Ana içeriğe geç
Ekrem Işık
Ekrem IşıkKöşe Yazarı

Fanatizmin bu kadarı!

Spor, doğası gereği birleştirici; insanı centilmenliğe, nezakete ve mütevazılığa sevk eden bir kültürdür.

Fanatizmin bu kadarı!

Spor, doğası gereği birleştirici; insanı centilmenliğe, nezakete ve mütevazılığa sevk eden bir kültürdür.

Ancak ne yazık ki tribünlerimizde zaman zaman spordan, insanlıktan ve mantıktan tamamen uzaklaşan tablolara şahit oluyoruz.

15 Ağustos’ta oynanan Gençlerbirliği - Fenerbahçe müsabakasında yaşananlar, bu durumun en acı ve en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

Tribünde yaşanan ve insanı adeta hayretler içinde bırakan o görüntülerde; henüz 4-5 yaşlarında, dünyayı ve sporu yeni tanımaya çalışan ufacık bir çocuğa karşı sergilenen çirkin tavır, spor alanlarında centilmenliğin nasıl yok edildiğini gözler önüne serdi. Koskocaman bir cüsseye ama ne yazık ki ufacık bir zihniyete sahip bir bireyin, küçücük bir çocuğun masumiyetine dahi saygı duyamaması; fanatizmin ulaştığı tehlikeli boyutu açıkça gösteriyor.

Şüphesiz ki münferit bir olay tüm tribünleri ya da bir kulübün tüm camiasını karalamaya yetmez. Ancak bu tür uç örnekler, toplumun spora ve tribün kültürüne bakışında derin yaralar açar. Burada asıl sorgulanması gereken, taraftarlık ile fanatizm arasındaki o hayati çizginin nasıl ve ne zaman kaybolduğudur.

TARAFTARLIK SEVGİDİR, FANATİZM İSE SAYGISIZLIK

Taraftar olmak ile fanatik olmak aynı şey değildir; olamaz da. Taraftarlık; renklere duyulan sevgi, takıma verilen emek, galibiyette sevinç, mağlubiyette hüzündür. İçinde aidiyet ve tutku barındırır. Fanatizm ise hiçbir saygının, düşüncenin, inceliğin ve mütevazılığın barınamadığı hastalıklı bir alandır. Taraftarlık fanatizme çevrildiği an, spordaki tüm güzellikler buharlaşır ve yerini bu çirkin görüntülere bırakır.

Sınırı iyi çizmek zorundayız. Futbolun ve genel anlamda sporun amacının birleştirici bir şölen olduğunu hatırlamak; tribünlerde çocuklarımıza, kadınlarımıza ve rakip taraftarlara yer açmak zorundayız. Saygının ve çizginin korunamadığı yerde spor biter; geriye sadece akıl ve duygu tutulması kalır.

Tribünleri bu dar zihniyetten arındırmak, sporu yeniden asil değerleriyle buluşturmak tüm sporseverlerin ortak sorumluluğudur. Çocuklarımızın gözündeki spor sevgisini çirkinliklerle gölgelemeye kimsenin hakkı yok.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın