Eğri yolda doğru yürümek

Eğri yolda doğru yürümek

Kimi zaman kullandığımız ve dilimize yapışıp kalmış öyle saçma sapan muhakeme cümleleri var ki akıl sır erdirmek mümkün değil.

Bunlardan en yaygın olarak zikredilenlerden biri; herkes karşı çıkıp eleştiriyorsa doğru yoldayım. Hadi oradan, diyesim geliyor ve diyorum da. Herkes karşı çıkıyorsa bir daha düşünmeli demek akıllarına gelmez mi? Yaptığınız hizmetin, ne kadar doğru olduğunun sağlamasını, herkesin karşı çıkmasıyla değil herkesin hoşnut olmasıyla yapmak aklınıza gelmez mi?

Yıllardır bekleyen ve son İstanbul depreminin bir daha bize hatırlattığı Kentsel Dönüşüm projeleri, hani şu devamlı dillendirdiğiniz ama bir türlü hayata geçirmediğiniz yatay mimari mesela.

Batman’da iki yıla yakın zaman önce, Belediye Meclisi tarafından, Şirinevler ve Cumhuriyet mahallesinin kimi bölgeleri için kararı alınan kentsel dönüşüm projeleri, neden hala hayata geçirilmiyor? İddialar, söz konusu bölgeler için ilgili bakanlıklardan kaynak istendiğini ama kendi kaynaklarınızla yapın, mealinde bir cevap alındığını söylüyor.

Proje hayata geçirilmiyor ve kentsel dönüşüm kararı olduğu için de o bölgede kimseye yapı ruhsatı da verilmiyor. Umuyorum ki kimsenin hoşnut kalmadığı için bunu da doğru yolda olduğunuza yormazsınız.

Madem bakanlık kaynak vermiyor, e siz de kendi kaynaklarınızla yapmıyorsunuz, o zaman kentsel dönüşüm kararını iptal edin de vatandaş kendi kaynağıyla evini barkını yapsın, ruhsatına kavuşsun.

Yok, ama diyorsanız ki bizim daha mühim işlerimiz var, vatandaşın işine taş koyuyoruz, o taşı konuşanın, yazanın, itiraz edenin başında ufalarız. Bunu da başta dillendirdiğim doğru yolunuzun temel taşlarından sayıp, sağlama cümlenizi bir basamak daha yüceltip, “herkesi mağdur ediyorsak doğru yoldayız”a çevirmek lazım gelir.

O daha mühim işlere gelince nedir onlar? Mesela şu aralar gündem de olan ve vatandaşın ekseriyetinin akıl sır erdiremediği “Devlet Mahallesi”.

Şehrin en yüksek, en havadar, en ferah bölgesi olan Esentepe mevkiinde 180 dönümlük alana kurulması planlanan Valilik ve diğer bilumum kuruma ilişkin proje.

Henüz yeni bitirilmiş Külliye ve Millet Bahçesinin devamındaki 180 dönümlük arazinin yeşillendirilip Karabağ Parkına dâhil edilmesi, artık yetersiz gelen ve özellikle yaz aylarında, iğne atsan yere düşmez, tıklım tıklım parkın genişletilmesi gerekirken, neden beton yığınından müteşekkil kurum binalarıyla doldurulmaya çalışılır?

Zaten 10’dan fazla okulla şişirilmiş bölgeye, bir de kurum binalarının taşınması neye hizmet eder? Memurun işini aksatıp Batman manzarasıyla püfür püfür hülyalara dalmasına anca.

Ki şöyle de bir durum var söz konusu kurumların konumlandırılması planlanan alanın kimi kısımlarının, inşaat molozlarıyla dolgu bir alan olduğu da iddia ediliyor. Bu ayrıca hülyalara davet ettiğiniz memuru hizmet bekleyen vatandaşla riske atmak olmaz mı?

Azıcık aklımla bile bildiğim şehir planlamalarında devlet kurumları, şehrin genişletilmesi istenen bölgelerin devamına yapılır ki o bölgelerin cazibesi artsın. Ne hikmetse Batman’da bu yönteme hiç başvurulmuyor. Ne yapılıyor? Kardeş az daha sıkışalım da ben de şu araya gireyim ya da safları sıklaştıralım.

İyi de safları sıklaştıralım derken birbirimizi ezmesek, boğmasak keşke.      

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Fetullah
Fetullah 1 yıl önce
Ağzına sağlık