Ana içeriğe geç
Hüseyin Demir
Hüseyin DemirKöşe Yazarı

Kalbin çocukluk hâli

İnsan, bilgiyle büyüyen bir varlıktır.

Kalbin çocukluk hâli

İnsan, bilgiyle büyüyen bir varlıktır. Belki de dünya hayatında insana sunulan en kıymetli nimetlerden biri bilgidir. İnsan bildikçe derinleşir, idrak ettikçe kemale yaklaşır. Zira onu diğer mahlûkattan ayıran en mühim taraflardan biri hakikati arama, anlama ve anlamlandırma çabasıdır.

İnsan büyüdükçe bilgiyle donanır; zihni genişler, ufku çoğalır, bakışı uzaklara erişir. Fakat insan yalnızca bilgiyle büyümez aynı zamanda ağırlaşır da. Çünkü her bilgi, insanın omzuna görünmez bir heybe gibi asılır her tecrübe, ruhun toprağına biraz daha ağırlık bırakır.

Yıllar geçtikçe insanın içinde sessizce biriken yükler olur. Hesaplar, korkular, kırgınlıklar, gurur, pişmanlık ve suskunluklar… Bunların her biri kalbin üzerine ince bir toz gibi konar. Başta fark edilmez belki fakat zamanla o toz, insanın iç aynasını buğulandırır.

İnsan her şeyi çözmeye, her düğümü aklıyla açmaya, her yaraya bir açıklama bulmaya çalışırken bazen en kıymetli hasletlerinden birini kaybeder: Safça yaklaşabilme kabiliyetini.

Çocukluğun o berrak tarafı, insanın içinden usul usul çekilir. Bir sabah sisin vadiden ayrılması gibi değil daha çok eski bir kandilin ışığının yavaş yavaş azalması gibi… Hayrete açık olan kalp, zamanla tedbirin, kuşkunun ve hesapların gölgesine sığınır.

İnsan artık bakar ama eskisi gibi göremez duyar ama eskisi gibi ürperemez bilir ama bildiğinin içinde kaybettiği şeyi fark edemez. Belki de insanın hakiki düşüşü tam burada başlar: Dünyayı öğrendikçe kendinden uzaklaşmasında…

Çünkü bazı hakikatler yalnızca bilen bir zihinle değil, temiz kalabilmiş bir kalple anlaşılır. Bazı kapılar vardır ki anahtarı akılda değil safiyettedir. Bazı sözler vardır ki onları çözmek için uzun kitaplar değil yorulmamış bir kalp gerekir. Bazen bilgiden daha mühim olan şey, bir çocuğun sade bakışıyla hakikati kabul edebilmektir.

Hayatın önümüze koyduğu bazı gerçekler vardır ki fazla yorum kaldırmaz. İnsan onları ancak kalbi yorulmamışsa duyabilir. Fazla bilen bazen fazla kuşkulanır fazla hesap eden bazen hakikatin sade sesini kaçırır. Oysa çocukluk, hakikate en kısa yoldan varan o temiz patikadır. Dikenleri azdır, yolları gösterişsizdir fakat insanı doğrudan kalbin eşiğine götürür.

Bu yüzden insan, ne zaman çocukluğunu hatırlasa içinde derin bir iç çekiş dolaşır. Çünkü çocukluk yalnızca geride kalmış bir zaman değildir kaybedilmiş bir safiyet hissidir. Eski bir evin avlusunda unutulmuş su sesi gibi insanın içinde hâlâ bir yerde akar durur.

Bazı şeyleri en iyi bilenler değil kalbini hâlâ kirletmemeyi başarabilenler anlar. Bilgi insanı büyütür fakat safiyet insanı diri tutar. Akıl yolu gösterir fakat temiz kalp, o yolda kaybolmamayı öğretir.

Kalbimizin, çocukluktan yadigâr kalan o berrak ve mahzun safiyetini ömrün tozlu yollarında yitirmemesi dileğiyle…

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın