<div>Nerde eski bayramlar?</div> <div>Sorusu her bayram en çok sorulan ve cevabı özlemlerle dillendirilen en klişe sorularımızdandır. Sormayan ya da sorulmayan var mıdır bilemem ama bırakın eskisini yenisini bile arar olmaktan korkuyorum.</div> <div>Hadi dönüp sorun yanınızdakine “Nerde eski bayramlar” diye aramaya başlayın birbirinizin anılarında. Ama bir gün biri çıkıp da “Nerde eski bayramlar” sorunuza karşılık “eski sen neredeyse orada o eski bayramlar da” derse şaşırıp kalmayın.</div> <div>İçerisinde yaşadığınız yeni dünyanızda ya da yeni hayatlarınızda o bayramlara yer ayırmayıp kıymet vermemişseniz, her bayram kapınıza erkenden dayanıp şeker bekleyen çocuğa kapıyı açmayıp uyumaya devam etmişseniz.</div> <div>Anne babayı unutup tüm kardeşleriniz, kuzenleriniz yeğenleriniz ve eş dostunuzla bir araya gelmeyip sarılmamış sevdiklerinizle bayramlaşmaktansa tatil köylerinde sahillerde güneşlenmeyi tercih etmişseniz..</div> <div>Sormayın artık samimiyetsizlikte dibe vurup martaval okumayın. O bayramlar sizi değil siz o bayramları terk ettiniz.</div> <div>Eskiden bayramlarda bir yerlere gidilmez o yerlerden gelinirdi. Bayram tatili kaç gün bir yerlere mi gitsek dediğinizden beri.</div> <div>Çoluk çocuğunuza istediği her şeyi alıp doyumsuz bir nesil yetiştirdiğinizden beri, o çocuklar bir bayram arefesinde bayramlık ayakkabısıyla yatağa girip heyecandan uyuyamadığını bilmeyecek. Sizin yaşadıklarınızı ve hissettiklerinizi tatmayacak.</div> <div>Alışveriş torbasıyla sabahın köründe kapınıza çocuklar dayanıp şeker toplama yarışına ve topladıklarını, misafir şekeriyle çocuk şekerini ayrıştırıp, harçlıklarını her aldığı yeni harçlıktan sonra tekrar tekrar saymayacak.</div> <div>Çünkü artık o bayramlar, içinde büyüdüğünüz yokluğunuzla tek bir çukulatadan aldığınız tadı aldığınız o bayramlar olmayacak. Yakında bayramlar da kalmayacak.</div> <div>Çünkü artık bayramları, birçoğumuz gibi tatillerde bir selamı bile esirgediğimiz yabancılarla ve alışveriş merkezlerinde geçireceğiz. Sahillerde güneşlenip sosyal ağlarımızdan iyi bayramlar dilemekle yetineceğiz.</div> <div>İçerisinde büyüdüğümüz yokluklarımızın acısını çıkarmaya yoksulluğumuzla hesaplaşmaya çalışır gibi “ben yaşadım çocuklarım yaşamasın” deyip doyumsuz yetiştirdiğimiz bir nesil, bayramın da kıymetini bilmez şekerin de harçlığın da.</div> <div>Yokluk bilmeyen o nesil yaşadığı varlığın da kıymetini bilmez, acın halini de görüp empati kurmaz kuramaz.</div> <div>“Ben yaşadım çocuklarım yaşamasın”</div> <div>Hayır efendim yaşasın yokluğu da yaşasın varlığı da nasipse bilsin. Kıymet versin. Bir bayram akşamında gıcır gıcır ayakkabısıyla uyanacağı bayram sabahının heyecanıyla uykusuz kalsın.</div> <div>Her bayram sabahı rahmetli annemin geceden uykusuz kalıp sabaha hazırladığı sütlaç arıyorum. Sabahın altısında elinde torbalarıyla kapımda dikilen ve iyi bayramlar deyip şeker bekleyen çocukları arıyorum.</div> <div>Eski bayramlar mı ben artık bayramlar nerde bilmiyorum.</div>