Korona virüs salgınında cezaevlerindeki doluluk oranı ve sağlık koşulları büyük bir risk söz teşkil ediyor.
Bu nedenle cezaevlerinde ikinci emre kadar görüşmeler ve açık duruşmalar ertelendi.
corona virüs salgınının cezaevlerinde oluşturduğu risk, TBMM’de grubu bulunan partileri infaz düzenlemesi ile harekete geçirdi.
İnfaz düzenlemesi ile birlikte hem cezaevlerinin yükü hafifleyecek hem de cezaevlerini tehdit eden corona virüs riski azaltılmış olacak.
Türkiye’de 353 cezaevinde halen 300 bin civarında tutuklu ve hükümlü bulunuyor.
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün Temmuz 2019 verilerine göre cezaevlerinin normal koşullarda kapasitesi 218 bin civarında.
Corona virüsünden sonra kişiler arasındaki sosyal mesafeyi hesaba katarsak cezaevlerinin şu anki ortamı ancak 100 bin kişi kapasitesinde.
Dolayısı ile bu soruna acil olarak bir çözüm bulunması gerekir.
Yeni infaz sistemi bu nedenle çok hayati ve gereklidir.
Yapılacak olan yeni infaz düzenlemesiyle, cezaevinden en az 100 bin kişinin tahliye olması öngörülüyor.
Tabi tahliye olanlar için ev hapsi ve kamu cezası gibi düzenlemeler de öngörülüyor.
Hazırlanan tasarı meclisten geçerse, cinsel suç, kasten insan öldürme, uyuşturucu ticareti ve terör suçları hariç diğer suçları kapsamaktadır.
Teklifle birlikte yaklaşık 30 bin mahkûmun tahliyesi öngörülüyor.
Ancak corona virüs salgını nedeniyle bu kapsamın genişleyebileceği ifade ediliyor.
Ancak bu suçlar kapsamındaki hükümlüler af kapsamına alınmaması durumunda 100 bin kişinin salıverilmesi mümkün görünmemektedir.
Bu nedenle af kapsamının genişletilmesi veya diğer suçlar hakkında indirime gidilmesi gibi bir durum söz konusudur.
Bu affın temel gerekçeleri nelerdir? sorusuna yanıt arasak, elbette başta da belirttiğim gibi iki önemli nedeni var;
Birincisi cezaevlerindeki kapasitenin çok üstünde doluluk oranı,
İkincisi de corona virüsü riski.
Ama en önemli nedeni de ceza sistemi ve infaz yasasındaki sorun affın gerekçe ve nedenlerinden biridir.
Nitekim yeni infaz yasası suça göre farklı infaz sisteminin belirlenmesi ve bu çerçevede cezaevinde kalınan sürelerde indirime gidilmesini içeriyor.
Toplumda da af ile ilgili ciddi anlamda bir beklenti ve tartışma söz konusu.
Her zaman ki gibi, karşı karşıya kaldığımız virüs riskine karşı bir kutuplaşma söz konusu.
Affın neden ve niye gerekli olduğundan ziyade, duygusal ve siyasal yaklaşım hâkim.
Adalet, mağduriyet, masumiyet ve corona riski, kimsenin umurunda değil.
Bu yaklaşım elbette doğru bir yaklaşım değil.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir