diye yazmanın ve devamında en afilli cümlelerle yalandan bir barış edebiyatı yapmanın bir kıymeti harbiyesi var mı?</div> <div>Dost olmayı beceremediklerimizi düşman edinmek için çok zeki ya da maharetli olmaya gerek yok.</div> <div>Eskiden beri her ayrılığı aykırılık sayan bir toplumun içinde büyüyüp ölmediğimiz her güne şükredip yaşamaya çalışmak, bu gerilimli hali iliklerimize kadar taşımanın, bu toplumun, bu toprakların kaderi olduğuna inandırmışlar bizi.</div> <div>Ve bize tayin edilen yaşamak zorunda bırakıldığımız bu kadere teslim olmuşuz.</div> <div>Barışmayı beceremeyen kocaman bir ülke ve bu ülkenin tüm halkları olarak savaş esiriyiz hepimiz. Savaşın kayıtsız esirleriyiz.</div> <div>En kötüsü de bunun farında olmadan bu esareti bir yaşam şekline dönüştürmüşüz.</div> <div>Bununla yaşamaya daha doğrusu, bunun içine gömülüp ölmeye alıştırılmışız.</div> <div>Hangi savaşın, hangi düşmanın diye sormayın.</div> <div>Omuzlarımız üstünde taşıdığımızın toprağına ektikleri düşmanlıklar gözlerimizden ve dilimizden kin ateşlerken, her duyduğumuza misliyle düşmanlık hisleri üretiyoruz.</div> <div>Savaş esiriyiz hepimiz ve işkence altında aklımız, kalbimiz.</div> <div>İşkence altında ve toplama kampındayız hepimiz. Hepimiz kutsanmış savaşların esiriyiz.</div> <div><strong>Yaşamaya değil ölmeye ve savaşmaya kurgulanmış aklımız. </strong></div> <div>Düşmanlığa, kindarlığa aşılanmış kalbimiz.</div> <div>Savaş esiriyiz, savaşların esiriyiz hepimiz ve işkence altındayken bile işkence edenini kutsayanlarız hepimiz.</div> <div>Politikacılar, siyasetçiler, uzmanlar, gazeteciler, hocalar, imamlar, medya, kitaplar, yazarlar, oyuncular, acısına ortak arar gibi bize esaretinin virüsünü bulaştıran babalar, oğullar, abiler, dostlar ve sevgililer.</div> <div>Savaş esiriyiz hepimiz ve esiri olduğumuz savaşların işkencecileriyiz.</div> <div>Koca bir esir kampını vatan, ölmeyi yaşamak sanıyoruz. Savaş esiriyiz hepimiz.</div> <div>En çok da birbirimizin cellâdı birbirimizin esaretiyiz.</div> <div>Hadi o zaman kutsanmış savaşlarımızın esaretine tıkıldığımız kamplarımızda <strong>1 Eylül Dünya Barış Gününü kutlayalım.</strong></div> <div>Esir kamplarımızın tutsağı olduğumuz bayraklarını sallayalım hep birlikte. Türküler yerine marşlar söyleyip şiirler yerine sloganlar atalım.</div> <div>Masallar yerine darbe hikâyeleri anlatalım çocuklarımıza.</div> <div>Ninnileri ecinniler basmış, su uyur düşman uyumaz diyelim kundaktaki bebeklere.</div> <div>Gelecek nesilleri düşmansız bırakmayalım. Düşmanlar üretelim, savaşlar büyütelim hep birlikte işkence altında kıvrandığımızı unutmak için işkence yapalım biz de.</div> <div>Değil mi ki her mazlum bir zalime döndü bu ülkede. Değil mi ki zalim ve mazlum birbirine karıştı.</div> <div>Düşmanlık ve kindarlıkla aşılandık hepimiz. Barışmaya ve yaşamaya karşı.</div> <div>Kutlu olsun mu o zaman <strong>1 Eylül Dünya Barış Günü.</strong></div> <div>“<strong>güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan</strong></div> <div><strong>dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar</strong></div> <div><strong>dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan</strong></div> <div><strong>Kürdistan'da ve Muş-Tatvan yolunda bir yer kanar”</strong></div> <div>Turgut Uyar’ın Yokuş Yola adlı şiirinden. </div>