Huzursuzluğun adeta sıradan bir kent kimliğine büründüğü Batman’da, gecenin en zifiri anında bile vatandaşa rahat bir nefes almak haram kılınıyor.
Uykunuzun en derin, en dinlendirici bölümünde aniden patlayan yüksek bir gürültü ve pencerenizden içeri dolan alevli gökyüzü aydınlatmalarıyla sıçrayarak uyanırsanız bilin ki burası Batman’dır.
Bu kentte ne yaşlıya saygı kaldı, ne hastaya merhamet, ne beşiğindeki çocuğa insaf, ne de direksiyon sallamaktan, fabrikada ter dökmekten gelen vardiyalı işçiye huzur...
Evine çekilip günün yorgunluğunu atmak isteyen yüz binlerce insanın hakkı gasp ediliyor.
Peki, ama ne uğruna?
Sadece ve sadece gürültü çıkararak mutlu olacağını sanan bir avuç insanın bencilliği uğruna.
Bir insan başkalarını rahatsız ederek, bebekleri uykusundan fırlatarak, hastaların nefesini keserek nasıl mutlu olabilir?
Kendi özel alanında, kimseyi taciz etmeden yaşanacak sevinçler varken; illa o kutlamayı, o eğlenceyi bütün şehre dikte etmek şart mıdır?
Gerçek mutluluk dışa böylesine şuursuzca savrulan bir patlama mıdır?
Hayır!
Bunun adı mutluluk değil, olsa olsa ham bir gösteriş, katıksız bir görgüsüzlüktür.
Peki, sormak gerek:
Ben senin ucuz gösterişin, senin birkaç dakikalık eğlencen için neden evimde huzursuz oluyorum?
Hiç mi toplumsal düşünce, hiç mi komşuluk anlayışı, hiç mi vicdan kalmadı?
Hadi gürültüyü çıkaranlarda empati ve insaf yok...
Peki, bu kentin düzeninden sorumlu yetkililer nerede? "Etkisiz yetkililer" neyi bekliyor?
Bu şehirde vatandaşın huzurunu, can güvenliğini ve uyku hakkını korumak kimin sorumluluğunda?
Türk Ceza Kanunu net: Kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak açıkça suçtur.
O halde soruyorum: Gece yarısı kenti ayağa kaldıran bu magandalara karşı vatandaş tek tek savcılığın yolunu mu tutmalı, yoksa kamusal düzeni korumakla mükellef makamlar ve savcılıklar bu resmî işkenceye karşı resen mi harekete geçmeli?
Bu pervasızlığı kamuoyunun takdirine, vicdanına ve değerli hukukçuların görüşüne bırakıyorum.

Ağzına sağlık,anlayana sivrisinek saz,anlamayana davul zurna az.lakin bu rahatsızlığı yapanlarda haya yokki,utansın,merhamet yokki başkasına acısın
Ahhh kardeşim ahh…! Bu ülkede Cumhurbaşkanının haberi olmadan bir olumsuzluk giderilmez mi? İlla ki Cimer’e mi yazmalıyız? Ne iş yapar bakanlar, valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri?????? Yani biz her defasında bir yolunu bulup şikayetimizi Cumhurbaşkanına mı iletmeliyiz???<br>
Devletin tüm yetkilileri halkın huzuru konusunda çok titiz olmalıdırlar!<br>
Bu konuda asla tavizkar olunamaz…<br>
Umarız ki yazdıklarınızın yetkililer üzerinde bir etkisi olur, <br>
Kaleminize, yüreginize sağlık…