<div>Bir hafta on gün önce Valilik tarafından güzel bir kampanya başlatıldı. Başlık “<strong>Batman Her Yerde Okuyor</strong>” idi.</div> <div>Kampanyanın başında Vali Ahmet Deniz, ziyaret ettiği <strong>Batman Anadolu Lisesi Erkek Yurdunda g</strong>üzel bir şey söylemişti:</div> <div><strong>“Bol bol kitap okuyun, tartışın, konuşun ve kendi doğrularınızı kendiniz bulun. Başkalarının sizi yönlendirmesine izin vermeyin”</strong></div> <div>Aklıma ünlü Alman düşünür Friedrich Nietzsche’nin çok sevdiğim bir sözünü getirdi Valinin yukarıda alıntıladığım sözü:</div> <div>“<strong>Ne mutlu ona ki ne yönetir ne yönetilir</strong>”</div> <div>Mümkün mü? Mümkün elbet. Çok zor ama.</div> <div>Nietzsche’nin dediğini başaramasak bile Vali Beyin dediğini başarmak mümkün ve bu da söylediği gibi okumakla mümkün.</div> <div><strong>Vali Beyden böylesi bir söz duymak elbette umut verici.</strong></div> <div>Neden derseniz çünkü bir vali elbette ki iktidarın ve devlet otoritesinin bir ildeki en başta gelen temsilcisi, yetkilisi sayılır.</div> <div>Çıkıp da<strong> “kendi doğrularınızı kendiniz bulun ve başkalarının sizi yönlendirmesine izin vermeyin, mealen zihninizin içini yönetmesine izin vermeyin”</strong> demesi çok önemlidir.</div> <div>Özellikle içerisinde bulunduğumuz ve zor günler yaşadığımız şu dönemde.</div> <div>Herkesin, en başta iktidarın, en başta devlet otoritesinin zihnimizin içerisine, en küçük hücrelerine kadar, o da yetmez azıcık kalmışsa vicdanlarımıza kadar hükmetmeye yönetmeye çalıştığı bir dönemde…</div> <div>Aynı şekilde bölgedeki hakim siyasi hareket ve güçlerin de zihinlerimize hükmetmeye çalıştığı bir zamanda “<strong>okuyun, tartışın, konuşun ve kendi doğrularınızı kendiniz bulun. Başkalarının sizi yönlendirmesine izin vermeyin demek”</strong> yaşamak zorunda bırakıldığımız bunca hastalığa yazılabilecek en güzel reçetedir.</div> <div>Gelin görün ki yazılan reçetenin temini kolay değil, temin edenin reçeteyi uygulaması mümkün değil, uygulayabilenin özgürce yaşayabilmesi olanak dışı diye de düşünmeden edemiyorum.</div> <div>Yine de bir ilin valisinden bunu duyabilmek sevindiricidir diye düşünüyorum.</div> <div>***</div> <div><strong>Batman Her Yerde Okuyor Kampanyasına da kısmen değinecek olursam;</strong></div> <div><strong>İki temel hata yapılıyor. </strong></div> <div>İnsanların eline kitap tutuşturularak okuyoruz pozu vermek ya da verdirmek komik geliyor. </div> <div>Bir ikincisi ebeveynlere televizyonlarınızı yarım saat kapatın, kitap okuyun demek de diğer bir komedi.</div> <div>Günde yarım saat kitap okumayı bir seramoni halinde uygulamak, okumayı hayatımızın bir parçası, bir unsuru yapmaz.</div> <div>Aksine okumanın böylesi sığ bir seramoniye dönüştürülmesi kitabı hayatımızın uzağına, dışına iter.</div> <div>Gelin kitap okumayı bir şov malzemesi olmaktan, kitap okuyor olmayı bir entel dantel imaj yapma kaygısından kurtaralım.</div> <div>Kitap okumayı keyfine, bizi de o keyfe kavuşturalım ve aslında hiç okumadığımızı kabul edelim.</div> <div>Edelim ki gerçekten okuyanların şahsında ortaya çıkan farkı görebilelim.</div>